Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Maydanoz

A+A-

 

Eve girip ceketini koltuğa fırlattı adam…

Eşi bu davranışa tepki vermeden kaygı ile bekledi ne olacak diye ve buna rağmen…

-Masa hazır bey dedi….

 -İstemiyorum ne yemek ne sohbet. Bana içkimi getir, içeceğim, dedi kocası..

Oysa ki kocası mülayimdi…

Kimseye karşı ne bir husumeti ne kavgası vardı…

Sevilirdi, hem mahallede, hem işinde…

Müşterileri de ona karşı bir iş sahibinden ziyade arkadaş gibi yaklaşırlardı…

Peki ne olmuştu da sabah iyi çıkan adam akşam böyle dönmüştü…

Yaklaşık 40 yıllık evlilikler boyunca hiç böyle görmemişti onu…

Olaylara karşı yaklaşımı hep olumluydu.

Sabır vardı her şeyden önce…

Karşı tarafa ceza vermeden önce, “neden” diye soruyor, bekliyordu.

Bir daha düşünürdü patlamadan ve genelde işi tatlıya bağlardı…

Ne olmuştu…ne?

Adam hiç konuşmadan içti geç saatlere kadar…

İçerken de arada bir başını yanlara doğru sallayarak “olamaz” gibi bir şeyler söylüyor, kaşlarını çatıyordu…

Eşi ise hala, ” Acaba bir şey mi oldu, yoksa sağlığında bir sorun mu var, yoksa sabaha çıkamaz mı ” diye düşündü durdu…

Derken biraz içkinin, biraz geçen zamanın etkisiyle kocası dönüp eşine “gel buraya” dedi…

Ve konuştu adam: “Bu böyle gitmeyecek”.

-Ne gitmeyecek? diye sordu eşi…

Hikayenin bundan sonrasını ben de merak ediyorum, sizlerde olduğu gibi…

Herkes kendince altını doldursun desem belki de onlarca son olur bu macerada…

Gelelim esas meseleye…

Bir avuç kadar tohumu önceden çapalanmış, düzeltilmiş toprağa rasgele saçar, sularsınız.

En fazla bir hafta sonra kuru toprak yeşermeye  başlar….

Ve beş on gün sonra yeşilliğin ne olduğu anlaşılır…

Maydanozdur o …

Maydanozu hem fazla çıktığı, hem kesildikçe büyüdüğü, hem de hangi yemeğe koyarsanız gittiği içindir ki, olur olmaz yerde laf söyleyenlere, fikir belirtenlere, “Her yere maydanoz olma” derler…

Kıbrıs…

Dünyada bir tane var, ikincisini bulamazsınız…

Kıbrıslılar…

Dünyanın her yerinde vardırlar ama ne Rumca konuşanları, ne Türkçe konuşanları hiçbir yeri kendi yerleri gibi benimseyemediler…

Çünkü genlerinde öyle bir özellik yok…

Hepsinin de bende olduğu gibi tek düşüncesi var …

Ölmek üzere olsa bile Kıbrıs’ta ölmek ister.

Ve bu insanlar kendi ülkelerinin başkaları tarafından işgal edilmesini de, paylaşılmasını da istemezler…

Hikayenin sonunu siz istediğiniz gibi yazabilirsiniz…

İster tatlıya isterse drama çevirirsiniz….

Ancak Kıbrıs işi, “maydanozun” ikide birde ortaya çıkıp, “şu tarihten sonra Kıbrıs konusunda radikal yaklaşımlar sergileyeceğiz” lafı söylemelerini kaldıramaz…

Çünkü dünyada ne başka Kıbrıs var, ne de onu sahipleri başkaları ile paylaşabilir…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.