1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Neden korkuyorsunuz?
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Neden korkuyorsunuz?

A+A-

Bildiğiniz gibi Ercan Havaalanı, dönemin UBP hükümeti tarafından 25 yıllığına özel bir şirkete kiralanmıştı...

Ve karşılığında hükümet ilgili şirketten 100 milyon Euro para almıştı...

Aldığı para ile de kamu çalışanlarının 13. maaşlarını ödemişti...

Ben en baştan itibaren Ercan'ın kiralanmasına karşı çıkanlardanım...

Ancak ortada bir reailite varsa, o da Ercan'ın 25 yıllığına bir şirkete kiralandığıdır...

Dilerseniz bu süreci kısaca birlikte inceleyelim ve kim, neden bu kadar korkuyor onu çözelim...

UBP ile ilgili şirket arasında imzalanan sözleşmede kdv vergisi yoktu...

Daha sonra sözleşmeye bir ek yapılarak 16 milyon Euro'luk bir kdv tutarı belirlendi ve şirket tarafından bu kabul edildi...

Dönemin muhalefet partileri, sendikalar ve sivil toplum örgütleri ortalığı ayağa kaldırdılar...

Hükümeti "yolsuzluk" yapmakla suçladılar...

Sözleşmede "usülsüzlük var" iddiasında bulundular...

Hatta dönemin muhalefet liderlerinden Serdar Denktaş, "hükümete gelirkenden ilk işim Ercan'ı geri almak olacak" demişti...

Peki, bu mümkün müydü?

Yine seçim döneminin en gözde adaylarından Tufan Erhürman'a bu soru yöneltildiğinde, "Ercan'ı geri almak için sözleşmenin iptal edilmesi gerekiyor. Sözleşmenin iptal edilebilmesi için de sözleşmenin hukuka aykırı olması gerekiyor. Hükümete gelince inceleyeceğiz ve bir usülsüzlük varsa o zaman sözleşmeyi iptal edeceğiz" demişti...

Yani Erhürman olaya Denktaş gibi balıklama atlamak yerine daha olgun yaklaşmıştı ve olabilirler üzerinde durmuştu...

CTP-BG - DP-UG hükümeti kurulalı 7 ay oldu ancak sözleşmeyi iptal etmek ve Ercan'ı geri almak için atılan en küçük bir adım bile yok...

Bu da bizlere gösteriyor ki, UBP ile ilgili şirketin arasında imzalanan sözleşmede usülsüzlük yok...

Yani yapılan eleştiriler, ortaya konulan iddialar ve kişilere atılan iftiraların hepsi popülizm üzerineymiş...

En azından hükümet ortaya koyduğu tavır ile bunun öyle olduğunu gösteriyor...

Şimdi gelelim kdv olayına...

İlgili şirketten yapılan açıklamada, "mahkeme kdv borcumuzun olduğuna dair karar üretsin hemen ödeyeceğiz" diyor...

Yani yargıya sığınıyor...

Peki, hükümet ne yapıyor?

Yargıya müdahale ederek ilgili şirketin aldırttığı ara emrini kaldırtıyor...

Üstelik ilgili şirket, "Kıbrıs Halk Bankası'nda kdv miktarının üç katı kadar para hazırda bekliyor, yargı karar versin hemen ödeyelim" derken hükümet müdahalesini gerçekleştiriyor...

Olaya tarafsız bir açıdan baktığımızda hükümetin korktuğunu gözlemliyoruz...

Peki, ilgili şirket "hodri meydan" diyerek hükümete gel kozlarımızı yargıda paylaşalım derken, "bu ihale usülsüzdür" iddiasında bulunan hükümet neden korkuyor?

Ve neden hükümet sözleşmede yazan ve altına imza koyduğu yükümlülüklerini yerine getirmiyor?

İnsanın ister, istemez aklına başka şeyler geliyor...

Üstelik kiralık kalemler ile ilgili şirketin tamamen suçlu, hükümetin ise melek gibi gösterilme çabaları mide bulandırıyor...

Biz bu kiralık kalemlerin paylaştıkları haberleri 10 dakika sonra gelen bir telefon ile sildiklerine de şahitlik ettik...

Burada amaç ilgili şirkete saldırmak ve ondan gelecek telefon ile kasayı doldurmak...

Gelmediği takdirde de çamura yatmaya devam etmek...

Ben ilgili şirketin ismini dahi doğru dürüst bilmiyorum...

Gerçekten öğrenmekte istemiyorum çünkü kurumlarımın benim kontrolümde kalmasını istiyorum...

Ancak bazı ileri zekalılar zamanında bir halt yedilerse, bunun bedelini ilk önce karşı tarafa değil o haltı işleyen sözde yöneticilere  ödetilmelidir...

Şirket sahibi Turanlı'yı da söylediği sözlerden dolayı kimse yadırgamasın...

Ülkeyi yönettiğini idda edenler "adam" gibi durmayı becerebilselerdi, Turanlı'nın ağzından çıkan o kelimeri engellerlerdi...

Ve verdikleri sözleri yerine getirerek Ercan'ın geleceğini yok etmezlerdi...

Realist olmak gerekirse ortada bir sözleşme var ve bugüne kadar iptal edilmediğine göre de yasalara aykırı bir durum yoktur...

O nedenle her iki taraf da yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır...

Benim şirketten bir beklentim olamaz o nedenle ben hükümete seslenmek istiyorum;

Madem "geri alacağım" sözünü yerine getiremiyorsun en azından yükümlülüklerini yerine getir ve Ercan'da oluşan olumsuz havayı dağıt...

Ve de ilgili şirketi denetim altına alarak toplumun şikayet ettiği noktalarda iyileştirme yapması için baskıcı ol...

Ha, bu arada orada bulunan askere "söz geçiremem" diyorsan, o zaman da sana "day day"...   

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.