1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. MEMLEKETE HASRET YAŞAMAK…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

MEMLEKETE HASRET YAŞAMAK…

A+A-

Hiçbir şey bozamaz sana sevgimi

Hiçbir şey alamaz bende kök salmış seni…

Bu, ülkeye sevdanın seli

Bu, memlekete hasretin sesi.

***

Çok önceleri gittiğim bir hastaneye uğradım dün sabah.

Beraber, yıllarca dirsek çürüttüğüm bir arkadaşımı ziyaret ettim.

Özlemişim.

Oturduk.

Üç beş laf ettik.

Aklıma geldi.

-Burada çalışan bir arkadaşımız daha vardı; burada mı şimdi? Diye sordum.

-Burada, dedi.

-Çağırır mısın hazır gelmişken onunla da görüşeyim.

Çağırdı.

Birkaç hastası vardı onun da; bitirince koşarak yanımıza geldi.

Yunanistanlıydı iki arkadaşım da.

1974 yılında tahsil için İstanbul’a gelmişler beni gibi…

Aslında çoğu yönlerimiz benzer onlarla.

İkimiz de bulunduğumuz ülkede normal yaşamadık.

İkimiz de Rumca konuşanların arasında Türkçe konuştuk.

Neyse…

Geliş o gelişti.

Buraya yerleştiler.

Evlendiler ikisi de.

Çocukları oldu.

Şimdi çocukları okuyor, onlar ülkelerinden uzakta bir yerlerde çalışıyorlar…

Üniversite yıllarında Fındıkzade’deki Kıbrıs Öğrenci Yurdunda kaldığım dönemdi.

Yurdu, olaylar olur diyerek kapatmışlardı.

Ben evsiz kamıştım.

Benim gibi ülkesinden uzakta olan bu arkadaşımın evinde kalmıştım birkaç ay.

Tanışıklığımız ve arkadaşlığımız iyice pekişmişti o dönem.

Karabatak kuşlarını ilk kez o evde kaldığım Şubat ayında görmüştüm.

-Bunlar göçmen kuştur, demişti arkadaşım.

“Gelirler, bir müddet dururlar, giderler.”

Arabası vardı, Opel.

Babasının durumu çok iyi olmasa da orada kazandığı para ile oğlu burada Yeşilköy gibi pahalı bir semtte ev alacak kadar iyiydi.

Bizimse babalarımız ve ailelerimiz neleri varsa Kıbrıs’ı parçalasınlar, paylaşsınlar diye güneyde bırakıp güya özgür bölgelere göçmüşlerdi.

Ne işleri vardı o dönem, ne de geleceğe dair güvenceleri.

Ellerindeki parayı verdiler, idare edin oğlum dediler.

Üniversiteyi bitirmeye yakın tarihte evinde kaldığım doktor arkadaşımla dün memleketlerimizi konuştuk.

O Yunanistan’a, ben Kıbrıs’a hasrettik o dönemde de şimdi olduğu gibi.

-Askerliğimi yapmazsam beni vatandaşlıktan atacaklar. Haymatlos olacağım, demişti de ben ona, “Git yap, kimliğini kaybetme, çünkü gerçek yerin orası” demiştim.

Dinledi, gidip yaptı askerliğini hem de zor koşullarda…

Ve yine döndü anavatan saydığı Türkiye’ye.

Ben de o dönemlerde Kıbrıs’a askerlik yapmaya gitmiştim.

Anavatanım Kıbrıs’a.

Yunanistanlı arkadaşım şimdi hem TC kimliği taşıyor hem AB.

-Gidiyor musun? Diye sordum.

-Her bayram babamı kardeşlerimi görmeye giderim, dedi ve “memleketin hasretini gideririm dönerim be Dolgun” diye devam etti.

DEVAMI VAR…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.