1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Mesarya’nın kurtuluşu belediyelerinin işbirliğinde…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mesarya’nın kurtuluşu belediyelerinin işbirliğinde…

A+A-

İçinde büyük kalabalığı barındıran askeri kışlalar da tıpkı üniversiteler gibidir. Askerler, konuşlandıkları  bölgelere bereket getirir, oraların ekonomik ve sosyal kalkınmasını sağlarlar. O nedenle gerek Anadolu’da, gerekse diğer ülkelerde nice kasaba askeri birliklerin gelip kendi sınırları içinde konuşlanmasını nimet sayar. Örneğin İngiliz egemen üslerinden Dikelya Larnaka’nın; Ağrotur ise Limasol’un ekonomisine ve sosyal yaşamına büyük katkı koymakta.

Gelgelelim Paşaköy belediye sınırları içinde koskoca 28’inci Tümen’le biri Ulukışla’da, öteki Aslanköy’de iki alay bulunmasına karşın yöre ekonomisinin bundan yararlanabildiği pek söylenemez. Çünkü kışlasından çıkan askeri bölgede tutabilecek hiçbir sosyal ve ekonomik yatırım yapılmamıştır yıllar boyu. Oralarda ne askerlerin rağbet edebileceği restoranlar, çay bahçeleri ve internet kafeleri var, ne de alışveriş yapabilecekleri bir çarşı. Asker ailelerinin kalabileceği bir otel, mütevazı bir yatı evi bile yok. O nedenle kışlalarından çıkan askerler, Paşaköy yöresini teğet geçerek tatil saatlerini değerlendirebilmek ya da alış veriş yapabilmek adına diğer taraflara giderler. Özellikle de Lefkoşa ile Mağusa’ya.
  
Üç dönemdir Paşaköy’ün belediye başkanlığını yürütmekte olan Habil Tülücü’nün dikkatine bu durumu getirdiğim zaman, “Yöre insanını bu konularda çok teşvik ettim ama, o söylediğiniz konularda yatırımda bulunmalarını bir türlü sağlayamadım” diyor. Paşaköylüler ve Paşaköy belediyesinin sınırları içinde bulunan Aslanköy, Ulukışla ve Kurudere’liler o kurak topraklar üzerinde işçiliği, hayvancılığı ve memuriyeti tercih ediyorlar.
  
Büyümekte olan ekonomik kriz ise işsizliği tetikleyen bir faktör olarak gündemde. Yöredeki diğer belediye başkanları gibi Tülücü’nün kapısında da her gün iş arayanların oluşturduğu kuyruklar var. 3300 dolayındaki nüfusa hizmet götürmeye çalışan ve kimi sorunların aşılmasında Vadili Belediyesi’yle örnek bir dayanışmayı sergileyen Paşaköy Belediyesi’ni ayakta tutan, devletten her ay aldığı 128 bin TL’lik katkı. Belediyenin öz kaynak geliri yılda 30 – 40 bin lirayı aşmaz.
  
Habil Tülücü’ye personel sayısını sorduğumda “Benimle birlikte 32” diyor. Kendini de personel sayan ve personel gibi çalışan bir belediye başkanı!..  Habil Tülücü’nün komşu belediye başkanı Mehmet Adahan ile yakın dostluğunu yerinde gözledim. Hep birlikte derin sohbetli bir yemek yiyebileceğimiz ve bölgesel ortak sorunları konuşabileceğimiz ortam bile oluşabildi. Karşılıklı güvene ve saygıya dayanan bu dostluk, Vadili ve Paşaköy belediyeleri arasında bölgede sinerji yaratacak bazı ortak yatırımların olumlu iklimini yaratıyor. Çöplerden ve hayvan gübresinden enerji ve çiçek toprağı üretimi gibi projelerde başlatılan ortak çalışmaların ileri bir aşamaya geldiğini, her iki belediye başkanının ağzından, aynı anda dinleyebilmemiz o dostane iklim içinde mümkün oldu.
  
Mesarya ortak sorunları ve kaderi paylaşan geniş bir belde. Verimli ama susuz topraklarıyla dikkati çeken Mesarya’nın kurtuluşu, Mesarya belediyelerinin akılcı dayanışmasından ve işbirliğinden geçer. Örneğin Ercan Devlet Hava Alanı’nın gelirinden mutlaka diğer komşu belediyelerin de pay alması gerektiği, Mesarya belediye başkanlarında ortak bir görüşe dönüşmekte. Ercan’ın gelirinden yararlanma hakkının sadece Değirmenlik Belediyesi’ne tanınmasının adil olmadığı görüşü yaygınlaşmakta.
  
Habil Tülücü bölgeye esenlik getirecek ve ülkeye de örnek olacak kalkınma projelerinin gerçekleştirilmesinde Avrupa Birliği’ne pek güvenmiyor. “Bir şeyleri yaratabileceksek, güvendiğimiz kaynaklar kendi devletimiz ve Anavatan Türkiye’dir” diyor. Bu konudaki yaşlanmışlıklarını anlatırken AB’ye sundukları kimi projenin çeşitli gerekçelerle geri çevrildiğinin, en azından yatırımların mutlaka Türk koçanlı topraklar üzerinde yapılması koşuluyla karşı karşıya bırakıldıklarının altını çiziyor. Tülücü, bu tür kriterlerin Rum tarafı için söz konusu edilmediğinin ve güneydeki nice Türk toprağı üzerinde AB destekli projelerin uygulandığının bilincinde olan bir yönetici. Bu durum Habil Tülücü’de var olan milliyetçilik duygusunu daha bir perçinlemekte. Tülücü, milliyetçiliğiyle övünen “Kişinin milletini sevmesi kadar doğal bir şey yoktur. Dünyanın her yanında, aynı duygular vardır. Bizde de neden olmasın?” derken, son zamanlarda kimi çevrelerce başlatılan Türkiyeli – Kıbrıslı ayrımına son derece tepkili. Bu cereyanın asla yarar sağlamayacağına vurgu yapan Tülücü “Ben bu ülkeye 1976’da 17 yaşında geldim ve bu topraklara terimi akıttım. Üç kızımı ve bir oğlumu Kıbrıslılarla evlendirdim, onlardan torunlarım oldu. Kıbrıslı – Türkiyeli ayrımı nasıl geçerli olabilir bu durumda?” diye haklı sorgulamasını yapıyor.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi      

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.