1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Mentalite…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mentalite…

A+A-

  Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekirse medyamız ülkemizdeki en önemli denetim kurumudur. Medyamızın çok sesliliğinde her sorun sayfalara, ekranlara ve mikrofonlara yansıtılabilmektedir. Ama buna rağmen ülkemizde her şeyin eski hamam, eski tas modunda kalması, hatta işlerin daha da kötüye giderek sarpa sarması, bu önemli denetim işlevinin sonuçlarını veremediğinin acı göstergesidir.

   Neden mi böyle? Çünkü yönetici kadrolarının yazılanları, önerileri ve eleştirileri dikkate almak gibi bir duyarlığı yoktur. Çoğu zaman bu duruma şaşarız. Oysa olay hiç de şaşırtıcı değildir. Yönetici kadrolarındaki mentalite, yazılanlarla, önerilenlerle ve eleştirilenlerle asla bağdaşmaz. Bu mentalite, asla doğru olmayan kendi doğrularının peşinde giderken, ülkesel ve toplumsal doğruları es geçmektedir.

   Bu mentalitenin denetleyici yayınlarla uyumsuzluğuna dair güncel birkaç örnek:  

   Bilbay Eminoğlu dostumun “Ve ayrılık zamanı…” başlıklı yazısı vicdanları yerinden hoplatacak cinstendi. Uzun süredir ülkemizde alın teri dökerek yaşadıkları ve ülkemizdeki yaşama dürüstçe katkı koydukları halde vatandaş olamayan Türkiyeli çiftten birileri vatandaş yapılabilmeleri için rüşvet istemiş. Eminoğlu konuyu İçişleri Bakanlığına ihbar ediyor. Bu bağlamdaki girişimler hakkında bilgisiz bırakılan Eminoğlu, gelişmeleri o çiftten öğrenir. Rüşvet talep edilen çiftin iddiasına göre, bakanlığın üst makamları tarafından sorgulanırlarken, rüşveti isteyenlerin kimliğini de bildirirler. Neticede ne oluyor? Rüşvetle suçlananlar değil, rüşveti ihbar edenler polisin sert uyarısına hedef oluyorlar. Bakanlığın açıklaması Eminoğlu’na ancak bunları yazıp toplumla paylaştıktan sonra gönderiliyor.

   KADEM anketindeki “korkunç rüşvet var” çığlıklarını gelin de anımsamayın. Düzen, rüşvetle suçlananların değil, rüşveti ihbar edenlerin üzerine gidiyor. 

     *       *       *

   Lefkoşa Türk Belediyesi’ndeki demokrasiyi saf dışı eden yeniden yapılandırma otoritesi, belediyenin en saygın kurumu olan ve gerek halkımızın, gerekse medyamızın sınırsız övgülerini alan tiyatroyu kökünden kazıyacak bir mentaliteyle yürütülüyor. Diğer belediye emekçileri gibi aylarca maaşsız kalan sanatçıların başına örülmek istenen çağdışı çoraplara üzülerek tanık oluyoruz. 

   Belediyeciliğin yalnızca çöp toplamaktan ibaret olduğuna kilitlenen ve belediyelerin sosyal, kültürel, sanatsal yükümlülüklerini göz ardı eden bir mantıkla karşı karşıya kaldık. Bu mantık kendini “kimin umurunda tiyatro”, “tiyatro olmuş ya da olmamış ne fark eder”, “tiyatro konusundaki belediye meclis kararlarını da, tüzükleri de iptal ederim” şeklindeki kabul edilemez çıkışlarla deşifre ediyor.

   Tiyatro konusundaki toplumsal duyarlılıklarımızın ve tiyatronun çağdaş öneminin farkında bile olmayan bir mentalite medyamızın yazdıkları ve çizdikleriyle nasıl uyuşabilir?

    *       *       *

   Devletin sağlık hizmetlerindeki yetersizlikler ve hasta haklarını paspas yapan sorumsuzluklar her gün medyamızın manşetlerinde ve yorum köşelerindedir. Sağlık hizmetleri tam anlamıyla dökülüyor. Bu döküntünün içinde nice facialar, tıp skandalları yaşanıyor. Son dönemde yanlış kan verilerek, yanlış anestezi uygulanarak, ihmale uğrayarak, zamanında ambulans gönderilemeyerek yitirilen canların acıları medyamızda ayrıntılarıyla vurgulanmakta, devletin sağlık kurumlarına güven gittikçe azalmaktadır. Çağdaş ve insanca bir sağlık hizmetini alabilme adına vatandaşlar ağır bedeller ödemek zorunda kalmaktadırlar. 

   Medyamızın bu bağlamdaki bitmez tükenmez uyarıları, eleştirileri ve önerileri ısrarla göz ardı edilirken, bir hekim olarak sağlık hizmetlerinde kendisine umut bağlanan sayın politikacımız, sağlık hizmetlerini mamur edecek yerde, ülkenin genelini mamur edebilme ütopyasıyla iktidar partisinin genel başkanlığına ve ülkenin başbakanlığına hevesleniyor. Böylesi bir durum karşısında medyamız o sayın politikacının sağlık bakanlığındaki referanslarını sorsa ne yazar, sormasa ne yazar. Mentalite bunu önemseyecek durumda değil.            

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.