1. YAZARLAR

  2. Harun Denizkan

  3. Müteahhitler Birliği yönetiminden iki istifa
Harun Denizkan

Harun Denizkan

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Müteahhitler Birliği yönetiminden iki istifa

A+A-

İnşaat Müteahhitleri Birliği'nde yaprak dökümü başladı, yönetim kurulu üyelerinden Ahmet Baştaş ile Ahmet Arabacıoğulları istifa ettiler. 'Müteahitler Birliği’nde neler oluyor?' diye merak etmeyin, çünkü istifa eden Ahmet Baştaş, istifa gerekçesini yönetim kuruluna açıklarken bizi de unutmadı! Baştaş yönetime sunduğu istifa mektubunu bize de gönderdi. Müteahitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Güney’den döner dönmez ilk yönetim kurulu toplantısında iki yönetim kurulu üyesinin istifası ile karşılaştı. Genel kurulda en çok oyu alan Ahmet Baştaş ile Ahmet Arabacıoğulları’nın istifaları Gürcafer’i zora sokarken, bir yönetim kurulu üyesinin daha istifa etmesi halinde olağanüstü genel kurula gidilecek. Bilindiği gibi Müteahhitler Birliği Başkanı Gürcafer bazı sebeplerden dolayı bir süreliğine Güney Kıbrıs’a gitmişti. Gürcafer; geldikten sonra bir gazetede verdiği mülakatta devleti AHİM’de dava edeceğini açıklamıştı. Gürcafer’in bu açıklaması üzerine; yönetim kurulu üyelerinden   Ahmet Baştaş büyük bir rahatsızlık duydu. Gürcafer’in yokluğundan dolayı aylardır toplanamayan Müteahhitler Birliği yönetim kurulu, geçtiğimiz pazartesi günü toplandı ama bu toplantıda Baştaş ile Arabacıoğulları istifa ettikleri için toplantıya katılamadılar. İşte Ahmet Baştaş’ın istifa gerekçesi.

 

Değerli Başkan ve Yönetim Kurulu Üyeleri,

On aya yakın bir süre sizler ile Birliğimize hizmet etme şansında bulundum ve sizler ile çalışmaktan zevk aldım. Bu süreç içerisinde Birlik ile ilgili izlenimlerimi sizler ile paylaşma ihtiyacında bulundum.

Son aylarda  yaşanan ufak tefek tartışmanın dışında genelde demokratik bir çerçevede çalışmalarımızı yürütmüş bulunmaktayız. Başkanın haklı veya haksız şahsi sebepleri ile Rum kesimine geçmesinden sonra yaşanan bir takım  idari sıkıntılar ve birliğin gördüğü ve görmekte olduğu zararlar beni Birliğin geleceği açısından  ciddi şekilde endişelendirmektedir. İktidarda hangi parti olursa olsun Hükümet'in Birliğe bakış açısı birliğimiz açısından çok önemlidir. Hükümetin görüşü Başkanın şahsi meselesi olan Mimoza Hotel Olayı ile olumsuz yönde değişmiştir. Başkanın ilk seçildiği günlerdeki siyasi yöndeki hassasiyeti ve Mimoza Hotel olayı boyunca oluşan siyasi tavrı arasında uçurumlar oluşmuş hatta hükümet yetkilileri ile haklı-haksız hizipleşmesinden ve ayrıca  bu olayın etkisinde kalarak yaptığı açıklamalar Birliğimizin Hükümet ile ilişkilerinin gerilmesine sebep olmuştur.  Üyelerimizin menfaatlerinin korunması açısından gerek hükümet yetkilileri gerekse de TC Elçiliği ile ilişkilerimizin gözden geçirilerek, Birliğimizin geleceği ve devamlılığı dikkate alınarak yeni bir vizyon oluşturulması  gerekmektedir. Şu anki yapımız sürdürlebilir değildir. Sürekli eylem yapma veya tepki vererek bir yerlere varmamız mümkün değildir. Ayrıca Birliğimizin yapısının da değişmesi gerekmektedir. Şu anki personel yapısı ile bu mümkün değildir. Konularında uzman kişiler istihdam ederek devlet dairesi görünümü yapısından çıkıp sektör için proje üreten kurum haline gelmemiz gerekmektedir. Gerçekten kurumun personel yapısı yeni oluşturulması gereken kurum vizyonu ile paralel olarak değişmesi gerekmektedir.

Birliğin geldiği bu noktada  yukarıda belirttiğim gibi yeni bir vizyon oluşturarak Genel Kurula Gidilmesi gerekmektedir. Hatta genel kurula gitmeden geniş kapsamlı toplantı yaparak bunun gerekliliğini birlik üyeleri ile paylaşıp work shoplar  düzenleyerek yeni yapının çerçevesini birlikte çizdikten sonra genel kurulun yapılmasını sağlamamız gerekmektedir. Özellikle Başkanın mevcut şartlar altında bunu yaparak Birliğin önünü açarak görevi bırakması gerekmektedir. Aksi takdirde yakın süreçte şahsıyla ilgili yaşanması muhtemel  problemlerden  dolayı Birlik olumsuz yönde etkilenecektir. Ayrıca kişi olarak kendisinin de bunca yıl birlik için yaptığı çalışmalar ve hizmetler doğru olarak algılanmayacaktır. Başkanın geçtiğimiz günlerde basın yoluyla açıkladığı devlet aleyhine açacağı AHİM davasından sonra  devletini karşısına alan bir başkan ile devam etmemiz,  devlet ile olan ilişkilerimizi daha da etkileyecektir kanaatindeyim. Ayrıca dava içeriği açısından konunun  mülkiyet ile ilgili olmasından dolayı Orams Davasındaki gibi sektörümüz ciddi bir şekilde  etkilenecektir. Bunu bir başkanın kendi üyelerinin geleceğini direkt olarak ilgilendiren bir konuda   yapması bence kabul edilir bir durum değildir. Buna ek olarak Birlik aleyhine dosyalanan davalar Birliğimizin güvenini ve geleceğini tehdit etmektedir. Bunlardan bir tanesi hepimizin bildiği Kooperatif  Bankasına olan borcumuz ile ilgili dava olup hükümet ile ilişkimizin olumsuz olarak sürdüğü  bu dönemde konuyu nasıl çözeceğimiz bir muammadır. Bir diğeri Hülya Şehir ile ilgili aleyhimize açılan dava dosyası olup konun akibeti bilinmemektedir. Bir diğeri ise N.I ile ilgili aleyhimize açılan bir dosyadır. Özellikle N.I ile ilgili olan dava benim gerçekten Başkan ile ilgili düşüncelerimin olumsuz yonde değişmesinde etkili olmuştur.  Bu dava bizim dönemimizde Başkanın birlik adına bizlerin haberi olmadan Nüshet İlktuğ’ un mali sorumluluklarına kefil olması ile ilgilidir. Bu durum kesinlikle kabul edilir bir durum değildir. Her ne isterise olsun açıklanması mümkün olmadığı gibi  kanaatimce görevi yetkilerinin dışında ve yönetim kurulunun haberi dahi olmadan kötüye kullanmaktan başka bir şey değildir.

Kısacası Birliğin bu ortamda görevini yerine getirmesi mümkün değildir. Birliğin ne kendi kendine güveni ne de dışarıda Birliğe karşı bir  güven kalmıştır. Yukarıda belirttiğim sebeplerden dolayı Birlik derhal yeni vizyon anlayışı ile çalışmalarını tamamlayarak genel kurula gitmesi gerekmektedir.

 Yukarıda yazdıklarımı sizler ile paylaşmak istememin sebebi hem Birliğin Sağlıklı bir geleceğe kavuşmasına olanak sağlamak hem de istifa sebeplerimi açık bir şekilde dile getirmektir.Olası genel kurulda  Başkan veya yönetim kurulu adayı olmayı düşünmediğimi ayrıca belirtmek isterim.

Gelinen bu noktada görevimden istifa ettiğimi bildirir hepinize saygılar sunarım.

 Ahmet Baştaş

( Yönetim Kurulu Üyesi )

 

MESAJI OLAN ALSIN

Sn.Özdemir YARDIMCI; Top sakalla yeni bir trend yarattığın kesin. Üstelik olgun ve emekli kimliğine rağmen. Yakışmadı da değil yani.

Sn.Mustafa PİRO; Bu gidişle İkinci Lig'in yolu gözükebilir. Takımın transfere ihtiyacı olduğu spor kamuoyunca zaten söyleniyor. Ne yap ne et takıma 4-5 transfer yaptır. Artık başkanı ikna etmek de sizin elinizde.

Sn.Hüda AKSOY; 4-5 gündür havaların soğuk olmasına aldırış etmeden ince bir ceketle dolaş dolaş hasta oluyorum dediğini gargalar uçurdu. Eminim dün veya bugün ya grip oldun ya da oldun oluyon. Sana bir adet adaçayı, bir streplis bir de berocca gönderiyorum. Sonra yılbaşını yatarak geçirmeyesin.

Sn.Tülay NALBANTOĞLU;Misafirperverliğinizi bilirdik de şarkı söylediğinizi duymamıştık. Evde de söyleyebilirseniz sorun yok eğer Hayati bey memnun kalırsa.

Sn.Suat GÜNSEL;Yakın Doğu Bankasının yeni ajandaları dolaşmaya başladı. Benim de elime kazara geçti. Bu yıl ilk ajandayı dağıtan firma olduğunuz yönünde söylemler var. Herşeye rağmen teşekkürler.

Sn.Mustafa BAYBORA; Sendikacı kimliğimle resepsiyonlara katılırım diyorsun ama CTP’ninkine katılıp UBP’ninkine katılmaman dikkatlerden kaçmadı bilesin. Biraz dengeyi bulmak lazım değil mi? Ne de olsa sendikacılar bağımsız olurmuş!!!! İnananı da...

Sn.Özkan YARGANCIOĞLU; Partinizin 41. yılı hayırlı ve uğurlu olsun. Gelenlerin kuru kalabalıktan olduğunu söyleyen çok. Üstelik bir kesimin her partinin resepsiyonuna katıldığı da biliniyor. Kalabalığa aldanıp erken seçimde ısrar ederseniz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Bizden söylemesi.

Sn.Mehmet SOYKURT;  Senin için has ve has UBP’li diyorlar ama gelgelelim biraz daha İrsen Bey’le diyaloğu artırman gerekebilir. İşi sağlam tut ki elinden kaçmasın.

Sn.Sami OSMANLI; Şu baloyu iyi de yaptın da Başbakan CTP resepsiyonunda ilçe başkanı da TV’de olunca ilk etapta biraz moraliniz bozulmuş. Bu kadar aktif gençliği kim kaçırmak ister ki zaten sonradan katılmışlar. Bol şanslar.

Sn.Aslı EROĞLU; Gri etek siyah montla seni BRT resepsiyonunda görenler 'Bugün Ne Giysem' programını hatırlamış. Biz de sizin kıyafetinizi değerlendirdik. Bizimlesin....

Sn.Ejder ASLANBABA; Kıyafetlerin ilgi çekmeye devam ediyor ama bizimle değilsin....

Sn.Mehmet ÇAKICI; Gördüğün gibi sadece ağır toplar TDP’de yok. UBP zaten hep ağır top, 2 dakikada sizi sil aşağı etmeleri süpriz değil. Yaptığın mücadeleci ruh TDP’yi ne kadar yansıyacak bekleyip göreceğiz.

Sn.Hüseyin ÖZGÜRGÜN; Ne kadar da TDP’li vekillerle siklet farkınız olsa bile sakin ve efendi duruşunuz TDP’li vekillerin sakinleşmesinde önemli rol oynamış diyorlar. Eee ne de olsa parti başkanlığı yapmış  kimliğiniz yanında sakin ve efendi kimliğiniz olduğu da kesin.

Sn. Bulut AKACAN; Zaman öyle bir geçti ki; Faiz Yasası'nın geçtiğini bile anlayamadık. Murat intihar etti, hem de Soner’i ömür boyu cezalandıracak bir şekilde. Aylin desen en mutlu gününde kafayı yedi. Berrin’e gelince; o da Ahmet’in uğruna Hakan’ı kaybetmek üzere. Cemile bile bu işin içinden çıkamayacak duruma geldi. Sen bu işin içinden nasıl çıkacaksın çok merak ediyorum.?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.