1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Ne siz, ne de anavatanım mahkûm olmasın
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ne siz, ne de anavatanım mahkûm olmasın

A+A-

Kıbrıs sorununun çözümü aşamasında geldiğimiz nokta, Cidde ile cidden aklımı karıştırdı.

Yüzümüzü hangi yöne çevirip, hangi yönden Kıbrıslı Türkler olarak işimize yarayan ve çıkar sağlayabileceğimiz sonuçları üretecek ilişkileri oluşturabileceğimizi karıştırır oldum.

Adına milliyetçilik dedikleri o duyguyu, nasıl da ölümüne savunduğumuzu da anlayamıyorum doğrusu.

Çıkar ilişkilerinin ön planda olduğu günümüz dünyasında, duygusallık çok da işe yaramaz gibi geliyor bana. Bunun adı zararına duygusallık dışında bir şey olmaz. Gerek Kıbrıs sorununun çözümünde, gerekse de Kıbrıslı Türklerin izole edilmişliğinde duygusallık, hatta kişisel milliyetçi duyguları önde tutarak bir devletin tavırlarını belirlemek çok da objektif ve güzel bir çözüm değil. Hiç değil hem de…

Dünya çıkar dünyası! Kaldı ki biz bir devletin çıkarlarını konuşuyoruz. Bunun için bireysel duruşlar ya da zümresel çıkarlar söz sahibi olamaz: Olmamalı.

Oysa Kıbrıs’ın Kuzey’inde olan bitenleri izlediğinizde, her şey bireysel ve zümresel çıkarlar ile yönetiliyor adeta…

O zaman da Kıbrıslı Türkler olarak bu derece toleranslı olmamamız şart!

Müzakere süreci hakkında bize zarar verebilecek türden icraat ve açıklamalar, Kıbrıslı Türklerin, Kuzey Kıbrıs’ın ve Kıbrıs adasının çıkarlarını zedeliyor. Zedelenen her çıkar, birer birer hepimize zarar veriyor. Şimdi kişisel ve zümresel çıkarları uğruna geleceklerini garanti altına alanların tuzları kuru tabi…

***

Yoksa kendimizden mi korkuyoruz? Yoksa adanın geleceği hakkındaki nihai kararı verecek cesaretimiz mi yok?

Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar ya hani: Cesareti olmayanların yönetimi talep etmeye de hakları yok bana sorarsanız. İnisiyatifi ele alıp, sorunun çözümü için noktayı koymak lazım.

Noktayı koyarken de şimdiyi ve bugünün koşullarını değil, gelecek yılları da hesaba katarak davranabilmek lazım. Bunu yapabilmek için tarihten ders almayı bilmek lazım. Sırf milliyetçiliğe, sırf tutuculuğa, sırf dogmatik bakış açısına sığınarak yaşam kurmayı, gelecek inşa etmeyi kendilerine amaç edinenlerden kim başarılı olmuş?

Memleket çıkarlarını her şeyin önüne koyanlar arasındaki tarihi rekabetler, kurulan ortaklıklar sayesinde halklarına refah sağladılar… O kadar kopuğuz ki tarihten ders çıkaramıyoruz.

Yok, yok! Biz kendimizden korkuyoruz galiba. Baksanıza, çıkarlarımız üzerine kurulabilecek mantıklı bir ortaklığı bile elimizle itiyoruz. Hem de itme lüksümüz olmadığı, bıçağın boğazımıza dayandığı bir dönemde…

Cidde’deydik mesela…!

Oysa Güney Lefkoşa’da olmak çok daha işimize yarayabilirdi bu noktada…

Tamam, biliyorum: Kıbrıs sorununun önü tıkandığında, sözü edilen B Planı parçaları olsa gerek bunlar da… Bu planı belirlerken yöntem bu mu olmalı onu da iyice, enine boyuna düşünmeliyiz sanki… Ama şüpheliyim şimdilerde.

Kıbrıs sorunu tıkanırsa, bizim görüşmelerimizi sürdürebileceğimiz başka memleketler de var! Ama öyle yöntemler geliştirdik ki, bu güne kadar, bizi tanırmış gibi davranıp, hiç tanımadılar; tanıyamadılar!

Bize mahkemeler kurdurup mahkemelerimizin kararlarını yok saydılar!

Ticarethaneler kurdurup ticarete ambargo koydurdular!

Eğitim kurumları kurdurup, eğitimimizi bizim yerimize planladılar!

Turizm sizin can kurtarıcınız deyip, turizmimizi bizim yerimize planlayıp şekillendirip, idareyi elimizden aldılar!

Limanlar kurdurtup, kontrolü ellerinde tuttular…

***

Endişeliyim…

Yurdum için endişeleniyorum.

Anavatanım Kıbrıs için endişeleniyorum.

Anavatanım Kıbrıs’ımı elimden yitirmekten korkuyorum.

Anavatanım Kıbrıs’ın zarar görmesinden korkuyorum.

Uzlaşmazlıkların, çağ dışı kalmış bakış açılarının Kıbrıs’ın geleceğine kalıcı hasar vermesinden korkuyorum.

Tarihin hataları yargılayacağını biliyorum elbette. Ama ben tarihin yargılamasını değil, yurduma zarar verilmeden, kimsenin de yargılanmasına gerek kalmadan, huzur için yaşayacağım bir anavatan istiyorum.

Tüm endişem bundan…

Ya sizinki?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.