1. YAZARLAR

  2. Cem Kar

  3. Medyanın Halini Yazmak İsterdim – 2
Cem Kar

Cem Kar

Havadis
Yazarın Tüm Yazıları >

Medyanın Halini Yazmak İsterdim – 2

A+A-

Son zamanlarda yeniden medya içinde, medya eleştirisi yapmak moda oldu…

Bu eleştirileri gördükçe, okudukça yine bu köşede kaleme aldığım “Medyanın halini yazmak isterdim” başlıklı yazım aklıma geldi ve arşivimden yazıyı bulup ne yazmışım diye merak içinde okudum. Yazıyı okuyunca fark ettim ki medyamızın hali pek değişmemiş ve hatta daha da kötüye gitmiş. Kötüye giden kısımla ilgili bölüme geçmeden önce yazıyı sizlere yeniden hatırlatmak isterim:

“(Cem Kar, Havadis Gazetesi, 30 Mart 2012 – ‘Medyanın halini yazmak isterdim’ yazısı)
Son günlerde medyanın hali hakkında konuşmak timsah gözyaşları dökmek moda oldu. Haliyle ben de ‘medyanın hali üzerine bir yazı yazsaydım neler yazardım’ diye düşünmeye başladım:

İlk önce basın emekçileri, yani size yaşanılanları bir an önce aktarmak için yarış içerisinde olanları anlatırdım. Ülkemizde bu işten anlamayan medya patronlarının yine bu işten anlamayan kişileri başlarına yönetici olarak getirdikleri medya çalışanlarının halinden söz ederdim. Hakkı yenen sonra dava açmak için mahkemelerde sürünen ve sigortalarının "meğer"yatırılmadığı kişilerden bahsederdim. Devlet kurumları hariç hiçbir şekilde garantisi olmayan her an kapı önüne konulma tehlikesiyle karşı karşıya olan ve bu endişeyle işini yapmaya çalışanları hatırlatırdım.

Doğru düzgün yayın organı bile olmayan ancak etrafta ben medya patronuyum diye gezinen, personelinin maaşıyla hovardalık yapan, siyasi çıkar peşinde koşan "dalkavuklar"dan da bahsederdim. Medyayı bir silah, çalışanlarını silahşor olarak kullanmaya çalışan "Şark kurnazları"nı unutmazdım.

Bir reklamla medya patronlarını kafalayan iş adamlarından söz ederdim. Veya bir iki haber ile iş adamlarına korku salma yöntemiyle reklam alma yoluna giden medya patronlarına boyun eğenlerden Medya patronlarına reklamla baskı yapan ve bu nedenle toplum yararına olacak haberi, içi kan ağlayarak yapamayan muhabiri hatırlatmak isterdim.

Tüm bunlara neden olan ve kendi siyasi çıkarlarına hizmet etmesi için medyanın güçlenmesine engel olan, medya çalışanlarını korumayan, yasa çıkarmayan ve onu istediği gibi kullanan siyasetçilerden söz ederdim. Hatta ileri gidip medyanın bu halinin farkında olduklarını anlatan ve timsah gözyaşı döken siyasetçilere, "Tamamda niye engel olmuyorsunuz? Neden yasa çıkarmıyorsunuz? Neden iktidardayken medyanın güçlenmesinin önünde ki engelleri kaldırmadınız?" diye sormak isterdim

Bu yazı gibi okuduğu her yazıyı "hangi siyasi ideolojiye hizmet ediyor" diye okuyan, beyinlerinin politikadan başka bir şeye çalışmadığına inanan ancak ona da çalışmayan kişileri kınardım. Damgalama kültürü ile medyayı takip eden, işine gelmeyen ve her yazlını çizileni siyasi çerçevelerin içerisine hapsetmeye çalışanlara ne diyeceğimi bilemezdim.

Evet, tüm bunları yazardım.
Ancak nihayetinde ben de bir medya kuruluşunda olduğum için yazamıyorum(!)” demiştim…

Şimdi “Ne değişti ve medyanın haliyle ilgili şimdi ne yazmak isterdim” diye düşünmeye başladım.

Örneğin, medyanın şimdiki daha kötü halini fırsat olarak gören ve bu durumdan gerek siyasi, gerekse maddi kar elde etmeye çalışanların medyada kendine ciddi yer bulduklarını söylerdim. Ağzına geleni söylemeyi, elinde, belge, bilgi bulunmadan kafasına göre kişileri karalamayı gazetecilik olarak düşünen, yazarlarımız ve programcılarımızın fazlalaştığını yazardım.

Gazete köşesinin, Tv programının, kendine güç verdiğini düşünen, etrafa ‘yazarım haaa’ diye tehditler savuranları unutmaz, Tv programcılarımızın izleyici adına soru sormak, olanı aktarmanın yerine, konuğundan çok konuşmaya başladığını, yorumcu olmak için konuğuyla yarıştığını ve ‘daha çok bilen kişi’ gibi gözükmeye çalıştığını yazardım.

Kısacası medyamızın kamu yararına denetleme görevini yapmaktan çok, kişi veya kurumların amaçlarına hizmet eden, kimin ne yaptığının belli olmadığı, kavram karmaşasının yaşandığı noktaya geldiğini söyler, “Vay medyamızın haline…” diyerek iç geçirirdim.

Ama ne yazık ki, halen bir medya kuruluşunda olduğum için yazamıyorum. (!)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.