Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Morg..!

A+A-

Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin eleştirilmedik yeri ve hizmeti bırakılmadı. Ama bir teki hariç: Buranın morgu ve morg hizmetleri!..
  
Morg ve morg hizmetleri dokunulmazlığı olan bir konu gibi algılanmakta… Adeta tabu… Hiç ilgileneni ve eleştireni yok!.. Çoğu cenaze sahibi de, manzarayı yadırgamalarına karşın seslerini çıkarmıyor…
  
Neden bu böyle?.. Neden es geçiliyor bu morgun içler acısı hali?..
  
Orası hepimizin artık mezarlıktan sonraki son durağı olduğu için mi?..
  
Cansız bedenlerden şikayet ve tepki gelmediği için mi?..
  
Oraya kaldırılan cansız bedenler son durakta artık hiçbir ilgiye ve göreve gereksinim duymadıkları için mi?..
  
Ama asıl işte bu son durak olma özelliğiyle anlam ve önem kazanmaktadır orası…
  
Sevdiklerimiz son yolculuklarına çıkarken en temiz, en saygılı ve en vefalı biçimde uğurlanmalı. İnsanlık geleneği bunu öngörür…
  
Oysa son nefesini verenlerimiz, artık hiçbir değer değilmiş gibi muamele gördüğü o ilkel atmosfere terk ediliyor, tabuta konulup son yolculuğuna çıkarılmadan önce…
       
Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin morguna dair çok şikayetler aldığımdan, artık bu yazımla ilgilileri uyarmak gereğini duydum. Uyarıcı mesajı alması gerekenler de, Sağlık Bakanlığı ve Hastane Başhekimliği…
  
En sonunda, adını burada vermek istemediğim, düşünce dünyamızın çok değerli ve kıdemli bir mensubundan, toplumsal yaşamda iz bırakmış bir eğitim insanımızdan şikayet aldım. Beklenmedik bir anda kaybettiği sevgili eşinin cenazesinin defin işlerini yapmak üzere morga gittiğinde, karşılaştığı manzara karşısında nasıl şok olduğunu anlattı  bana…
  
Şöyle diyordu:
  
“Daha birkaç gün önce tüm sıcaklığıyla yanı başımda olan eşimi ölümün etkisiyle en duygusal olduğum anlarda bir mezbeleliğin içinde görünce inanılmaz derecede sarsıldım. Morga girip de sevgili eşimin son yolculuğundan önce nasıl bir ortamda bekletildiğini görünce yaşadığım sarsıntıyı hâlâ üzerimden atamadım. Sevgili eşimin huzurunda kendimi suçlu hissettim. Ruhunun isyanını tüm benliğimde duydum.”
  
Benim de geçmişten kalma çok olumsuz bir gözlemim olmasına karşın, morg konusunda yoğunlaşan şikayetlerin şimdilerde ne denli haklı olduğunu bir kez daha sınayabilmek adına gidip yerinde inceleme yaptım…
  
O incelemem sonucunda, Sağlık Bakanlığı ve Başhekimlik yetkililerinin hastanede ya da genel sağlık hizmetlerimizde denetlemedikleri tek birimin morg olduğu kanısına vardım… Denetleseler, sevdiklerimizin son yolculuklarına uğurlanmak üzere bekletildikleri bu hüzünlü mekan, bu durumda olmaz… Daha bakımlı, daha düzenli olur…
  
Morg, ünlü sel felaketinde, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin bodrum katında olduğu için en büyük hasarı gören bölümlerden biriydi. Bu soğuk ve hüzünlü mekan, o selin darbesinin izlerini hâlâ taşıyor…  Duvarlarında, tabanında, tavanında, donanımında ve genel havasında…
      
Geçmişte bir yakınımın defin işlemi için aynı mekana gittiğimde yine bakımsızlık ve ihmal vardı orada. Ama bugünkü kadar değil… Besbelli zaman geçtikçe orada bakımsızlığın ve ihmallerin etkisi ve boyutu büyüyor.
  
O gün orada, mesai saati olmasına karşın bana yardımcı olacak bir görevli bulamamıştım… Kasvetli, ıssız  ve soğuk koridorlarda görevliyi bulabilmek için bir süre dolaştım. En sonunda bulduğum görevli, gençten bir adamdı... Neden yerinde durmadığını sorduğumda bana verdiği yanıt hâlâ belleğimde çakılı:
  
“Abi gördün işte; burası durulabilecek bir yer mi?!..”
  
Canlılar tabii ki orada duramıyor… Ama ne olur orasını cansızların olsun durabileceği bir yere dönüştürelim.
Bekletilen ölülerimize layık bir son mekan yaratabilmek adına insanca ve uygarca bir çabayı esirgemeyelim. Gördüğüm kadarıyla, bu bağlamda büyük bir çabaya ve yatırıma da gereksinim yoktur…   

 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.