1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Mesarya’da golf turizmini düşlerken!...
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mesarya’da golf turizmini düşlerken!...

A+A-

Turizm yatırımcısı, iş adamı Besim Tibuk, birkaç ay önce bir basın sohbetinde Mesarya’ya dair bize şunları söylemişti:
   “Türkiye’den su geldiğinde Mesarya’ya turizm yatırımları yapılabilecek. Mesarya düzlüklerinde şahane golf sahaları oluşturulabilir. Golf, zengin turistleri çeker. Golf tutkunları bir tek sahayla yetinmezler. Sporlarını farklı sahalarda yapma eğilimindedirler. Mesarya ise birkaç golf sahasını barındırabilecek kapasitededir.”
  İş adamlarının Türkiye’den su geldiğinde, suya doyup yeşillenecek olan Mesarya’da turizm bağlamında tasarıları olduğunun mesajı vardı bu sözlerde…  
   Gelin görün ki, Türkiye’nin özlemle beklenen suyundan önce Mesarya’yı lağım suları işgal etti!..
     *       *       *
   Haspolat Su Arıtma Tesisi’nden taşan kirli sular yetmezmiş gibi, kontrolsüz biçimde Kanlı Dere yataklarına bırakılan mezbaha ve vidanjör atıklarının Gazimağusa’ya ulaşması; bu sorunu engellemek için Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp’ın makinelerini göndererek akıntının önüne set çektirmesi; Mesarya’nın yerel yöneticilerinden Beyarmudu Belediye Başkanı İlker Edip’in de bölgesini lağım göllerinden kurtarabilme adına harekete geçmesi gündemin en önemli çevresel sorunudur.
   Şimdilik Mesarya düzlüklerinde zengin turistleri akın akın çekecek golf sahaları oluşturma hayallerini bir yana bırakalım… Ve oluşan dehşet tablosuna bakalım. Şu andaki manzara, bırakınız mutasavver golf turizmini; tarımın, biyolojik yaşamın ve toplumsal yaşamın bile büyük risk altında olduğunun ürpertici göstergesidir.
   Mesarya zaten kuraklıktan cayır cayır yanmaktadır. Lağım suları, yer altına sızarak kısıtlı olan su kaynaklarını da ölümcül biçimde zehirliyor… Hem yerin üstünde, hem de yerin altında sağlıklı yaşamı ve Mesarya’nın geleceğini tehdit eden bir canavar, hızla ve göz göre göre büyümektedir.
   Ülkeyi işte bu hallere getirdik yığınla basiretsizliğimiz yüzünden…
     *       *       *
   Lağım suları saldırısına karşı koydukları tepkilerde her iki belediye başkanı da haklıdır. Oktay Kayalp sorumlusunun kendilerinin olmadığı bu saldırıya karşı hem bölgesini, hem de insanlarını korumaya çalışmaktadır. Dahası lağım sularının Mağusa denizine ulaşması halinde, göletlerdeki doğal yaşamın, deniz turizminin ve balıkçılığın da dayanılmaz bir darbe yiyeceğinin altını çiziyor. Gazimağusa’nın tüm saygın örgütleri de onu doğruluyor.
   İlker Edip de, siyasal sorumluluk yüklendiği kendi bölgesinin lağım suyu barajının altında kalmaması için haklı mücadelesini vermektedir. Bu işin şakası yok. Her gün 600 ton arıtma taşkını, vidanjör ve mezbaha atığı, gürül gürül Edip’in kendi bölgesine akıp birikmektedir. Bunun sonu neye varır?.. Edip, Mesarya’yı kurtarma telaşında…
   Geçen hafta Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği’nde buluştuğum her iki başkanı da dinledim. İkisine de hak verdim…
     *      *      *
   Peki bu durumda haksız olan kim?.. Kim olacak; lağım suları sorununa çözüm bulmakta geciken merkezi hükümet!.. Haspolat tesislerindeki su arıtma tesisinin bir an önce devreye girmesi ve Mesarya’ya kirli su akıtılacak yerde tertemiz sağlıklı suyun akıtılması geciktiriliyor. Gerçi Haspolat tesisleri Lefkoşa Türk Belediyesi’nin sorumluluğunda. Ama bu belediyede yaşanan bunalımlar nedeniyle hükümetin inisiyatif alarak motivasyon yaratması gerekmez mi?..
   Yanı başımızdaki Güney Kıbrıs’ta bile, süt ürünleri endüstrisinden kaynaklanan noro suyu ile salhanelerden çıkan atıklar, pahalı olmayan tesislerde işlemden geçirilerek ekonomik değere dönüştürülüyor. Bunlardan hayvan yemi ve gübre üretiliyor. KKTC’de bu bağlamda hazırlanacak projelere kaynak da bulunabilir. Ama, hani nerede o duyarlılık ve bilinç?..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.