1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Mücahit ve Mehmet
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mücahit ve Mehmet

A+A-

Mücahit çok zor dönemlerden geçti...

Olanaksızlıkların içerisinde direndi...

Kırmızı – Beyaz bayrağı yaşatmak ve topraklarında dalgalanmasını sağlamak için savaştı...

Ve asla teslim olmadı...

Her defasında Mehmet’e danıştı...

Ondan gerektiğinde akıl aldı, gerektiğinde de yardım istedi...

Mehmet, “Yeraltı örgütü kur” dedi, Mücahit kurdu...

Mehmet, “Oluşacak ortak devlete gir” dedi, Mücahit girdi...

Mehmet, “Devletten kaç” dedi, Mücahit kaçtı...

Daha sonra Mücahit, “Kardeşim, sevgili büyüğüm, burada kendimi güvende hissetmiyorum, ne olur gel” dedi, Mehmet, “Şimdi olmaz, sen en iyisi devlete geri dön” dedi, Mücahit o riski almadı...

Mücahit işler daha da kızışınca Mehmet’e, “Abi çok zor durumdayız, ne olur gel” dedi, Mehmet ise, “Olmaz, gelemem, sen biraz daha dayan” diye cevap verdi...

Aradan tam 11 yıl geçti...

Mücahit direnmeye, Mehmet ise gelmemeye devam etti...

Sonra Papaz çıktı ve Mehmet’e, “Ne olur yetkini kullan” diye çağrı yaptı, Mücahit’e olumlu cevap vermeyen Mehmet, Papaz’ın tek isteği ile sözde yetkisini kullanmak için Akdeniz’in güneyine geldi...

Üstelik hiç çekinmeden Mücahit’e de, “Ben senin için geldim sevgili kardeşim” dedi...

Mücahit ne yapsın, o zor dönemde teşekkür etti...

Hatta şükranlarını bile iletti...

Aradan yıllar geçti...

Mücahit, Mehmet’e “Ben geçmişte ortaklık kurduğum Yanni ile yeniden bir ortaklık kurmak istiyorum” dedi...

Mehmet her defasında “Orada ben şehit verdim, kan döktüm, Yanni ile ortaklık olmaz” diye cevap verdi...

Sonra arada fikrini değiştirir gibi oldu, “Aslında ortaklığınıza sıcak bakıyorum” şeklinde açıklamalarda bulundu...

Her defasında “Benim dostum Mücahit’tir” dedi...

“Ben Yanni’yi tanımam, güneyde tek tanıdığım Mücahit’tir” diye de ekledi...

Mücahit sevindi, ne kadar sağlam bir kardeşi olduğunu bir kez daha anladı...

Zaman geçti, Mücahit ile Yanni en azından futbolu birleştirmeyi denedi...

Mehmet anında Mücahit’i hainlikle suçladı...

“Seni ben kurtardım, nasıl gidip onunla benden habersiz işler çevirirsin” dedi...

Mücahit neye uğradığını şaşırdı...

Tepkinin nedenini anlamak için uğraştı...

Kan ve göz yaşı ile sporun ne alakası olduğunu düşündü durdu...

Sonra dünü yaşadı...

Aslında bir tekrardı...

Dün Mehmet Akdeniz’in güneyine geldi...

Tıpkı daha önceleri geldiği gibi...

Her zaman olduğu gibi yine girişini güney kapısından yaptı...

Yanni tarafından ağırlandı...

Yanni ile bugün maç yapacak...

Onun milli marşı sırasında saygı duruşunda bulunacak...

Ve çekip gidecek...

Mücahit ise bu yaşanılanları her zaman ki gibi hayretle ve tepkiyle izleyecek...

Üzülecek, ağlayacak, isyan edecek...

Ve dönüp kendi kendine, “Mehmet kimi tanıyordu, beni mi, onu mu” diye soracak...

Cevap net!..

Çünkü kendi kendine sorunca cevap hep Yanni çıkıyor...

Mehmet’e sorunca ise, Mücahit!..

Aslında gerçek olan kendine sormayı başardığı an oluyor...

Duymak istediğinin söylenmesini arzuladığında da Mehmet’e sormaya devam ediyor...

Sahi, dün KKTC milli takımının da maçı vardı, sonuç ne oldu? Bileniniz var mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.