1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Mühr - ü Süleyman
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mühr - ü Süleyman

A+A-

Bir süre önce, sevgili Ali Tekman dikkatimi çekmişti… Son günlerde, facebook’ta tozdan dumandan ferman okunmuyor… Konu: Davut Yıldızı! Ya da Mühr-ü Süleyman! Pop kültürü tüketicilerimiz, son yarım yüzyıldaki Filistin Meselesi ve Siyonizm tartışmaları nedeniyle, bu işareti bir Musevi Sembolü sanıyorlar ama Karamanoğulları Beyliği’nin bayrağında, Osmanlı Donanma sancağında, Barbaros Hayrettin’in sandukasının üstünde, Ermenek Karamanoğulları Camii içinde, bizde de hala Sultan Tekkesi, Lefke Piri Paşa Camii Minberi ve Canbulat Türbesi’nde bu işaret, var! Camii’lerden vaz geçtim; sayısız kilisede de var!

Çünkü o bir siyonist sembol değil! Olsaydı, siyonizmden altıyüz sene önce yaşayan Yunus Emre: “Eyyub ile derde esir, anlamadım çektim ceza/ Belkıs ile taht üzere mühr ü Süleyman'dayıdım.” Diyemezdi!

Davut Yıldızı, ya da Mühr-ü Süleyman; kitaplı dinlerden çok önce, belki de ta Sümerler’den beri bilinen, bir semboldür! İç içe geçmiş, biri yukarı, öteki aşağı bakan iki üçgenden oluşan bu sembol, yer ile gökyüzünün birliğini ifade eder! Veya insanın, evrenin bir parçası olduğunu… Bu bakımdan musevilikten önce, şamanizme uyar demek çok da zor değil ama kendinden sonraki kitaplı dinlere, musevilikten geçtiği de sanırım inkâr edilemez! Ve aslında, bütün dinlerde, tasavvufun ortak konularından biridir, sembolize ettiği anlayış! Bütün dinlerde kullanılan kutsal bir semboldür! Kilisede de camiide de, havrada da kullanılır…

Bundan gocunmakta bir anlam yok! Çünkü bilinir ki diğer iki büyük kitaplı din de Tevrat’tan etkilenmişlerdir! Öncelikle Hristiyanlık, Eski Ahid diyerek, bütünüyle Tevrat’ı kutsar! Zaten Hz. İsa’nın bu yönü de çok konuşulmayan bir mesele olarak durur… İddiaya göre kendisi, yeni bir din vaaz etmekten çok, Yahudilik’i revize etmeye çalışan bir Musevi idi…

Her iki dinde kutsanan Nuh Tufanı, Tevrat’tandır! Oraya da Sümerler’den geçtiğini söyleyen ciddi yayınlar vardır! (Bkz. Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ)

İslâmı konu edeceksek, dinimizin iki büyük bayramından bir olan Kurban Bayramı’nın anlamı nedir? Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail’i Allah adına kurban edecekken, onu affeden tanrının, gönderdiği koçu kesmemiş midir? Biz de her yıl onun yıldönümünü yapmıyor muyuz? Hz. İbrahim kimdir? Museviler’in de kutsadığı biri değil mi? Efsaneye göre, bir oğlu Hz. İsmail Arapların, öteki Hz. İshak da musevilerin atası… Süleyman, onlara göre de peygamber, bize göre de… Kur’an-ı Kerim’de, Hz. Davut kutsanır! Bakara Suresi’ne bakın! Ayni Davut, Hristiyanlar’ın da Eski Ahid diye “taptığı” Tevrat’ı yazan adam olarak kabul edilir…

Kitaplı dinlerin kökeninde, bütünüyle Sümer inançlarının olduğunu düşünüp ileri süren otoriteler var! Bu bakımdan pek çok ortak inanç, hepsinde de görünür! Musa’nın On Emir’inin dokuzu (Cumartesi günü çalışmamak hariç) her dinde de geçerlidir örneğin!

Din Kültürü konusunda, yalnız Kıbrıslı Türkler değil; nerdeyse bütün müslümanlar, çok parlak bir durumda değillerdir! Okullarımız, ortodoks sünni yetiştirme gayretinden baş alıp, asıl bu konuları öğretmelidir… Karamanoğlu Mehmet Bey’in ki “Bundan sonra divanda, dergâhta, pazarda sadece Türkçe danışılacaktır” diyen adamdır da, bayrağına koyduğu bir işareti, musevilik alâmeti sanmak ayıbı, bize yeter…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.