1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Mülkiyette atılacak üç adım belirlendi
Mülkiyette atılacak üç adım belirlendi

Mülkiyette atılacak üç adım belirlendi

Kıbrıs sorunun en çetrefilli konusu olan mülkiyetle ilgili liderlerin vardığı anlaşma ortaya çıktı.

A+A-

Kıbrıs sorunun en çetrefilli konusu olan mülkiyetle ilgili liderlerin vardığı anlaşma ortaya çıktı.

Simerini gazetesi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in kişisel mülkiyet hakkına saygı duyulacağı ilke anlaşması kapsamında, Mülkiyet başlığıyla ilgili paket çözümle ilgili ele geçirdiği bilgileri yayımladı.

Gazete “Yuvarlağı Kareleştirirken (Uydururken)... Kişisel Mülkiyet Hakkı Devredilemez Ama Engelli... Mülkiyet Anlaşmasıyla İlgili Verileri Espen Barth Eide Bizzat ‘İtiraf Etti’... Başlıkla İlgili Çözüm Paketine İlişkin Flaş Bilgiler” başlık ve spotlarıyla verdiği haberinde özetle şunları aktardı:

“Nikos Anastasiadis ve Mustafa Akıncı’nın çözümsüz toprak başlığında vardığı formül muhtemelen ‘dairenin kareleştirilmesi (uydurulması) çabasına dönüşecek. Bir yandan kişisel mülkiyet hakkına saygı başarıldı, ancak öte yandan bu devredilemez hakkın, özel şartlardan dolayı ‘sulandırılması’ gerekecek.

MÜLKİYETTE ATILACAK ÜÇ ADIM

Gazetemizin diplomatik çevrelerden, özellikle de BM Genel Sekreteri’nin siyasi liderlikle baş başa görüşmesinde söyledikleriyle ilgili öğrendiklerimizden kesinlikle teyit edilmiş bilgilere göre mülkiyetle ilgili ilke anlaşması şu aşamaları öngörüyor:

-Yasal mal sahibinin, üç seçenekten (iade, takas veya tazminat) bir tanesini tercih etmesi gerekecek.

-İadeyi tercih etmesi halinde bunu bugünkü kullanıcı da söz konusu mülkte kalmayı isterse, mesele Mülkiyet Komitesi’ne havale edilecek.

-Mülkiyet Komitesi, ilk düşüncelere göre mal sahibinin mülkteki ikamet süresi, kullanıcının ikamet süresi, mülkün değeri, v.b. ile ilgili belirli kriterlere göre karar verecek. 

MÜLKİYET BULMACASINDA EN BÜYÜK ROL TC KÖKENLİ KKTC VATANDAŞLARI

MÜLKİYET bulmacasının çözüm çabasında en büyük rolü, Türk yerleşikler meselesinde varılacak anlaşma oynayacak. Başkan Anastasaiadis’in ve müzakere heyetinin, insani nedenlerle ilgili istisnalar dışında yerleşiklerin tamamen ayrılması konusunda anlaşmaya varılması halinde –ki kırmızıçizgidir-mülkiyetin çok daha kolay çözülmesi yolu da açılacak. Hiçbir engel olmadan mülküne geri dönme hakkına sahip olacak göçmen oranının artacağı söyleniyor çünkü işgal bölgelerindeki Kıbrıs Rum mülklerinin büyük çoğunluğu yasadışı olarak, Ada’da kalma hakkı olmayacak yerleşiklere verildi.

Kıbrıslı Türkler tarafından kullanılmakta olan Rum mallarına gelince, sorunun çok da ciddi olmayacağı değerlendiriliyor çünkü Kıbrıslı Türklerin de özgür bölgelerdeki kaybettikleri mülklerine dönme hakları olacak.

Tüm mallar mercek altında

Liderler, müzakere heyetlerinden her iki toplumun tapu dairelerinden mallarının tamamını ve kullanım durumlarını detaylarıyla birlikte kaydetmelerini istedi

Liderler, müzakere heyetleri aracılığıyla her iki toplumun yetkili birimlerinden (tapu daireleri) Kuzey’deki Rum mallarının ve Güney’deki Türk mallarının tamamını, kullanım durumları v.b. detaylarıyla birlikte kaydetmelerini istediler. 

Başkan Anastasiadis’i asiste eden hukukçular grubunda yapılacak bu inceleme mülkiyetle ilgili kararları kolaylaştıracak çok önemli verileri kısmen gösterecek. İnceleme ile belirlenmek istenenler şunlardır:

-Her iki tarafta da hangi mülkler üzerine altyapı (yol, hastane, okul, v.b.) çalışmaları yapıldı ve otomatikman iade seçeneği dışında bırakılacak,

-Her iki tarafta da hangi mallar Kıbrıslı Rum göçmenlerin ve kendi istekleriyle yurtlarından ayrılan Kıbrıslı Türklerin iskânı için kullanıldı,

-Her bir mal sahibinin seçeneklerinden biri olan muhtemel tazminat için gerekecek parayla ilgili ilk bir ön görüntü elde edilebilmesi için mülklerin bölgelere ve şehircilik planlarına göre değerleri detaylı değil ama genel çerçevede kaydedilecek.

İki bölgeliliğin 4 temel özgürlüğün uygulanmasına uyup uyamayacağıyla ilgili eleştiriler yapılmış olsa da gazetemiz, BM Genel Sekreteri’nin Özel Danışmanı Eide’nin bu soruya olumlu cevap verdiğini biliyor. Eide garantili nüfus ve mal çoğunluğu gerekmeyeceğini, siyasi haklar meselesinin düzenlenmesi gerekeceğini düşünüyor.

Eide görüşmelerinde, ‘daraltılmış siyasi haklar, federal devletin yürürlükte olduğu başka yerlerde de görünen bir şeydir’ argümanını kullanarak Kıbrıs Rum toplumunu, böyle bir tavize hazırlamaya çalışıyor. Eide Kıbrıs Rum tarafının, çözümün Avrupa olgularına tamamen uygun olması gerektiği ezeli tezine hayran görünse de kuşkusuz ki seçme-seçilmede kısıtlama, uluslararası hukuka da AB ilke ve değerlerine de uymaz.

“Çözümden sonra çok para atılmayacak”

Eide, mülkiyette tazminat paralarının bir defada verilemeyeceğini çünkü bunun, çözümün sürdürebilirliği ve birleşmiş Kıbrıs’ın ekonomisi açısından olumsuz olacağını söyledi

Bir göçmenin mülkünün değeri için tazminat seçeneği, en azından perde gerisinde, çözümün maliyeti konusunu ve nihayetinde ihtiyaç duyulacak bu paraları kimin ödeyeceği konusunu gündeme getiriyor.

Ancak şimdilik kaygılandıran şey, Espen Barth Eide’nin ‘kapalı kapılar arkasında kullandığı ifadelerdir. Gazetemizin elindeki flaş bilgilere göre Eide siyasilere ve diplomatlara, kamuoyuna ‘çözümden sonra çok para atılmasının (harcanmasının) söz konusu olmadığı’ tezinin aktarılması gerektiğini söylüyor. Diğer bir deyişle

Eide son 48 saat içerisindeki görüşmelerinde, tazminat paralarının bir defada verilemeyeceğini çünkü bunun, çözümün sürdürebilirliği ve yeniden birleşmiş Kıbrıs’ın ekonomisi açısından olumsuz olacağını savundu.

Espen Barth Eide’nin siyasi liderlik önündeki sözleri, şahsi görüşü mü yoksa müzakerelerde görüşülmekte olan tez mi olduğu netleşmediğinden tepki çekti. Her halükârda nihayetinde böyle bir şey geçerli olursa o zaman otomatikman, çoğu örnekte iade ve geri dönüşte ortaya çıkacak zorluklarla birlikte, tazminat seçeneğini iptal eder ve ‘tek yol’ olarak üçüncü seçenek olan takası gündeme getirir.”

Mülkiyet Komitesi’ne malların kullanıcıları başvurabilecek

Rum tarafı, mülkiyette ilk söz hakkının mal sahibinde olması gerektiğinde ısrar ediyor.Türk tarafı da kullanıcının hakları olduğuna işaret ediyor. Mülkiyet Komitesi’ne hem Rumlar hem de KKTC’deki malların kullanıcıları başvurabilecek

Fileleftheros gazetesi “Mülkiyet Kriterleri Konusunda Derinlere... Farklı Kalkış Noktalarından Kullanıcı Odaklı Görüşmeler” başlıklı haberinde mülkiyetin çözüm kriterlerinin görüşülmesine müzakereciler düzeyinde başlandığını hatırlattı.

Gazete bugüne kadarki görüşmelerden ve müzakere heyetlerinin hareket çerçevesinden; mülkiyetle ilgili meselelerin büyük ölçüde, çözümden sonra kurulacak Mülkiyet Komitesi önünde ve görüşülmesine başlanan kriterler temelinde değerlendirileceğin anlaşıldığını yazdı.

Gazete bir Kıbrıslı Türk, bir Rum ve bir de yabancıdan oluşacak komiteye hem Rumların hem de KKTC’deki malların bugünkü kullanıcılarının (gazete gaspçılar ifadesini kullandı) başvurabileceğini belirterek Eide’nin önceki gün komite oluşumundan söz ederken sadece Kıbrıslı Türk ve Rum üyeden söz ettiğini, yabancıdan bahsetmediğini hatırlattı.

Edindiği bilgilere dayanarak üçüncü üyenin, çıkmaz durumlarında devreye girecek yabancı bir yargıç olacağını belirten gazete onu da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) seçeceğini ve seçilecek kişinin Kıbrıslı Türk, Rum, Türk veya Yunan olamayacağını kaydetti.

Gazete bunun büyük oranda kriterlerle belirleneceğini ancak Türk tarafının kriterler konusunda AİHM’in, kullanıcının rolünü artıran Dimopulos kararına atıf yaptığını yazdı ve bilgili bir kaynağı işaret ederek Kıbrıslı Türk Müzakereci Özdil Nami’nin, mahkeme kararlarına atıfta bulunurken Dikmopolos kararını kastettiğini ekledi. 

“Mülkiyette kriterler önemli”

Dr. Kudret Özersay, Kıbrıs müzakerelerinde mülkiyet konusunun kriterlere dayalı çözümleneceğinin belirtilmesinin olumlu olduğunu ancak kriterlerin neler olacağının çok daha büyük önem taşıdığını vurguladı

Eski Müzakereci ve DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kudret Özersay, Kıbrıs müzakerelerinde mülkiyet konusunun kriterlere dayalı çözümleneceğinin belirtilmesinin olumlu olduğunu ancak kriterlerin neler olacağının çok daha büyük önem taşıdığını belirtti.

Son liderler görüşmesi ertesinde tarafların mülkiyet konusunda yaptıkları açıklamayı yazılı bir açıklamayla yorumlayan Özersay, mülkiyete dair açıklamanın bazı olumlu yanları bulunduğunu, ancak bu metinde yer alan bazı noktalara açıklık getirilmesi gerektiğini belirtti.

Özersay “Bazı olumlu yanları bulunan bu açıklamadan, özellikle tarafların aynı şeyi anlıyor olduklarını umuyorum. Mülkiyetin, kriterlere dayalı olarak çözümleneceğinin belirtilmesi olumludur, ancak bu kriterlerin neler olacağı çok daha önemlidir. Kriterlerin neler olacağında anlaşılmadan mülkiyet rejimi ortaya çıkmayacak, kimin malının gelecekte ne olacağını bilmek de mümkün olamayacaktır” dedi.

Özersay ayrıca “eğer taraflar aynı metinden çok farklı şeyleri anlıyorlarsa, yaşamsal olan bazı kavramların tanımlarını farklı farklı yapıp istediklerine yakın sonuçlar elde etmeye çalışıyorlarsa, kamuoyuna bu konularda ilerleme olduğu mesajı vermekten çok, bu görüş ayrılıklarını gidermeye odaklanmalıdırlar diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Açıklamasında, yapılan açıklamalardan aynı şeyin anlaşılıp anlaşılmadığının netleşmesi için tarafların yanıtlaması gereken sorular bulunduğunu kaydeden ve bunları sıralayan Özersay, şu ifadelere yer verdi:

“MÜLKİYET EN KARMAŞIK BAŞLIK”

“Mülkiyet, Kıbrıs sorununda tam bir keşmekeşe dönüşmüş, belki de en karmaşık başlıklardan birisi haline gelmiştir. Bu nedenle tarafların bu konuda ilerleme elde etmelerinin zaman alması normaldir. Ancak uzlaşılan metinlerin muğlak olmamasına, her yere çekilebilir ifadeler içermemesine özellikle özen gösterilmelidir.

Eğer taraflar aynı metinden çok farklı şeyleri anlıyorlarsa, yaşamsal olan bazı kavramların tanımlarını farklı farklı yapıp istediklerine yakın sonuçlar elde etmeye çalışıyorlarsa, kamuoyuna bu konularda ilerleme olduğu mesajı vermekten çok, bu görüş ayrılıklarını gidermeye odaklanmalıdırlar diye düşünüyorum.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.