1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Mevlüt Çavuşoğlu: "Çözüm için son şans"
Mevlüt Çavuşoğlu: "Çözüm için son şans"

Mevlüt Çavuşoğlu: "Çözüm için son şans"

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu New York’ta Havadis’e özel açıklamalarda bulundu. Çavuşoğlu, garantiler ve çözüm maliyeti konusunda önemli ve net ifadeler kullandı:

A+A-

Esra Aygın

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu New York’ta Havadis Gazetesi’ne özel röportaj verdi.

Çavuşoğlu, müzakere sürecinde gelinen aşamanın “son şans” olduğunu söyledi. BM de dahil, tüm kesimlerin son şansa dikkat çektiğini anlatan Çavuşoğlu, “Yani bu blöf veya tehdit değil. Herkes ömür boyu bununla uğraşacak değil. Başka çözüm arayışları olur. Biz diğer alternatifleri, olmazsa ne oluru düşünmek bile istemiyoruz. Varılan aşamayı değerlendirelim istiyoruz” dedi.

Yarın yapılacak üçlü görüşmede Kıbrıs çözüm sürecindeki yol haritasının biraz daha netleşeceğini belirten Çavuşoğlu, müzakerelerin geleceği, güvenlik ve garantiler ve olası çözüm ile ilgili çok önemli mesajlar verdi.

Havadis: Çözüm sürecinde sürekli olarak 2016 vurgusu yapılıyor. 2016 yılı içinde çözüm olmazsa ne olur?

Çavuşoğlu: Bu konu ilanihaye müzakere edilecek değil. Ortada bir sorun var ve bunun çözülmesi gerekiyor, bu de-facto durumun aşılması gerekiyor. Bunun için daha önce ortaya konan çabalar başarısız oldu. Ama biz artık bu sefer başarısız olmasını istemiyoruz. Bu konu daha kaç sene müzakere edilecek? Çözümün parametreleri belli. 11 Şubat 2014’te zaten iki taraf da bunu kabul etti. Bu çerçevede konuşulacak. Gerçekçiyiz, zor konular da var; toprak, mülkiyet meseleleri, güvenlik ve garanti meseleleri var. Bunlar kolay meseleler değil. Ama biz diyoruz ki, ‘bunu artık savsaklamayalım, ertelemeyelim.’ Akıncı ve KKTC’nin tutumu da bu. Yani, olacaksa olsun, olmayacaksa da oyalamanın bir anlamı yok. Ama biz olsun istiyoruz. O yüzden destek veriyoruz. O yüzden 2004’te de destek verdik, şimdi de destek veriyoruz. Olumsuz düşünmek istemiyoruz. Ama bir gerçek var ki, bu artık çözüm için son müzakere şansı. Bunu BM de söylüyor, herkes söylüyor. Yani bu bizim bir blöfümüz, veya bir tehdit değil. Herkes ömür boyu bununla uğraşacak değil. Ondan sonra başka çözüm arayışları olur.

Havadis: Ne gibi?

Çavuşoğlu: Ben şu anda ada adına bir şey söyleyemem. Türk tarafı adına da ‘şu olur, bu olur’ diyemem. Ama bu formatta bir şey olmayacağını BM de söylüyor. O zaman ne olacağını hep birlikte oturacağız konuşacağız. KKTC ve Türkiye diğer konularda olduğu gibi oturur yol haritası konusunda fikir alışverişi yapar. Öyle bir şey olmadan ‘şöyle olur böyle olur’ diyemem. Biz diğer alternatifleri, olmazsa ne oluru düşünmek bile istemiyoruz. Varılan aşamayı değerlendirelim istiyoruz.

Havadis: Bir süredir garantiler konusunda Türkiye ve Yunanistan arasında bir diyalog var. Bu diyalogdan ne gibi sonuçlar çıkıyor?

Çavuşoğlu: Biz bu diyaloğu gayrıresmi bir şekilde yürütüyoruz. Çünkü şu anda resmi şekilde müzakere etmek durumunda değiliz. Ama pozisyonların ne olduğunu, ne olabileceğini öğrenmek için bu tür diyalogların faydası var. Zaten adada da iki lider bu konuyu aynı şekilde görüşüyor. Bu da çok sağlıklı bence. Ama sonra beşli formatta resmi bir şekilde bu konuyu görüşmemiz lazım. Bugünün şartları, güvenlik ihtiyaçları, her iki tarafın da kaygıları gözetilmeli. Biz hiçbir zaman ‘bizim için sadece Kıbrıs Türk halkının talebi önemlidir’ demiyoruz. ‘İki tarafın da güvenlik endişeleri karşılanmalıdır’ diyoruz. Tek taraflı demedik hiçbir zaman. Biz bencil düşünmüyoruz bu konuda. Bir de, neticede iki halk beraber yaşayacak, bir çözüm olacak ve referanduma gidecek. Referandumda her iki tarafın evet diyebilmesi için her iki tarafın da tatmin edilmesi lazım. Bir de, bugün sadece ada içindeki güvenlik-garantiyi düşünmemek lazım. Kıbrıs etrafındaki gelişmelere bakın. Bir taraftan zengin doğal gaz ve petrol rezervlerinden dolayı dünyanın gözü buraya çevrildi. Diğer taraftan tüm dünya, tüm silahlar yanı başınızda, Suriye’de. Terör örgütlerinin alası orada. Göç tehdidi var, mülteci tehdidi var. Doğu Akdeniz’de birçok gelişme var. Böyle bir ortamda Kıbrıs adasının genelinde güvenlik endişesi dikkate alınmalıdır.

Etraftaki gelişmelerden hiçbir taraf koruma altında değil. Herkes aynı tehdit altında. O yüzden, tüm bunları düşünerek herkesin güvenlik endişelerini giderecek bir yaklaşım içinde olmamız lazım. Biz bunu başından beri söylüyoruz. Öyle görünüyor ki Kıbrıs Türk halkı Türkiye’nin garantisini istiyor. Yaşadıklarını unutmuş değil. Eminim Rum tarafı da aynı şekilde bazı yaşanmışlıkları unutmadı. Ama biz pozitif pencereden baktığımız zaman sonuca ulaşırız. Bencil olmazsak, adada gerçekten çözüm istersek, bunu yapabiliriz.

Havadis: Türkiye olası bir çözüme mali destek verir mi veya Kıbrıslı Türklerin borcunu siler mi?

Çavuşoğlu: Bir çözüm durumunda ortaya çıkacak maliyet tek başına Türkiye’nin veya Yunanistan’ın altından kalkabileceği bir maliyet değil.

AB, uluslararası camia, çözüme destek veren ülkeler ortak bir çaba içinde olmamız lazım. Böyle bir durumda da yine Türkiye herkesten daha önde olur katkı sağlamak konusunda. Kredi konusunda, mülkiyetle ilgili oluşacak bir fon konusunda Türkiye daha fazla katkı sağlayacaktır. Olası bir çözümde çok büyük ekonomik fırsatlar da ortaya çıkacak. Bunların hayata geçirilmesi, her iki halkın da faydasına, Türkiye’nin de, Yunanistan’ın da, bölgenin de…

Havadis: Kıbrıslı Türklerin borçlarını siler mi peki Türkiye?

Çavuşoğlu: O bizim Kıbrıs Türk kurucu devleti ile aramızdaki bir şey. Onu şimdi bu çözüm sürecinin bir pazarlık konusu yapmamak lazım. Bunlar bizim kendi aramızdaki şeyler. Biz onu kendi aramızda hallederiz, bunlar sıkıntı değil.

KKTC olarak bunlara odaklanılacağına, çözüm durumunda, çözüm olduğu zaman ve oluncaya kadar, Güney’le aramızdaki farkları nasıl kapatabiliriz, hem ekonomik olarak hem yapısal reformlarla, bunun çabası içinde olunması lazım. Öteki konularda, dediğim gibi Türkiye her zaman yapıcı olmuştur, yapıcı olacaktır.

Zaten doğal gaz Türkiye üzerinden gittiği zaman ortaya birçok ciddi fırsatlar çıkacaktır. Onları da hep birlikte, öncelikle ada halkının yararına olmak üzere, değerlendireceğiz.

Havadis: Rusya bir süre önce batıdan dayatılan bir Kıbrıs çözümünün kabul edilemez olduğu uyarısında bulundu. Bunu nasıl değerlendirdiniz?

Çavuşoğlu: Adada hiçbir çözüm onun veya bunun dayatması ile olmaz. Olsa bile kalıcı olmaz. O yüzden dayatmalarla değil, iki tarafın müzakereleri ile çözüm bulunabilir. Onlar anlaşsınlar. Herkesi ilgilendiren konular, herkesin katkı sağlaması gereken konular var, o aşamada bizler de katkı sağlamalıyız, destek vermeliyiz.

Bizi doğrudan ilgilendiren konularda da beşli formatta toplanarak karar verip yolumuza devam etmeliyiz. Sonuçta bir referandum var. Dayatmayla gelen şeyi iki taraf kabul etmezki. Halk kabul etmez. Batı veya doğu fark etmez. Kimsenin dayatması ile olmaz. İki halkın kabul edeceği bir çözüm olması lazım. Adada iki halk ‘biz böyle yaşayacağız’ diye karar verdikten sonra Avrupa veya başkası gelip ‘hayır öyle değil, böyle çözüm olacak’ diye dayatırsa olmaz. Kim yaparsa yapsın.

Rusya da yapsa doğru olmaz, başkası da, AB de, herhangi bir 3’üncü ülke de yapsa doğru olmaz.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.