1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Müzakere barış getirir demiştiniz?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Müzakere barış getirir demiştiniz?

A+A-

Yılan hikayesine dönüşen müzakere sürecimiz de iç politikadaki karmaşanın kurbanı oldu.

Yok demeyin sakın!

Ben de biliyorum Güney'deki başkanlık seçimlerinin süreci yavaşlatarak durdurduğunu. Fakat taa Türkiye Cumhuriyeti'nden seçimlerle ilgili açıklamalar, Güney'deki yeni başkana teklifler, davetler yapılırken, bizim müzakerecimizin bu süreci nasıl değerlendirdiği konusunda meraklandığımı söylemem sanırım sizleri çok şaşırtmayacaktır.

Müzakere süreçlerinde, sessiz ve yavaş geçen dönemlerin, yavaşlamaya sebep olmayan tarafın avantajına kullanılacak bir süreç olduğuna inanırım. Nereden nereye gelindiğini, gelinen süreçte bizim ve karşımızdakilerin ihtiyaçları, bugüne kadar  işe yarayan ve yaramayan enstrumanlar tek tek alt alta sıralanarak muhasebesi yapılabilirdi.

Oysa müzakerelerimizin Güney'deki başkanlık seçimlerinden dolayı yavaşlayan süreci, bizler avantaja çeviremedik. Çünkü, bu süreç bizde de kurultayın ağına takıldı. Bu takılma sebebiyledir ki aslında avantajımıza kullanmamız için biçilmiş kaftan olan bu süreç, neredeyse bir dezavantaj olarak Kıbrıs sorununu baltaladı.

Tabi elbette baltalanmasının veya doldurulmasının bilinçli yapılmadığını varsayacak olursak...

Çözüm için canla başla çalışmakta olan, görevini bu uğurda gerçekleştirdiğinden şüphe etmediğimiz bir müzakerecimiz ve müzakere heyetimiz olduğu fikrinden hareketle bu düşünceyi savunuyoruz.

***

Gerçi Kıbrıs sorununda siyasetle müzakere yönteminin bunca zamandır ne işimize yaradığını da bütünlüklü bir biçimde değerlendirdiğimiz söylenemez. Çünkü eğer öyle yapmış olsaydık, konuya dair ilgimizi ve ümitlerimizi  Kıbrıslı Türkler oarak daha canlı tutabilirdik.

Özellikle son dönemde, müzakere sürecinin Talat zamanında bir karartma içinde olduğunu ve halk ile müzakere sürecinde olan bitenlerin yeterince paylaşılmadığını söyleyerek, kendisinin, ulusal konsey ile bilgi ve görüş alışverişlerine önem vereceğini dile getirerek cumhurbaşkalığınq seçilen Sn. Eroğlu'nun müzakere süreci konusunda şeffaf olduğunu söylemek sanırım çok da doğru olmaz.

Gerçi eğer, süreçte anlatılacak bir şey olmadığından dolayı sürece dair bilgilendirme yapamıyorsa cumhurbaşkanı, o da ayrı bir sorundur elbette.

Diyorum ya hep müzakere sürecine odaklandık yıllardır. Sürecin içeriğini, nelerin konuşulduğunu veya nelerin aşıldığını konuşmak kolay olmadı. Belli dönemlerde Talat bunu yapmak istese de, ne yazık ki hem Hristofyas'ın ikili oynaması, hem de içte çözüm ve barış karşıtı çevreler tarafından eleştirilerek azımsanması sürecin gölgede kalmasına yol açtı.

Şimdi haliyle, bunca zamandır müzakereler ne işimize yaradı sorusu sıkça sorulan ve ümitsizlik empoze eden bir soru olarak belleklerimizdeki yerini aldı.

***

Müzakereler iki toplumu yakınlaştırmadı. Yakınlaştırmadı da  uzaklaştırmadı da diyebilmeyi isterdim fakat rahmetli Denktaş zamanında da, şimdilerde de pek çok sebebin etkisiyle birlikte toplumların uzaklaştırılması için gayret dahi sarfedildi.

E tahmin edersiniz ki müzakerelere ilgimiz de düştü bu sayede!

Ban Ki Moon'un, Kofi Annan'ın, De Soto'nun ve daha nicelerinin enerjileri ve emekleri minicik bir kara parçası üzerindeki bir avuç insanı bir araya getirmeye yetmediği gibi, daha da uzaklaşmamız için çaba sarfetmekte olanları başarılı pozisyonlara taşıdı durdu!

Son zamanlarda müzakerecinin de, heyetlerinin de de bu durumdan pek şikayetçi olmadıklarını düşünüyor, biraz da barıştan ve çözümden yana  umutsuzluğa kapılıyoruz.

İdeolojileri ve Kıbrıs sorununa bakışları nedeni ile arpa boyu yol katetmemek, mesafeleri büyütmek ve sorunları çözümsüz kılmak işlerine geliyor belki de kimbilir?

Müzakere sürecinin neredeyse dostlar alışverişde görsün noktasına taşınmasından pek de şikayetçi değiller gibi görünüyor.

Müzakere sürecinin sessizce manipüle edildiği bir süreçten geçiyoruz bile demeye başlanabilecek yakında böyle giderse.

****

Oysa hala inanıyorum ki Kıbrıs'ın Kuzey'inde de Güney'inde de mevcut sorunların ortadan kalkması her halükarda çözüm ve barış ile gelecek, hepimizin eli barış ile güçlenecektir.

Söylemeden edemedim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.