Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Musa doktor…

A+A-

Musa…  Dayım…  Anemin tek kardeşi…

Çileli, yokluk döneminde Baf’ta doğmuşlardı.

Baf…

Deniz kenti.

Aşağı Baf balıkçılar yeri…

Topu topu kırk Türk ailesi yaşardı orada.

Birisi güya “kırk aileyi geçmeyin” diye beddua etmiş…

Geçememişler.

Tam kırk birinci aile yerleşecekti…

Bir aile göçtü gitti.

Tuhaf inanışlara inanan bir yapıdan geldik.

Merdiven altından geçmeyin, derlerdi.

Uğursuzluk getirecekmiş.

Gece tırnak kesilmez, incir yenmez, diye öğrettiler.

Bunlar gibi çok inançlarımız vardı.

Hala uygulayanlar mevcut.

Kim öğretmiş, kim başlatmış bilinmez.

Geçmişten alışkanlıklarımız diye düşünürken.

“Şaman dininden” dediler.

Doğruysa, Kıbrıs’a Şamanlar gelip yerleşmişler.

Müslüman olmayanlar yani.

Sonra nasıl oduysa oldu.

Dedem cami hocasıydı.

Suni İslam’ı öğretiyordu.

Ama bağnaz değildi.

Demek içinde hala farklı inanışlar vardı.

Musa… Dayım… Aşağı Baf’ta çileli, yokluk döneminde doğmuştu.

“Okuyacağım” dedi.

Okudu.

Nörs oldu.

Baf’ın nörsüydü o.

Sonra Lefkoşa’ya tayini çıktı, gitti.

Orada sosyal konutlarda yaşadı…

Tekrar Baf’a döndü.

1974 yılına kadar oradaydı.

Savaştan sonra Omorfo…

Ve bir müddet sonra emekli hayatı başladı.

İşte o emekli hayatında kızının yanına gidiyordu.

İstanbul’a.

Facebook’ta bir fotoğraf paylaşıldı.

Ortada ben.

Solumda Musa Doktor yani Dayım…

Sağımda yengem Refika…

Dayımla ilgili ilk aklıma gelen iki olay var.

Birincisi teşkilat zamanı, diğeri 1974 hemen sonrası…

Birincisinde teşkilata girmeyen babamı kendi arabasında alarak vurmak için götürüyorlarmış…

Bunun için kasaba dışına çıkartmaya çalışmışlar.

İsim vermek doğru olmadığı için yazmadım.

Dayım olayı duyar duymaz ok gibi fırlamış.

Onların önlerini kesmiş.

“Zarar verirseniz karşınızda beni bulursunuz” demiş.

İkincisi: 1974 sonrası çoğu kuzeye geçmiş, dayım ve babam ailecek Baf’ta kısılmışlardı.

Babam “kuzeye geçelim” demiş.

“O da geçelim” demiş.

Arabaları ile Lefkoşa’ya geldiler.

Trafikte normal seyrederken dayım arkada, babam önde, Ledra Palas kapısına doğru yaklaştılar.

Rum askeri eliyle geçmeyin, tehlikeli işareti yapmış.

Dayım durdu.

Babam camdan elini çıkartarak devam dedi.

Devam etti.

Kuzeye geçtiler.

Geçer geçmez dayım toprağı öptü.

“Kurtulduk” dedi.

Ortada ben, solumda dayım, sağımda yengem.

Giydiğim gömlek yıllar geçti, hala duruyor.

Ama dayım ve yengem şimdi yoklar.

Koca Musa Doktor ve diğer gidenler.

Keşke olsaydınız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.