1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Nedir bu oyunun altında yatan?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Nedir bu oyunun altında yatan?

A+A-

Çıkmaza “sokulan” toplumlararası görüşme sürecinde, ilginç gelişmeler oluyor.  Örneğin Cumhurbaşkanı Eroğlu, BM’ye mülkiyet meselesinin karara bağlanması halinde, “Çapraz Oy”u kabul edebileceğini bildirmiş! Hristofyas da mülkiyet konusunda “ilk söz sahibinin”, oluşturulacak uluslar arası bir komite olmasını kabul edebileceğini…

Eroğlu’dan başlayalım. Çok iyi biliyorum ki ilk defa dile getirildiğinde, Talât da karşı çıkmıştı! Bir paket içinde kabul edilmesini sağlayan, Ankara’dır! Çünkü, Rum tezine göre; eğer dönüşümlü başkanlık ilkesi kabul edilecekse, ada nüfusunun %18’ini oluşturan Kıbrıslı Türkler’in yarısının yâni bütün halkın %9’unun oyunu alarak bütün adanın başkanı olmak, temsiliyet açısından ciddi sorunlar yaratacağından, başkanlık seçiminde, iki taraf da birbirinin adaylarına oy verebilmeli ve ancak bu oylar, sayımda mutlak olarak değerlendirilmemelidir. Yoksa Türk olsun, Rum olsun, başkan her koşulda Rum oyları ile seçilmiş olur. Türk oyları, ancak etkileyici olur; belirleyici olamaz! Bu bakımdan Türk oyları Rum; Rum oyları da Türk başkanın seçimini belirleyememeli ama etkileyebilmelidir. Ki “Kıbrıs Cumhurbaşkanı”, dönüşümlü bile olsa, bütün halkın desteğine dayanabilsin! Beri yandan  karşı toplumdan da oy isteyecek olan bir aday, karşı toplumun oyları etkileyici olacağına göre söylemine ve politikalarına dikkat etmelidir, yoksa salt milliyetçi propaganda seçilmeye yetmeyebilmelidir!

Ayrıntılar bir yana, biz başlangıçta bu öneriyi reddettik! Talât’ın o paket içindeki kabulü, sanırım Ankara’nın görüşü idi… Karşı tarafın bazı şeyleri kabul etmesi karşılığında, bunun kabul edilebileceği savunuldu!

Sayın Eroğlu, o günden sonra bu konuda demediğini bırakmadı… Ankara’ya mektuplar yazdı… Çıktı bizzat gitti ve bunun neden kabul edilemeyeceğini, Ankara’ya da anlatmaya çalıştı! Kampanyasının ana fikri, bu çapraz oy meselesi idi…

Ve şimdi, bunca yıldan ve şeyden sonra, BM’ye deniliyor ki: “ Şu şartla, kabul edilebilir!”

Yıllarca eleştirdiğiniz görüş neydi? “Şu şartla kabul edilebilir”! Talât’ın dediği de bu değil miydi? Neyi eleştiriyordunuz, ağabey?

Gelelim memleketin öteki “ağabey”ine…

1974 sonrasında memleketteki toplumsal nüfus hareketleri, Türkler’i kuzeye, Rumlar’ı ise güneye toplamıştır ama, binlerce yıldır bu adadaki hayat, ulusal kimliğe göre yaşanmadığından, her iki halkın mülkiyeti, bu ayrışmaya uygun değildir.

Kuzey’de Rum, güneyde de Türk mülkiyeti mevcuttur! Nüfus olarak Rumlar daha kalabalık olduklarından, kuzeydeki Rum mülkiyeti; Türk mülkiyetinden fazladır! Fetihçi bir zihniyetle, “aldık bizimdir” dememizi, hukuk kabul edemez ama aynen güneydeki Türk mülkiyeti için de “Bırakıp gittiniz, sizin değildir” deme olasılığı yoktur. Ve aradan, kırk yıla yakın zaman geçtiğinden, bu süre içinde, kullanım hakkı bakımından da bazı haklar doğmuştur. Bu konuda avantajlı olan Kıbrıs Türk tarafı açısından, mülkiyet hakkını reddetmek, mümkün değildir. Ancak, bunca yıldır kullanımdan doğan haklarla, mülkiyetin yasal sahibinin hakları arasında, iki tarafı da mağdur etmeden bir çözüm bulmak, mümkündür! Mal Tazmin Komisyonu, bu amaçla kurulmuştu!

Hatırlayın o zaman neler dendiğini! Kimin Yüksek Mahkeme’ye başvurduğunu… Ve Hristofyas Yoldaş’ın ne dediğini! Hazret, “İlk söz hakkı, mülkiyetin yasal sahibinindir” demekle, kırk yıllık kullanımdan gelen hiçbir hak olamayacağını söylemekteydi, zımnen… Olabiir! Bu da onun görüşü demek, mümkündü… Ancak, şimdi tutup da BM’ye “Belli koşullarda mülkiyet hakkının kullanılmasını düzenlemeyi, uluslar arası bir komiteye bırakabiliriz” deyince, insanın dilinin ucuna, “ aklın nerdeydi be gumbaro” demek geliveriyor…

Bunlar, aslında kabul edebilecekleri şeyleri bile inatla reddederek, bu işi çözecekler mi? Nasıl?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.