1. YAZARLAR

  2. Hakan Yozcu

  3. Muhteşem Yüzyıl Üzerine
Hakan Yozcu

Hakan Yozcu

Volkan Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Muhteşem Yüzyıl Üzerine

A+A-

5 Ocakta Show TV’de yeni bir dizi başladı: “Muhteşem Yüzyıl”

Dizinin senaryosunu Meral Okay yazdı. Yönetmenliğini Yağmur ve Durul Taylan yapıyor. Oyuncuların başlıcaları şöyle: Kanuni Sultan Süleyman Halit Ergen, Valide Sultan Nebahat Çehre, Hürrem Sultan Alman asıllı oyuncu Meriem Sahra  Userli ve Acun Ilıcalı’nın sunduğu Survivor yarışma programının birincisi olan Merve Oflaz.

Dizi, Yavuz Sultan Selim’in ölümünden itibaren Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatını anlatıyor. Bunun yanısıra Kanunı’nin eşi olan Hürrem Sultan ile annesini çeşitli yönleriyle anlatarak onların devlet yönetimine ilişkin davranışlarını ele alıyor.

Muhteşem Yüzyıl adlı dizi film, 3.5 milyon TL’lik hazırlık bütçesi ile en pahalı dizi film ünvanını da eline geçirmiş oldu.İzlediğim ilk bölümde teknik açıdan beni tırmalayan belirli özelliklere rastlamadım. Hatta bağendim. İlgimi çekti. Fakat Survivor yarışmacısı ve aynı zamanda sporcu olan Merve Ofaz’a rol verilmesini doğrusu biraz yadırgadım. Çünkü ömründe hiç filmde oynamamış, film, tiyatro eğitimi almamış birinin, sırf bir yarışmada birinci oldu diye, biraz da fiziki güzelliğinin olması nedeniyle böyle önemli bir projede görev alması ne kadar doğru?

Tavrım  Merve Hanım’a değil. Yanlış anlaşılmasın. Hak ediyorsa mutlaka görev almalıdır. Ama o kadar konservatuvar ve sinemacılık mezunu becerikli gençler dururken, ve iş bekliyorlar iken neden Merve demekten de kendimi alamadım doğrusu.

Merve’yi Survivor’da çok izledim. Oradaki cesareti, hırsı beni kendine çekmişti. Onu izlerken büyük bir keyif de almıştım. Her birinci gelmesinde alkışlamıştım onu. Merve’yi bu dizide  oyuncu olarak da izledim. Ama düşüncemi sorarsanız hiç de başarılı bulmadım. Oyunculuktan çok uzak. Yetersiz. Yüzü çok soğuk. Bomboş bir ifade. Verilmek istenileni veremiyor. Bilinmez, belki de yönetmen öyle istemiştir. Ama öyle de olsa bence Merve’ye oyunculuk hiç gitmedi. Oyunculuğa soyunacağına spor öğretmenliğini yapsa daha faydalı olurdu. En azından bildiği, eğitimini aldığı bir işti.

Gelelim diziye. Diziyi ben pek fazla eleştirmeyeceğim. Çünkü bunu zaman içinde izleyenler takdir edecek. Benim ele almak istediğim nokta şikayetler. Dizi, daha gösterime girmeden, fragmanların gösterilmesiyle birlikte binlerce itiraza maruz kaldı. Öyle ki RTÜK’ten yapılan açıklamaya göre yapılan şikayetlerin % 93’ü bu diziye.

Şu ana kadar RTÜK’e 80681 (Seksen bin altı yüz seksen bir) şikayet gelmiş. Bu şikayetlerden 74 911 ( Yetmiş dört bin dokuz yüz on bir) tanesi bu dizi için. Şikayetlerin çoğunlukla Osmanlı Hanedanı'nın yanlış tanıtıldığı, tarihine hakaret edildiği, Osmanlı Devletinin kadınlar tarafından idare edildiği yönünde olduğu bildirildi.
RTÜK Başkanı Davut Dursun şikayetleri değerlendireceklerini, ancak bunun bir film olduğunu ve bir kurgu olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Burada Sayın Dursun’a pek katılmıyoruz. Sadece kurgu diye de geçmişimizin çarpıtılmasına, sırf kurgu olmasından dolayı yalan yanlış bilgilerle donatılmasına seyirci kalınmasını doğru bulmuyoruz.

Bundan önce de yine bu tür diziler çekildi. Bunlara da maalesef kurgu denilerek çeşitli aslı olmayan sahneler eklenmişti. Tarihle gerçekte bağdaşmayan senaryolar hazırlanmıştı. Ve bu diziler izleyenler tarafından tutmamıştı. Kısa bir süre sonra gösterimden kaldırılmıştı.

Oysa tarihimiz, geçmişimiz övünülecek o kadar çok olayla dolu ki... Bırakın bunları yalan yanlış olaylarla değiştirmeyi bir tanesini bile tam hakkıyla ele alsak, gerçekleri olduğu gibi yansıtsak  dünyada olay yaratırız.
Tüm dünyanın taktir ettiği, üzerinde titrediği ve “Muhteşem Süleyman” dediği bir cihan padişahı böyle elştirilere sebebiyet verilecek biçimde ele alınmamalıydı. Yazık olmuş.

Tabii bu kadar eleştiri alan, bu kadar şikayet alan bir dizi mutlaka merak edilecek. Basında bu yönleriyle ses getiren bir dizi mutlaka izlenecek. Burada, sırf, reyting rekoru kırılsın diye bu şikayetler bilerek mi yapılıyor veya yaptırılıyor demeyi de ihmal etmiyorum tabii.

Bu diziye yapılan başlıca itirazlar veya şikayetler, bir dostum tarafından  bana elektronik posta ile ulaştırıldı. Ben de sizlere aktarıyorum:

“Olaylar 1520′de geçmektedir. Oysa Topkapı Sarayı’na haremin gelmesi 1540′ta başlar. Bu tarihten önce harem, Beyazıt’taki Eski Saray’daydı.
Yavuz Sultan Selim’in Rodos seferi için 200 parça kalyon hazırlandığı söyleniyor. Osmanlı’da ilk harp gemisi 1644′te inşa edilmiştir.
16. yüzyılda adına Avrupa denilen müstakil bir coğrafya yoktu. Bu kavram 18. yüzyıldan sonra aydınlanma döneminde ortaya çıktı.
Hareme kızlar, seçilerek alınır, ardından çok ciddi bir eğitimden geçirilirdi. Başta örf-âdet olmak üzere İslami ilimler ile kabiliyetlerine göre birer sanatta yetiştirilirlerdi. Dizideki harem halkının davranışlarının, asırlar boyunca süzülerek gelen ’saray terbiyesi ve nezaketi’yle alâkası yok.
Harem halkının muhafazasını sağlayan ve dışarıyla ilişkilerine yardımcı olan harem ağaları, binanın dışında kendilerine ayrılan nöbet yerlerinde beklerdi. Harem ağaları da aynı terbiye ile yetiştirilirdi.
Dizideki oryantal oyunlar ve müzik, Osmanlı eğlence anlayışı ve musikisini yansıtmıyor.
Babasının cenazesi ortadayken bir padişahın eğlence düzenlemesi inandırıcı değil.
Kostümler Osmanlı’dan çok İngiliz dizisi Tudors’tan alıntı gibi…
Osmanlı geleneğinde padişahın huzuruna baş açık çıkılmazdı.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.