1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. ''Masadan kaçmadık, ara verdik''
''Masadan kaçmadık, ara verdik''

''Masadan kaçmadık, ara verdik''

um Yönetimi Başkanlık Sözcüsü Nikos Hristodulidis, Rum Yönetimi’nin müzakerelerden çekilme kararına ilişkin Havadis’ten Esra Aygın’ın sorularını yanıtladı. Hristodulidis, müzakerelerin sonlandırılmadığını savundu.

A+A-

Esra Aygın

Rum Yönetimi Başkanlık Sözcüsü Nikos Hristodulidis, masadan kaçmadıklarını, müzakerelere için gerekli olan olumlu ortamın yeniden oluşabilmesi için bir süre ara vermek zorunda kaldıklarını söyledi.

Bu kararı almakta çok zorlandıklarını da vurgulayan Hristodulidis, ilgili tüm paydaşlara, Türkiye’yi, kararını değiştirmesi ve olumsuz bir ortam yaratacak eylemlerden kaçınması konusunda ikna etmeleri konusunda çağrıda bulundu.

Kıbrıs sorununun çözümüne olan bağlılıklarının devam ettiğinin altını çizen Hristodulidis, “Ancak, bu diyaloğun başarıya ulaşabilmesi için tüm tarafların aynı bağlılığı ve kararlılığı ortaya koyması gerekiyor. Bu hafta yeni bir özlü müzakere sürecine başlayacakken, Türkiye, maalesef tam tersi bir tutum sergilemeyi uygun gördü, ve yapıcı ve olumlu bir angajman yerine, provokasyon yoluna gitmeyi seçti” dedi.

Soru: Kıbrıs Rum tarafının müzakereleri askıya alma kararı sadece çözüm karşıtlarını ve statüko yanlılarını sevindirmeye yaradı. Adeta çözüme karşı olanlara bir armağan vermiş oldunuz. Bu amaçladığınızı söylediğiniz şeyin tam tersi bir durum değil mi?

Hristodulidis: Sık sık söylediğimiz gibi, statüko kabul edilmezdir, ve bizim amacımız ve vizyonumuz tüm Kıbrıslıların faydasına olacak şekilde ülkemizi yeniden birleştirmektir. Müzakerelerle bir çözüme ulaşma çabalarındaki iyi niyetimizi ve çözüme dair inancımızı da defalarca kanıtladık. Ancak, bu diyaloğun başarıya ulaşabilmesi için tüm tarafların aynı bağlılığı ve kararlılığı ortaya koyması gerekiyor. Bu hafta yeni bir özlü müzakere sürecine başlayacakken, Türkiye, maalesef tam tersi bir tutum sergilemeyi uygun gördü, ve yapıcı ve olumlu bir angajman yerine, provokasyon yoluna gitmeyi seçti. Müzakerelerin başarılı bir sonuca ulaşması için gerekli olan olumlu ortamı baltalayan bu sürekli tehdit ve şantaj şartlarında müzakere etmemiz mümkün değildir. Bunun da anlaşılabilir olduğunu düşünüyoruz.

Soru: Bu aşamada ne olmasını bekliyorsunuz? Sizce Türkiye geri adım atarak gemilerini bölgeye göndermekten vaz mı geçecek? Müzakereler tekrar nasıl başlayacak? Masaya dönmek için ön şartlarınız mı var?

Hristodulidis: Türkiye’nin, eninde sonunda, provokasyon ve tehdit politikaları yerine, çözüme ulaşma çabalarına etkin katkıda bulunmak için iyi niyet ve samimi bir siyasi irade ile, yapıcı bir tutum sergilemesi gerektiğini anlayacağını umuyoruz. Kararımız müzakerelerin ertelenmesidir; kesinlikle müzakereleri sona erdirmek anlamına gelmez. Bu, alması çok zor bir karardı, ve bu kararı almaya mecbur kaldığımız için çok üzgünüz. Başka çaremiz yoktu.

İlgili tüm paydaşlara, Türkiye’yi, kararını değiştirmesi, kendi münhasır ekonomik bölgemizdeki egemen haklarımıza saygı göstermesi ve müzakerelerde olumsuz bir ortam yaratacak eylemlerden kaçınması konusunda ikna etmesi için zaman vermiş bulunuyoruz. Tutumumuzu bu yöndeki gelişmelere göre yeniden gözden geçireceğiz.

Soru: Anastasiadis dün yaptığı yazılı açıklamada Eroğlu’nun tutumunu da eleştirdi. Eleştirdiği tam olarak nedir?

Hristodulidis: Sayın Anastasiadis Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması konusundaki güçlü arzusunu yeniden ortaya koydu. Ancak, Sayın Derviş Eroğlu’nun tutumu ve Ankara’nın son günlerdeki eylemlerinin seçim-öncesi amaçlara veya Sayın Eroğlu’nun başka amaçlarına mı hizmet ettiği konusunda endişelerini ortaya koydu. Aynı zamanda, Kıbrıs Rum tarafı, sürmekte olan diyalogda yeni bir momentum yaratmak ve müdahil tarafların gerçek niyetlerinin ortaya çıkmasını sağlamak için güven artırıcı önlemler sunarken, Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümünden sağlayacağı faydaları göz ardı ederek, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemen haklarını alenen ihlal eden eylemlerde bulunuyor. Bu eylemler tüm Kıbrıslıların faydasına olacak adil, yaşayabilir ve işlevsel bir çözüm bulunması çabalarını da güçlü şekilde baltalıyor. Dolayısıyla, Anastasiadis, bu gelişmeler ışığında, Kıbrıs Rum tarafının görüşmelere katılımını askıya alma kararı vermek zorunda kaldığını açıkladı. Son olarak da, Kıbrıslı Türk hemşerilerimize, kararlı olduğu, ve tüm gücüyle Kıbrıs sorununun çözümü için çalışacağı yönünde güvence verdi.

Soru: Çözüm konusunda bu kadar kararlıysanız, doğal gaz konusundaki gerginliği aşmanın en iyi yolu Kıbrıs Türk tarafını çözüm konusunda zorlamak ve Kıbrıs sorunu çözmek olmaz mıydı? Müzakereleri zorlamak yerine masadan çekilmek niye?

Hristodulidis: Bizler tekrar tekrar Kıbrıs Cumhuriyeti’nin doğal zenginliklerinin devlete ait olduğunu ve Kıbrıs sorununun çözümü ile birlikte tüm Kıbrıslıların - Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin - nüfus oranlarına göre bu zenginliklerden faydalanacaklarını söyledik. Dolayısıyla, uluslararası hukuku ihlal eden faaliyetlerle güvensizlik yaratmak yerine, en kısa zamanda bir çözüme varmak için müzakerelere yapıcı bir şekilde angaje olmak artık Kıbrıs Türk toplumu liderliğine ve Türkiye’ye kalmıştır.

Daha önce de dediğim gibi, sürekli bir tehdit ve şantaj ortamında müzakere edemeyiz. Bu, müzakerelerin başarılı bir sonuca ulaşması için gerekli olan olumlu ortam yaratmak için ortaya konan tüm çabaları baltalar.

Soru: Eroğlu bugün müzakereci Kudret Özersay’ı, Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladığı gerekçesi ile görevden aldı. Bu konu ile ilgili yorumunuz nedir?

Hristodulidis: Bu Kıbrıs Türk toplumunun iç meselesidir. Bu konuda yorum yapmayız.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.