1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Morgda seks ortalığı karıştırdı!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Morgda seks ortalığı karıştırdı!

A+A-

Bazı yazmanız gereken olaylar vardır ki hislerinize güvenip yazmak zorunda kalırsınız.

Yapılan iddialar öyle çetrefillidir ki, iki ucu kirli değnek gibi!

Yazsanız vay, yazmasanız vay…

İlgili taraflarla konuşursunuz ve her ikisi de tatmin etmez sizi.

İşte o zaman mesleğin de verdiği tecrübeyle kendi inisiyatifinizi kullanır ve elinizi vicdanınıza koyar ve klavyeye başlarsınız vurmaya…

Hiç abartmadan söylüyorum, dünkü günün en az yarısını bir hastanenin morgunda yaşandığı iddia edilen seks skandalı iddiasını araştırmakla geçirdim.

Şimdi içinizden bazıları, memlekette bu kadar sorun varken, milletin uçkurundan sana ne?

Haklı da olabilirsiniz ancak, eğer bu skandalın geçtiği yer devletin hastanesi hem de morgu olunca, suçlanan kişilerin de devletin çalışanı olunca, bunu kaleme almamayı ben mesleğe ihanet olarak sayarım.

Dün bir bayan okur aradı.

Hem de telefonunu gizli numara yapmadan.

Bir hastanede meydana gelen skandalı ihbar etmek istiyorum dedi.

Niçin bizi tercih ettiğini sorduk, yine bir başka gazeteci dostumuzun adını da vererek, onun tavsiyesi üzerine dedi.

Sonra da, hastanenin adı da olmak üzere, hastane morgunda seks yaptığını iddia ettiği bayanın adını, oturduğu köyü, kimler tarafından uygunsuz vaziyette morgda görüldüğünü anlattı.

O anlattıkça, bizim içimize daral geldi…

Zaten son günlerde artan sinir kat sayımız birkaç kat üstüne çıktı.

Sonra da adının açıklamamasını rica etti ve görüşmeyi bitirdik.

Elbette ki yapılan iddialar kepazelikten öte bir şey.

Ama bir okur böyle bir ihbarda bulunduğu diye de, olayı araştırmadan, birileri ile görüşmeden, teyit almadan bunu yazamazsınız, yazarsanız da öncelikle kendi mesleğinize ihanet etmiş olursunuz.

Biz de bu düşüncelerle önce ilgili hastane çevrelerinden birilerini, sonra bakanlıktan birkaç kişiyi ve sonunda da Ebeler ve Hemşireler Sendikası Başkanı Oğuz Köse’yi aradık ve bunun araştırılıp tarafımıza bildirilmesini istedik.

Sağ olsun Köse, eminiz ki bu iş için birkaç saatini ayırdı ve sonunda da bizi aradı.

İlgili hemen hemen herkes ile konuştuğunu ve bu konuda her hangi bir şikayette bulunulmadığını söyledi.

Suçlanan hemşire ile konuştuğunu, bu suçlamayı kabul etmediğini, ancak eski erkek arkadaşının uzun bir süredir kendisini rahatsız ettiğini, hatta arabasına saldırıda bulunduğunu, belki de bu kişinin kıza çamur utmak için böyle bir iftirada bulunabileceğini söyledi.

Ayrıca hemşirenin ve hastanenin adını yazmamamız için bizden ricacı oldu.

Biz de öyle yapıyoruz zaten…

Elimizde belge yok, resim yok, görüntü yok…

Şimdilik sevgili Oğuz Köse’ye inanmaktan başka yapacağımız bir şey de yok.

Sadece, 27 senelik meslek hayatımızda kazandığımız bazı tecrübeler ve hislerimizin biraz güçlü olduğu düşüncesiyle, bu işte bir bit yeniğinin olduğundan hiç kuşkumuz yok.

Umarız, yanılıyoruzdur!

 

 

Sezen: Aykut Baydoğan’ın tazminatı ödenecek

 

Büyükkonuk Belediye Başkanı Sezai Sezen, bundan bir süre önce disiplin suçu nedeniyle işten durduğu Aykut Baydoğan adlı kişinin tazminatının en geç bir ay içinde ödeneceği sözünü verdi.

Konuştuğumuz Aykut Baydoğan kişi, yeniden işe alınması için Paşaköy Belediye Başkanı Habil Tülücü ile Vadili belediye Başkanı Mehmet Adahan’ın söz verdiklerini ama bu sözlerinde durmadıklarını ifade etti.

Büyükkonuk Belediye Başkanı da iki belediye başkanına bu kişinin yeniden işe alınacağını değil, tazminatının ödeneceği sözünü verdiğini ve mahkemenin devam etmesine rağmen en geç bir ay içinde ödemenin kendisine yapılacağını söyledi.

 

 

Bazı okullar EVSU’nun projesine tepkili!

 

EVSU’nun Sosyal Sorumluluk Projesi ödül töreninden sonra bazı okul yöneticileri arayarak ilgili şirketin verdiği sözde durmadığını iddia ettiler.

Okullarında en fazla pet şişe kapağı toplayan öğrenciye laptop hediye edileceği sözü verildiğini söyleyen okul yöneticileri ve veliler bunun yerine getirilmediğini ifade ettiler.

Görüşlerine başvurduğumuz EVSU direktörü Musa Sönmezler ve Ahmet Gürtuna kimseye bu konuda söz vermediklerini ve ilgili şartnamenin de zaten internet sitelerinde yer aldığını belirttiler.

Ancak, haberin yayılmasından sonra bizi arayan veli ve öğretmenler, şirket yöneticilerinin aileyi ve öğrenciyi arayarak, ‘elinizde belge yok ispat edemezsiniz’ dediğini iddia ettiler.

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Ünal ÜSTEL, rehber çalıştırıp parasını ödemeyen, müze ve ören yerlerine bilet kesmeyen bazı uyanık şirketlere Kıt-Reb protokolünü çiğneyerek rehberlik kursu açtırmanıza tepki büyük. 100’e yakın işsiz rehberin durumu ne olacak hiç düşündünüz mü?

Sayın Şahap AŞIKOĞLU, bakan beyin bazı televizyon kanallarına ve programcılarına çıkmamanız yönünde yasak koyduğu iddiaları var doğru mu? Bunların nedenlerini açıklamak ister misiniz?

Sayın Hasan CURCİOĞLU, berbat bir durumda teslim aldığınız serbest limanı birkaç ayda düze çıkardığınız yönünde olumlu mesajlar alıyoruz. Sizi kim atadıysa helal olsun. Bir de geçmişteki yolsuzluk iddialarını biraz cesaret gösterip açıklayabilirseniz, alnınızdan öpeceğiz.

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, parti içinde ve muhalefette bundan böyle sert bir politika izleyeceğiniz yönünde haberler alıyoruz. İyi de edersiniz, disiplinin olmadığı yer Hababam Sınıfı’na döner değil mi?

Sayın Sonay ADEM, arkamızdan atıp tutacağınıza biraz cesur olun ve yüzümüze karşı konuşun ki tartışalım, konuşalım ve biraz da koklaşalım. Sizin gibi dobra bir insana yakıştıramadık doğrusu!

Sayın Enver GÜRSOY, Eski Eserler Dairesi şube amirliğiniz hayırlı ve uğurlu olsun. Yakın dostlarınız bu görevi layıkıyla yerine getireceğinizden kuşku duymuyorlar. Siz de artık söz verdiğiniz kutlamayı yaparsınız değil mi?

Sayın Halil İbrahim AKÇA, Güney’de okuyan öğrencilerin GCE A Level sınav sonuçlarının kabul edilmemesini Ankara mı istedi yoksa, yine çömlek Ankara’nın başına mı kırılmak isteniyor? Bir açıklama yaparsanız herkesin merakını gidermiş olursunuz.

Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, TÜK’ün Haspolat’taki tarım arazisinin üstüne yapılan inşaatın halen devam ettiği ihbarları geliyor. Bu ülkede her isteyen her istediği yere el koyarsa, sonra halimiz ne olur?

Sayın Ersin TATAR, Süper Loto rekora koşuyor ve tam 13 trilyon verecekmiş. Diyoruz ki biraz bütçeden para ayırsanız da devletin şansını deneseniz? Ya çıkarsa diye hiç düşündünüz mü?

Sayın Suat GÜNSEL, alacağınız olsun, size de iyilik hiç yakışmıyor doğrusu! Ama sakın bizi başkalarıyla karıştırmaya kalkmayın olur mu? Dua edin ki hiç kıramayacağımız birisi var arada!

Sayın Ömer DEMİR, talihsiz bir kaza sonucu torununuzu kaybettiğinizi üzülerek öğrendik. Başınız sağ olsun diyoruz. Allah kimseye çocuk ve torun acısı vermesin inşallah…

Sayın Güner ÖZKARATAŞ, 57’nci yaş gününüzü biz de kutlar, sevdiklerinizle sağlıklı mutlu nice yıllar temenni ederiz. En değerli hediyeyi de Süleyman Ergüçlü’den aldığınızı öğrendik. Ama buradan açıklayamayız.

Sayın Akın AKTUNÇ, siyasetin nabzı sizin odada atıyormuş doğru mu? Çok yakında kahveye geleceğiz listeyi şimdiden yapmaya başlayın.

Sayın Mustafa EMİROĞLULARI, telefonlarınız kapalı, ofisten arayanlara dönmüyorsunuz, şikayetler çoğalıyor bilesiniz. Milletin vekili olduğunuzu unutmamanızı salık veriyoruz. Yakında erken genel seçimler var bilesiniz…

Sayın Anıl KAYA, son yaptığınız kan bağışı kampanyanızın Dünya Sağlık Örgütü’nün resmi sitesinde haber olarak yer alması hepimizi memnun etti. Bir de vatandaş şu bağış işlerini bir ciddiye alsa ne güzel olacak değil mi?

Sayın Kemal DÜRÜST, Lefke Spor Kulübü’nün bugün Rum Futbol Federasyonu’na üyelik müracaatı yapacağını biliyor muydunuz? Bu işler sarpa sarıyor bilesiniz, elinizi çabuk tutmakta yarar var.

Sayın Serhat APAKGÜN, devlete olan elektrik borcunu ödeyip derin bir nefes almış ve bunu kebap yiyerek kutlamışsınız. Kumarhanesi olmayan bütün otellerin durumu içler acısı değil mi? Allah kolaylık ve sabırlar versin.

Sayın Aydın AKKURT, Güven Arıklı’ya yenildikten sonra bıyıkları kestiğiniz ancak eşinizin sizi eve sokmadığı iddia ediliyor. Tanıyamadı mı yoksa beğenmedi mi? Belli bir yaştan sonra nedense erkekler imaj değişikliğini sık yapıyorlar değil mi?

 

 

Günün Fıkrası

 

Morg

 

Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti. Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu. "Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı, sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü", dediler. İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu;
- Bu neden sırıtıyor?
- Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü, diye açıkladılar.
Üçüncü ceset Temel\'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu. Savcı sordu :
- Bu neden öldü?
- Efendim, buna yıldırım çarptı, dediler.
- Peki neden sırıtıyor?
- Fotoğrafını çekiyorlar sanmış.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.