Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mesarya…

A+A-

Yağmur yağdı, şimşek çaktı, Mesarya Ovası göle döndü…

Ve köylü zarara uğradı…

Kentli ulaşımda zorlandı…

Avcı avına gidemedi…

O gün bir sürü olumsuzlular yaşandı.

Neticede alt tarafı olması gerekenler olmuştu.

Olması gerekenden olumlu hiç bir şey olmadı mı, diye düşünmeli…

Mesela…

Yağmur yağmazsa, buğday nasıl başak olacak?

Yağmur yağmazsa koyun, keçi nereden taze ot bulup yiyecek?

Ve bizler meralara çıkıp, nasıl doğal bitkiler toplayıp, keyifleneceğiz?

Mesela gömeç var hepimizin bildiği…

Yaprakları kocamandır.

Al, yıka, tencereye at, pişir.

Çorba yap.

Bol ekşi sık…

Of…

Ağrelli…

İncecik kır, tavaya at, az haşla, biraz kızart…

Üstüne de yumurtayı kır…

Bol ekşi sık…

Of…

Hele avuç içi büyüklüğündeki muhteşem mantarlar…

Onlar da zeytinyağı ile kızartılacak…

Bol ekşi ile yenecek.

Of ki ne of…

Meğer bizim ağız tadımız ekşi üstüneymiş…

Bunu İstanbul’da, çorbacıda, çorba içerken fark ettim…

Etlere ekşi sıkıyoruz diye öylece bakıyorlar…

Bir de soruyorlar, “Nasıl da yersiniz?”

Bir de yağmurla birlikte ortaya çıkan garavollimiz var.

Bunu oradakiler hiç bilmezler.

Yemezler de.

“Iıı, o da nedir öyle” derler.

Oysa avuç avuç toplayıp gelmek var ovadan…

Yıkadıktan sonra sıcak suya atmak var…

İyice haşladıktan sonra çıkartıp tek tek, bir de ekşileyip, tuzlayıp yemek…

Tadına doyum olmaz garavollinin…

Artık bizde de garavolli yemezler diye düşünüyordum ki birkaç yıl önce eski Kıbrıs usulü meyhanede karşıma çıkmıştı…

“Garavolli de getireyim mi,” diye sormuştu meyhaneci…

Ne demek garavolli de getireyim mi?

Elbet ki varsa istenmeli…

Sigara böreği gibi saçmalıkların meyhanede ne işleri olabilir, diye düşünmeli insan…

Tepki koymalı gidilen yerlerde…

Tabağa konmadan elinin tersi ile itmeli.

Uymaz diyerek sırt çevirmeli.

 Yağmur yağınca Mesarya’yı sular bastı.

Köylü zarara uğradı…

Şehirli ulaşmada zorlandı ya…

Ne güzel bir yer şu Mesarya, hele de yağmur yağınca…

Askerliğim Pergama’da geçti.

Ondan önce da Aşa köyündeydim…

Dolaştığım yerler Ahna, Plastyo, Vadili ve bir ara konakladığım Lisi…

İyi ki yağmur yağdı.

İyi ki gazeteler yazdı…

Ve o bölgeler aklıma geldi…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.