Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Muallaba…

A+A-

“Burası Müslüman ülke, ezan sesinden rahatsız olunmasını anlayamıyorum” dedi TC/KKTC’li…

Bir başka TC/KKTC’li, “Ezan sesinden rahatsız olanlar Rum tarafında yaşasınlar” dedi.

Türkiye için %99’u Müslüman ülke, diye söylenir.

Türkiye’de Müslümanlık dışında din yok sanırdık.

Görene kadar bilemezdik gerçeği.

Dışarıya verilen imaj neyse, dışarıdan görülen de oydu…

İçine girene kadardır muamma.

Oysa içinde nice gayrimüslimler, ateistler var…

Bunu ilk ramazanda, meyhanelerin kalabalık oluşuyla fark ettim.

Nedense tüm Müslüman dışındakileri %1 bile saymıyorlar…

Ki dünya öyle bilsin…

Neyse…

Mahkemeden korkarız, “Ne yaparlar bana acaba” deriz.

Kâbus olur oraya gidilecek günler.

Aynı şekilde hastanelerden korkarız.

Mahpushaneler de öyle.

Hele gardiyanların çatık kaşla sert bakışları…

Hayallerimizde canlandırırız oralarını.

Girene kadardır hayallerde canlandırılanlar.

Görene kadar sürer zamanları.

Ne zaman ki gerçek karşında olur, anlarsın gerçeği…

 Ve “demek öyle değilmiş,” deriz.

Romanlarda buluruz çoğu zaman hayal gücümüzü.

Herkese göre romandaki kahraman değişik canlandırılır.

Kimine göre kahraman iri, kimine göre zariftir.

Bazıları yakışıklı derken, bazıları eh işte der.

Roman bitene kadar geçilen yerleri kendi köylerine benzetir dururlar.

Aynı hikâyenin farklı elden çıkmış filmleri bile farklı gibidir.

Hal böyleyken, bu gerçek bilinirken…

TC/KKTC’lilerin, “Burası Müslüman ülke, ezan sesinden rahatsız olunmasını anlayamıyorum. Ezan sesinden rahatsız olanlar gitsinler Rum tarafında yaşasınlar” demeleri anlaşılır.

Çünkü bunu duyan yabancı dağın tepesine kondurulmuş camiyi anlar, doğal kabul eder…

Şehrin ortasına atılmış imam hatip, ilahiyat gibi dini eğitim kurumlarının temellerini normal karşılar.

Her iş yerine istenecek mescitler şimdilik onay almasa da gelecekte normal karşılanacaklardır.

Yavaş yavaş gidilen köyün minareleri ufukta görününce anlarız ki orası Müslüman…

Kaç zamandır arayacaktım.

Fırsatım dün oldu.

Telefonu açarken sıralamaya başladı derdini Muallaba…

“Ne yapacağız bilemeyiz… Ayağa kalkamayız… Evde kendi kendime bağırırım… Nasıl olacak acaba, derim. Ölsem da kurtulsam… Başka türlü hissederim kendimi… Eski Kıbrıs kokmaz artık burası…

Hep yabancılar dolaşır sokaklarımızda, kimseyi tanımayız.”

Ve son söylediği ilginç geldi…

“İnsan zannettik eşeği.”

Gerçekleri unutanlar bir zahmet Muallaba’nın evine gitsinler…

Onun gözlerine baksınlar…

Soru bile sormasınlar…

Kapıdan çıkarken onun ne demek istediğini anlayacaklardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.