1. YAZARLAR

  2. Ali Tekman

  3. “Medya” hükümetten daha az güvenilir ve ikiyüzlü
Ali Tekman

Ali Tekman

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

“Medya” hükümetten daha az güvenilir ve ikiyüzlü

A+A-

Hareketli, tansiyonu yüksek ve sıcak hadiselerin yaşandığı bir haftayı geride bırakıyoruz. Hiç kuşkusuz son yedi güne damgasını vuran olay;

Adaletsiz sistem ve kurucularının mahvettiği KTHY’nın işsiz bırakılan çalışanlarının haklı mücadelesi karşısında siyasi iktidarın adeta intikam alırcasına baskıcı tavır içerisine girmesiydi.

Daha önce de yazdığım gibi ancak feodal aşiret ağaları suçsuz insanlardan intikam alma ve onları topyekûn cezalandırma gibi bir nefret duygusu içinde hareket edebilir.

İster “suçlu” olsunlar, ister suçsuz… Hiçbir devlet vatandaşıyla böylesine kavga edemez. Ederse de;

KKTC devleti Kıbrıslı Türklerin teminat ve güvencesidir” diyemez.

Derse de… Kimse inanmaz.

* * *

Şimdi çuvaldızı biraz da kendimize batıralım ve itiraf etmekten kaçınarak, içinde yer aldığımız camiayı da iki paralık ettiğimiz yürekler acısı bir başka duruma da değinelim.

Nedir bu?

- “Kıbrıs Türk Medyasının” siyasi iktidardan çok daha az güvenilir ve çok daha fazla iki yüzlü olduğu gerçeği…

Hatırlayın… Eski KTHY çalışanlarının Başbakanlık önünde gerçekten çaresizlik içinde, açlıkla yokluğun cenderesinde ayakta kalabilmek için - tutuklanma da dâhil - herşeyi göze alıp mücadele verdiği saatler ve sonrasında;

KTHY konusu ile direkt ilgili olan Ulaştırma Bakanı ile “beraberindekiler”, KKTC’nin en lüks otellerinden birinde bir saltanat sofrasında yiyip içip, fotoğrafçılara mutluluk içinde tebessüm etmekteydiler.

Üstelik Ulaştırma Bakanı’nın “zevkten 44 köşe” olduğu sıralarda pek çok KTHY eylemcisi, o açlık ve yoksunluğun üzerine tuz biber misali, sabahı “içeride” karşılamaktaydılar.

Bakan’ın yaptığı şık değildi. Dahası, büyük ayıptı.

Günahsız biçimde aç ve işsiz kalan vatandaşları tutuklanarak götürülürken, Küba diktatörü Batista, Nikaragua diktatörü Somoza ve dahi Filipinli Marcos bile, en azından halkın öfke ve tepkisini daha fazla çekmemek için böylesi saltanat sofralarında halkla alay edercesine mütebessim pozlar vermezlerdi basına…

Ulaştırma Bakanı bence bu noktada en büyük siyasi hatalarından birini yaptı. Elbette bu hata, onun siyasi yaşamına da çok olumsuz etkiler yapacaktır.

* * *

Peki ya bizim anlı şanlı “medyanın” işlediği günahlar?

Bence Ulaştırma Bakanı’nın lüks eğlence gecesi, bizim basın-yayının dönek ve ikiyüzlü tavırlarının yanında hiç kalır.

Ulaştırma Bakanı’nı olayların meydana geldiği saatlerin hemen sonrasındaki lüks otel eğlencesinde alabildiğine eleştiren “bizim necip medya”;

Aynı gün gazetelerinin pek çok sayfasını;

Kendi deyimlerince, “doludizgin eğlenceye” ama aslında yoldan çıkmış, marjinalin de ötesinde uçuk, “kimin eli kimin cebinde” ve abartılı lüks yaşamın bir şekilde kafayı bulmuş alt alta üst üste et yığınlarıyla dolu en ahlaksız görüntülerine ayırıyordu. “Necip medyamızın” TV ekranları da bundan farksızdı.

Sonra da bu safahat, bu “dolce vita” ve her türlü ahlaksızlığın sınır tanımadığı üstsüz başsız sözde eğlenceleri;

İşsiz ve aşsız kalan KTHY çalışanlarının sefalete dönüşen hayatları ve acı çeken halkımızla alay edercesine sayfalarına ve ekranlarına taşıyan bizim ikiyüzlü medya, çıkacak da KTHY çalışanları üzerinden emek, ekmek ve yoksulluk edebiyatı yapacak ha?!!!

Sorumlu bir basın-yayın, böylesi bir sefaletin yaşanmakta olduğu ülkede, önce kendi kuruluşlarının yaptığı “lüks marjinal eğlencelerle” ilgili yayınlarına çekidüzen verir, sonra ülkeyi yönetenlere “başkaları acı çekerken siz lüks eğlencelerde bulunmayın” der…

Tamam… Onlar bulunmasınlar… Yukarıda da ağır biçimde eleştirdim zaten… Ancak bu ülkenin “necip” medyasının yüzsüzlüğüne karşı ağır eleştiri de artık fayda etmiyor.

Çünkü “lüks ve çivisi çıkmış eğlence” aşkıyla yaptıkları yayınlarla bu ülkenin “medyası”, aslında ülkeyi yönetenlerden çok daha az güvenilir olduğunu bir kez daha kanıtlarken, Polis Müdürlüğü önünde protestoda bulunan kendi mensuplarına karşı da ne kadar ayıp ettiklerinin farkında değildir.

Keşke basın-yayın çalışanları ve örgütleri, aynı anda safahat ve lüksün doruklarındaki görüntülü yayınları nedeniyle kendi patronlarını da protesto edip, kapılarında bildiri okuyabilselerdi.

O zaman eski KTHY çalışanlarının davasına kimin ne kadar inanıp inanmadığı da daha rahat anlaşılabilirdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.