1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Mum ışığında karamsar notlar…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mum ışığında karamsar notlar…

A+A-

* Elektrik ve iletişim sorunlarının ulaştığı zirve, Greentree zirvesini gölgede bıraktı…
  
* Kendi işçisine asla sendikalaşma hakkını vermeyen ve asgari ücretin önüne de her zaman kararlılıkla en büyük engeli koyan bazı işverenlerin “üretici” sıfatıyla grevdeki çalışanlara destek çıkması, bu ülkenin sayısız acayipliklerinden biri.
  
* Sendikacılarımızın başardığı bazı büyük işler: Okullardaki eylemleriyle özel eğitim sektörünü, hastanelerdeki eylemleriyle özel sağlık sektörünü, iletişimdeki eylemleriyle özel haberleşme sistemlerini, ürkütücü eylem türleriyle de özel sektördeki sendikalaşma fobisini kurumsallaştırdılar.
  
* Bu kadarı yetmedi; şimdi amacını aşan eylemleriyle özelleştirme yandaşlarının sayısını da artırdılar.
  
* Çalışanlarımızdan büyük bir çoğunluk sendikalarına bağlı oldukları kadar devletlerine de bağlı olsalardı çoktan Akdeniz’in İsviçre’sine dönüşürdük.
  
* Hükümetin grevi erteleme kararına karşın çalışmama hakkını öne sürerek grevi sürdürme eyleminin adını doğru koyalım: Buna açıkça sivil itaatsizlik denir…
  
* Hastanın, bebeğin, yaşlının ve kan ağlayan esnafın elektriğine ve telefonuna dokunmadan eylem platformunu Başbakanlığın önünde oluştursaydınız tüm yandaşlarını sonuna kadar yanında bulurdunuz. 
  
* Elektriksizlik cehennemdir. Halk, kendine bu cehennemi yaşatanları sevmez ve bağışlamaz.
  
* Elektrik ve telekomünikasyon kurumlarının halkın malı olduğunu öne sürenler bu halk mallarını neden halka karşı kullanıyorlar?
  
* Avrupa Birliği özel girişimciliğin Kâbe’sidir. Hem AB’ci olmak, hem de özelleştirmeye karşı çıkmak yaman bir paradokstur.
  
* Çakıcı Mehmet Efe; of pardon; muhalif psikiyatrist Mehmet Çakıcı, halkımızın güncel psikolojisi hakkında bir açıklama yapmayacak mı?
  
* Bakan Sunat Atun önce Mersin Gümrüğü’ndeki sorunların Ankara nezdinde aşıldığını, elektriksizlik cehenneminde yaşanırken de iki saate kadar hastaların, bebeklerin ve yaşlıların elektriğe kavuşacağını müjdeledi. Bir anda günün kahramanı oldu. Kahramanlıkların sürekli olması dileğiyle.
  
* KIB – TEK’e milyonluk borcu olanların da elektrik krizini eleştirmelerine asla tahammülüm yoktur. Çünkü onlar, bu krizin baş failleri arasındadırlar. Yavuz hırsız ev sahibini bir kez daha bastırmasın lütfen!..
  
* Mum ve kibritin bile darlığını yaşatan uzun süreli elektrik kesintilerinde ilkel yaşama olanaklarını araştırıp bulan özverili insanlarımızın yaratıcılığına hayran kaldım…
  
* Yediden yetmiş yediye; hatta beşikten mezara nice insanlık dramını tetikleyen bir sendikal eylem, meşruiyetini kaybeder. Hiçbir hak arayışı hastaların, bebeklerin ve yaşlıların sağlığından daha kutsal değildir.
  
* Hak arayışına çıkanlar başkalarının hakları üzerinden silindir gibi geçebilirler mi? İşte bütün mesele burada!..
  
* Sabotaj iddialarının kanıtları eğer halkın önüne konabilirse, bu ülkedeki sendikacılık hareketi en önemli kırılma noktasını yaşar. Kanıtları görmek isteriz…
  
* Halkın ve devletin kurumlarını halk ve devlet adına emanet alanlar eğer emanete ihanet ederlerse bunun adına ne denildiği tüm sözlüklerde net biçimde vurgulanmaktadır.  
  
* Şimdiye dek özel sektörde örgütlenmeyi başaramayan ve sadece devlette firavun kesilen sendika ağaları özelleştirmeden neden mi korkuyorlar?.. Çünkü özelleştirme yaygınlaştıkça ağalıklarını kaybedecekler. Onlar çalışma sorunlarıyla yüklü özelde sendikalaşma gücünden yoksundurlar. Ağalıkları devlet kapılarında geçer.
  
* Ben insanları köle gibi kullanan kimi özel sektör kurumunda da sendikalaşmayı başaran sendikacıya şapkamı çıkarır, önünde saygıyla eğilirim. Hani nerede o sendikacı tipi?..
  
* Elektrik kesintilerinin yaşandığı Lefkoşa gecelerine çıktığımda kendimi dehşetengiz bir korku filminin ürpertici dekoru içinde hissederim. Ey Lefkoşa; başına bunlar da mı gelecekti!..
  
* Elektrik gelgitleri sayesinde bir de muhteşem elektrikli cihazlar mezarlığımız oluşacak. Vay milli servetimize vay!..
  
* Her yer karanlık pür nur o mevki. Neresi mi?.. Çilekeş Kıbrıs Türk halkının hayrını istemeyenlerin mevkii!..
  
* Bu satırları mum ışığında ve şarjı son nefesini vermek üzere olan bilgisayarımda yazıyorum. Elektriği ve interneti birkaç dakikalığına olsun yakalayabilirsem gazeteme ileteceğim. Ne günlere kaldık ya rabbim!..


Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.