1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Mukayyidin yaptığına bakın!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mukayyidin yaptığına bakın!

A+A-

Lefke'de, Kıbrıs tarihinde görülmemiş yolsuzluk...

Mukayyidin, amirliğini yaptığı mahkemenin parasını 10 yıl boyunca gasp ettiği öğrenildi.

Çalınan paranın ne kadar olduğu, hırsızlığın 10 yıl gibi uzun zaman sürmesinden dolayı tamamen tespit edilemediği ortaya çıktı.

Güvenilir kaynaklar, yolsuzluğun ortaya çıkmasından bu yana evraklarda yapılan incelemelerde tespit edilen rakamın 850 bin (eski parayla 850 milyar) Türk Lirası olduğunu belirtiyor.

Güzelyurt Kaza Mahkemesi'ne bağlı Lefke Mahkemesi'nde yaşanan yolsuzluğun 2009 yılının Aralık ayında ortaya çıktığı, olayın kamuoyundan saklandığı haber veriliyor. 

Mukayyidin maliyeye yatırmak yerine cebine attığı paraların, ceza mahkemesince para cezasına çarptırılanların ödedikleriyle icra yoluyla satılan taşınır ve taşınmaz mallardan elde edilen paralardan oluştuğu öğrenildi.

Lefke Mahkemesi'nde yaşanan yolsuzluğun, hesapların, Yüksek Mahkeme ve Sayıştaylık tarafından yıllarca denetlenmemesinde önemli etken olduğu vurgulandı. 

Yolsuzluğun ortaya çıkması da ayrı bir olay... 

Güzelyurt'un tanınmış avukatlarından birinin anlattıklarına göre, Yüksek Mahkeme Genel Sekreteri'nin 2009 yılı sonunda emekliye ayrılmasının ardından Yüksek Mahkeme Başmukayyidi Fatma Aşçıoğulları yanına Yüksek Mahkeme Mali İşler Şube Amiri Asuman Özsayar'ı da alarak Güzelyurt ve Lefke Mahkemeleri'ne gider.

Aşçıoğulları, Lefke Mahkemesi Muhayyidi'nden Sayıştaylığın olası yıl sonu teftişi için önceden "hazırlık" amacıyla tahsilatlarda kullanılan makbuzları ister.

Mukayyidin dikkat çeken telaşlı hareketleri üzerine "Makbuzları hazırla. Yarın teftişe geliyoruz!" der.

Mukayyidin, ertesi gün görevinin başına gitmesi beklenirken hesapta olmayan bir gelişme yaşanır.

Mukayyit, Güzelyurt Mahkemesi'ndeki iş arkadaşlarından birinin telefonuna "Ailem sana emanet. Onlara iyi bak!" diye mesaj göndererek, av tüfeğiyle intihar girişiminde bulunur. Mesai başlangıcında telefonuna gelen mesajla hemen mukayyidin evine koşan arkadaşı, intihar girişimine müdahale eder.

Mukayyidin hafif yararlanarak kurtulmasını sağlar.

Mukayyit, eve çağrılan ambulansla Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılır.

Aynı gün taburcu edilen mukayyit, Güzelyurt Polis Müdürlüğü'ne götürülerek göz altına alınır.

Lefke Mahkemesi Mukayyidi sorgusu tamamlanana kadar poliste tutuklu kalır.

Ardından Güzelyurt Ceza Mahkemesi'nin kararıyla kefaleten serbest bırakılır.

Yüksek Mahkeme Başmukayyidi Fatma Aşçıoğulları, 9 Haziran 2011'de görevi başında fenalaşarak yaşamını yitirmişti.

Aşçıoğulları'nın "tesadüfen" ortaya çıkardığı Lefke Mahkemesi'ndeki yolsuzluğun sonuçlandırılmamasıyla ölümü arasında bir bağlantının olup olmadığı merak uyandırdı.

Hukuk camiası Lefke'de yaşanan yolsuzluğun üzerinden 21 ay geçmiş olmasına rağmen mukayyit aleyhine henüz dava açılmamasının şaşkınlığını yaşıyor.

Hukukçular, "Aç kaldığı için ekmek bile çalan hapis yatarken mahkemenin parasını gasp eden amir nasıl oluyor da cezalandırılmıyor?" diye soruyor.

Huzursuzluklarını dile getiren hukukçular, "Emekliye sevk edilen mukayyit, ödüllendirilmek mi isteniyor? Yaptığı yanına kar mı kalacak?" diyerek, sessizliklerini bozacaklarının sinyalini veriyor.

Amirliğini yaptığı mahkemenin parasını cebine atan mukayyidin Güzelyurt ilçesindeki birçok bankaya borçlu olduğu öğrenildi.

Adının açıklanmasını istemeyen Güzelyurt Kaza Mahkemesi'nde görevli bir memurun anlattıkları da ilginç:

"Mukayyit, bölgedeki birçok bankadan kredi çekti. Ödeyemediği borçlarını, her zaman başka bankalardan kredi alarak kapatmaya çalıştı. Ama olmadı! Lefke kooperatifinden aldığı krediye karşılık evini ipotek ettirdi. Hatta kredi alabilmek için amirliğini kullanarak Güzelyurt ve Lefke Mahkemesi'ndeki personele baskı yaptı. Arkadaşların çoğu, ben dahil ona kefil olduk. Şimdi pişmanız! Ama iş işten geçti..."


Derince’de hurda otobüsle öğrenci taşımacılığı

Derince’de öğrenci taşımacılığının çok eski ve sağlıksız koşullarda otobüsü olan Mehmet Polatcan’a verilmesi bölgede oturan öğrenci velilerini çileden çıkardı.

40 senelik hurda araçla öğrenci taşımacılığının sağlık koşullarda olamayacağını söyleyen bölge halkı bölgede yeni aracı bulunan işletmelerin olduğu halde niçin bu kişiye torpil geçildiğini sordular.

Bu konuda imza toplamaya başlayan veliler konunun üstüne gitmekte kararlı görülüyorlar. 

levent-(3).jpg

MESAJ KUTUSU 

Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, İzzi Türkel’in Süt Kurumu’na atanması Başbakanlık’tan geri dönmüş ve yeni bir isim bulmanız önerilmiş. İş bilenin kılıç kuşananındır sözünü unutmamak lazım. İşin ehli birini en kısa zamanda bulursunuz umarız.

Sayın İrsen KÜÇÜK, bir grup gazeteci ile birlikte Cumartesi günü Anamur’a gideceğinizi öğrendik. Oraya kadar gitmişken su çalışma işlemlerini de bir inceleseniz diyoruz. Zira Kıbrıs Türkü’nün tek kurtuluş o suyun ülkeye gelmesine kaldı. Hayırlı yolculuklar, umarız deniz sizi tutmaz

Sayın Günay ÖZAN, Metehan sosyal konutlarında Restoran 13 isimli bir işletme için bölge halkından sürekli şikayetler geliyor. Okulların açıldığı bu dönemde bölge insanı daha sakin bir hayat istiyor.

Sayın Bumin PAŞA, Doğa Koleji’nin pedagoji eğitimi almayan öğretmen çalıştırdığı yönündeki şikayetlere ‘olamaz öyle şey’ demişsiniz. O zaman araştırın bakalım yeni göreve başlayan Filiz Aşan adlı öğretmenin pedagoji eğitimi var mı?

Sayın Ömer KALYONCU, Başbakan’ın kızının arsa alımı konusunda yaptığınız açıklamalardan sonra sanırız İrsen beye bir özür borcunuz oldu. Bu erdemi göstereceğinizden hiç kuşkumuz yok

Sayın Yakup DENİZ, Mevlit çetesi konusunda yazdıklarımızdan sonra gösterdiğiniz hassasiyetten ötürü teşekkür ederiz. Biz zaten gerekli isimleri gerekli yerlere bildirdik. Yakında sizinle de temasa geçeceklerdir.

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, insan bakanlık koltuğunda otururken hiç İsrail’e bir ziyaret gerçekleştirmez mi? Diğer bakanları örnek alsanıza, dünyada gezmedikleri ülke neredeyse kalmadı

Sayın Turgay AVCI, Larnaka’da denize nazır dönümlerce araziniz görenlere parmak ısırtıyormuş. İnsanın kendi öz malına bu kadar uzak kalması ne kadar acı değil mi?

Sayın Ali Özmen SAFA, her daire alana bir araba hediye veriyormuşsunuz. İnşaat sektöründe damping diye de buna derler. Allah herkese nasip etsin.

Sayın Hüseyin ATABEN, tarım dergisi için herkes destek çıkmış tek sizden bir hareket görememişler. Sizden para isteseler hadi neyse diyeceğiz, bari bilgilerinizi paylaşsaydınız, fena mı olurdu yani?

Sayın Sezai SEZEN, buradaki mesajdan sonra anında Yeşilköy’e giderek bölge halkının sorunların dinlediğiniz için teşekkür ederiz. Bölge hanımlarını şimdilik tek istediği su. Kahve fincanlarını yıkayacak suya bile hasret kalmışlar. Gözünüzü seveyim bu işe bir çare üretin

Sayın Kemal DÜRÜST, Türkiye’deki bütün okulların kantinlerinde  gazlı içecekler yasaklandı. Meyve suyu, ayran ve portakal suyu ise serbest. Artık bu işe ciddiyetle asılmanız bekleniyor. Bizim çocuklarımız bu kadar mı değersiz yani?

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, Metehan’daki çemberi sulayan ekiplere söyleseniz de yol kenarında bulunan çam ağaçlarını da bir ıslatsalar. Güzelim ağaçlar böyle giderse kuruyup şöminelik olacaklar.

Sayın Hüseyin ANGOLEMLİ, maaşınızın neredeyse aile bütçesine yetmediğinden şikayet etmişsiniz. Düğünler bitmek üzere merak etmeyin. Gelecek seneye kadar idare edersiniz. Maaş zammını ise kesinlikle unutun. Gerekirse birkaç yurt dışı yapın harcırahlarla idare edin. Başınız kel değil ya!

Sayın Mehmet SAMUR, hafta sonu kilolarca palamut çekmişsiniz ama, kendinize Müslümanlık yapıp konuya komşuya dağıtmamışsınız. Komşularınızın bir yerleri şişerse sorumlusu siz olacaksınız.

Sayın Ömer ÇIRALI, ekmeğin daha kaliteli ve ucuz olması için dışarıdan un ithaline başta fırıncılar olmak üzere kamuoyundan destek mesajları geliyor. Onun için bu konuda dik ayakta durmanız isteniyor.

Sayın Hasan ULUEL, Banu Alkan her zaman olduğu gibi yine sizin mekanı mesken tutmuş. Bolca da size ‘nere mi nere mi’ şarkısını söylüyormuş. Ne demek istiyor acaba? Bir yerleri mi ağrıyor?

Sayın Erdoğan ŞANLIDAĞ, uzun bir aradan sonra nihayet bölgenizde partinin başına geçiyormuşsunuz. Bu kadar tatil ve istirahat yeter artık değil  mi? Bölge halkı sizi aralarında daha çok görmek istiyor.

FR 512 plakalı aracın sürücüsü, önceki akşam Dr. Küçük Bulvarı’nda tehlikeli sürüş yaparak he kendinizin hem de başkalarının canını tehlikeye soktunuz. Neydi bu kadar aceleniz acaba?   

 

Günün Fıkrası : Külotsuz

Yeni evli çift sabah uyanırlar, yatakta muhabbet başlar, Kadın sorar kocasına; 

-Ya senin ayakların neden bu kadar büyük?.
-Çocukluğumda çok yalın ayak gezdim de ondan.
Peki ya, kafan neden bu kadar iri?
-Çocukluğumda hiç şapka giymezdim de, ondan.
Kadın bir süre düşündükten sonra:
-Vah Vah ,ne olurdu çocukluğunda birazda külotsuz gezseydin!.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum