1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Meclise değil kahveye…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Meclise değil kahveye…

A+A-

Her kahvede çözümcüler çıkar karşımıza.

Memleketi kurtaranlar.

Her kafadan farklı sesler gelir o mekândan.

Ve tartışmalar kendi düşüncesini öne çıkartma yarışından tırmanır.

Çok olur bizim coğrafyamızda.

Çok duyulur bunlar.

Dün akşam bir mekânda rastladım birisine.

Ne Akıncı bıraktı ne Talat ne de meclis falan.

İçişlerinden şikâyetçi.

Dışişlerinden şikâyetçiydi tartışmacı.

Ve söz döndü dolaştı kendine geldi sonunda.

Zaten her kafadan çıkan düşünceler kendine ait değil mi insanın?

“Bana kırsal arazilerden verdiler.

On beş bin TL saydım oraya.

Üstüne de 250 bin TL masrafla ev yaptım.

Da gavur gelip benim yerimi alacak…

Kolay mı?”

Bu tür bakışları nereye çekerseniz çekin.

Bitmez.

Başkasının insafına kalmış bu topraklarda ne görüşmeler biter ne de mesele.

Gelelim yaşam biçimimizi sorgulamaya.

Ve bana kalsa neler yaparım, sorusuna…

Arkadaşıma sordum.

Kendi ağzından buraya yazdım.

“ Bana kalsa bütün dizel arabaları kaldırırım.

15 atan büyük arabalar getirilmeyecek.

Egzoz emisyon her yıl ölçülecek.

Kamyonlara sınırlama getireceğim.

Hurdalar dışarıya.

Tırlar kalkacak çünkü bu adada tırla taşınacak mal yok.

Yolları bozar her yıl devlete masraf çıkar.

Şömineler yıkılacak

Raylı sistem getirilecek.

Raylar Mağusa’dan çıkacak, Lefkoşa’ya oradan Omorfo.

Sonra Lefke…

Bir hat da Larnaka, Leymosun, Baf…

Müşterek yapılacak.

Bize şart olan şey şu…

Her yarım saatte bir  tramvay da konacak, tren de.

Hem yük hem insan taşıyacak.

Bir de şehir içinden istasyonlara link sistemleri kurulacak.

Odun sobaları kaldırılacak.

Ağaç kesenlere hapis…

DAÜ’deki yöneticiler çağrılacak…

Onlara, Kuruluşunda DAÜ Kampüsünde kaç ağaç vardı, şimdi kaç diye sorulacak…

Varsa yanlışları cezaları kesilecek.”

“Kapalı Maraş’ı ne yapalım,” dedim

“Kalsın, boyumuzdan büyük işlere girişmeyelim. 1980’lerden önce yolda farsız camsız, tekerlekleri kabak, ruhsatsız, sigortasız, muayenesiz araç bulunmazdı. Çünkü polis denetim yapardı.

Elindeki metre ile kasaların yükseklikleri bile ölçülürdü

Şimdi yok.

Yolda karşına pat diye bozuk, fazla yüklü, evraksız kamyonlar çıkabilir…

Kayıttan düşmüş araba bile satılıyor.

Böyle arabaları çekip götürmeli.

Velesbitler teşvik edilmeli.

Işıksız, istopları tutmaya velespitlere izin vermemeli.”

On beş dakikalık sohbetten onlarca öneri…

Siyasilere tavsiye.

Meclise gideceğinize, kahveye gidin de memlekete hayrınız dokunsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.