1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Neden bunlara katlanıyoruz?
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Neden bunlara katlanıyoruz?

A+A-

Adam, “Barbaros gemisini çekin, yoksa görüşmelere dönmem,” dedi.

Gitti.

Gidiş o gidişti.

Biz görüşmeler askıya alındı, bir çözüm olmayacak diyerek üzüldük.

Beklentiye geçtik.

Beklenti o masaydı.

Görüşmeler ve çözümdü…

Ki Barbaros gemisini sahibi yani denize sürenler lütfettiler, çektiler.

Bunun üzerine “görüşmeler başlayacak” dediler.

Kaldığı yerden mi, sıfırdan mı bilemeyiz.

“Başlasın da”, diyenler çoğunlukta.

Ancak görüşmelerin başlaması yine de gecikmeli olacak.

Çünkü bizde seçim var.

Kaç seçim gördü bu görüşmeler, kaç yıl eskitti…

Kaç kişiyi yedi o masalar…

Ve kaç kişi bu uğurda çaba harcarken göçtü gitti...

Tuhaf bir bıkkınlıkla umut bekleyip duruyoruz.

Bir Annan zamanı vardı heyecan katan.

Referandumla coşturan…

Bir de…

Bir de ne?

Var mı başka heyecan verici başka gelişme?

Hatırlamıyorum açıkçası.

Ne biçim bir ülke bizimkisi…

Yarısı aşağıda, yarısı yukarıdadır.

İki taraf da bir birinden uzakta durmakta…

Bir taraf, “hazır her şeyin kontrolü bende iken, yarım da olsa, böyle kalsın,” derken.

Diğer taraf, “bana ne ya… Ben, direksiyon hâkimiyetini kaybetti, simit dünyası açıldı, Bursa İskender’de kart yolsuzluğu oldu mu, olmadı mı” tartışmalarını yaşamaktan mutluyum” dedi… Var olan sisteme isyan etmeden kaderine razı biçimde beklemeye geçti.

Oysaki ülke dediğin tek olmalı.

Ne yukarıdaki ne aşağıdaki diğerinden habersiz iş yapmamalı.

Örneğin Kıbrıs Cumhuriyeti yetkilileri kuzeydekilere sormadan yasa geçiriyorlar.

Biz de bakıyoruz.

Kuzeydekiler başka âlem…

Ülkenin tüm değerli yerlerini yabancı ülke vatandaşlarına peşkeş çektiler.

Yabancı ülke vatandaşları ve yetkilileri gelip bu arazilerde devletin iznini dahi sormadan, kondular kondurdular.

Ve en son örneği karşımızda duruyor.

“Kutlu Doğum Haftası: Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku” diyerek yapacakları camiye yardım toplamaya çalışıyorlar.

Hey gidi hey, diyorum…

Bizler, “yeteri kadar var, başka cami istemeyiz, imam hatibe gerek yok, ilahiyata ne gerek var canım,” diye diye bakarken, onlar yapmaya devam ediyorlar.

Ve en ücra köşelerimizde kimsenin yaşamadığı yerlerde bile yükselen minareleri öylece seyrediyoruz.

Hani içimden şöyle bir cümle geçiyor da söylesem mi söylemesem mi diye düşünüyorum…

“Neden bunlara katlanıyoruz?“

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.