Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Neden böyleyiz?

A+A-

Dünya, dünyada var olan her şey…

Dağ, taş, su, yeşil…

Dere, tepe, kuş, sürüngen…

Fil, aslan…

Ormanlar…

Okyanus, sıradan denizler, göller.

Balina, köpek balığı…

Yosun, midye, sardalye…

Siyah, beyaz, turuncu, krem…

Ve gökyüzü, güneş, ay, yıldız…

Ne varsa dünyada ve evrende…

Hepsinin birbirleri ile direkt bağlantıları olmasa da ille ki bir uyumları olmalı…

Uyum sağlayamayan her ne varsa bu topluluk içerisinde yer alamaz.

İşi zordur…

Gider.

Diyelim fil…

Yaşadığı yerden alınıp ağacı suyu olmayan bir yere götürülse…

Arkadaşları, alışık olduğu çevresi ve ihtiyaçları yoksa…

Ölür…

Aslan, kedi, fare…

Hepsini birbirinden ayırıp dağıtsalar…

Ve ihtiyaçları olan ne varsa saklasalar…

Ne yapabilirler?

Örneğin, kocaman pençeleri, sivri ve keskin dişleri ile parçalayacak eti göremezse ormanların kralı aslan ne olur?

Ölür.

Koskoca aslan ölürken, aslanın minyatürü kedicik ile aklı onlardan büyük silahsız farecik hayatta kalır mı?

Zor…

En akıllı sanılan varlık insan da farklı değil…

Aynı şey onun için de geçerlidir…

Götür, denizin içine at…

İstersen tekneye koy, tekneye birkaç günlük de yiyecek yerleştir…

Ne yapar uçsuz bucaksız okyanusun ortasında, bir de mazotu olmazsa?

O da ölür…

Ölüm gerçekse, bu gerçek canlılar için değil sadece…

Cansızların da ölümü olur.

Bir taş…

Rüzgârın etkisiyle kaç yıl dayanabilir?

Ufalır, toprak olur, kum olur, dağılır…

Erozyon dediğimiz olay varsa, yeşiline kıyılmış toprak akıp gitmeye, yok olmaya nasıl karşı durabilir?

Ölür…

Dünya, dönüş hızından birkaç saniyelik bir azalma yaşasa güneşinden kopar…

Kopar da kocaman evrende amaçsızca savrulur gider.

Yaşayanlarıyla, yaşamayanlarıyla, içinde kavga verilen tüm zenginlikleriyle, derinlerde kaybolup gider…

Ne olur o zaman, düşünün…

Yok olup gitme gerçeği varken…

Ve kafasında beyinle gezen insan bunu biliyorken…

Nasıl oluyor da Ortadoğu’da, Afganistan’da, Afrika’da…

 Avrupa’da, Asya’da…

Hatta dünyanın her noktasında kısacık ömürleri zehre döndürür?

Böyle olurken, ateşin ortasında kalanlar bir lenger suya özlemle yaşar…

Onlar böyle ölürken, havuzun içinde, bolluğu kendine hak bilenler, ateştekilere bir damla su vermek yerine, ateşi körüklemeyi marifet sanırlar…

Neden böyleyiz?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.