1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Nerede bu devlet?
Nerede bu devlet?

Nerede bu devlet?

Eskiden Medoş Lalesi ve orkideleriyle anılan Çamlıbel bucağı, ihmalin bir sonucu olarak su, yol ve çevre sorunlarıyla boğuşuyor.

A+A-

Onur Ulağ

Diyalog Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Reşat Akar ve Diyalog TV Haber Müdürü Aytuğ Türkkan, Seçim Platformu Programı için Çamlıbel ve çevresinde yaşayan köylülerle bir araya geldi.

Çamlıbel köy kahvesinde gerçekleştirilen programa köy muhtarları, bölgedeki sivil toplum örgütü temsilcileri ve Toplumcu Demokrasi Partisi Girne İlçe Başkanı ve Milletvekili Zeki Çeler de katıldı. 

Çamlıbel bucağının sorunlarının masaya yatırıldığı programda köylüler sıkıntılarını dile getirdi. 

“Lalelerin korunması için Kır bekçisi şart” 

Programda ilk sözü ÇAMSEV Başkanı Adıgüzel Akdeniz aldı. Bölgedeki en önemli değerin Medoş Laleleri olduğunu anımsatan Akdeniz, lalelerin yeterince korunamamasından dert yandı. Lalelerin ya koparıldığını ya da soğanlarının çalındığını anlatan Akdeniz, “Ceza var ama denetleyen yok. O nedenle mutlaka bölgeye kır bekçileri istihdam edilmelidir” dedi. Adıgüzel Akdeniz,  Çevre Bakanlığı’na bu konuda çağrı yaptı.

“Asrın projesi mağdur etti”

Türkiye’den deniz altından KKTC’ye su getirilmesi projesinin köyde mağdur insanlar yarattığını söyleyen Akdeniz, “İstimlak bedelleri hala ödenmedi. Bazı arkadaşların arazisinden toprak alındı, düzeltilmedi. Hükümetin mutlaka el ataması gerekir” dedi 

“Kum zambakları tehlikede” 

Akdeniz köyü muhtarı Tarık Tarkan Bozalan da kendi köyündeki kum zambaklarının koparılıp çalındığını ve bunun çevre için büyük bir sorun olduğunu anlattı. 

“Kır bekçisi lazım ama bizi kaale alan yok… Bize bütçe hazırlayın deniyor. Oysa her seçim döneminde yüzlerce kişi kamuya alınıyor, birkaç kır bekçisini mi istihdam edemiyorlar” diyen Bozalan, bu sorunu dile getirmeye devam edeceklerini kaydetti.

Bozalan köylerinde kanser vakalarının da arttığını söyleyerek, “3-4 yıldır kanser vakası arttı. İki GSM şirketinin de baz istasyonu var köy meydanında. İmza kampanyası başlatacağız” dedi.

“Devlet 40 yıldır çivi çakmadı”

Çamlıbel Muhtarı Osman Mısırlısoy da köyde yaşanan susuzluğa dikkat çekti.  15-20 gündür köyde su olmadığını anlatan Mısırlısoy, yetkililere bildirdiklerini ancak sorunun çözülmediğini anlattı.

“Sorun çok” diyen Mısırlısoy, şöyle konuştu:

“Çevre, ulaşım, internet yok.. Bir banka şubesi bile koca bucakta yok! Kır bekçisi sorunu bir türlü çözülmüyor. Ağılların dışarı çıkması gerekir yer yok”

“Belki daha iyisini seçeriz”

Muhtar Mısırlısoy, seçime yönelik de fikirlerini paylaştı. “Siyasilerden bir beklenti kalmadı ama sandığa gideceğiz. Belki halk daha iyisini seçer. Değişim başladı artık daha iyiye gideceğiz, bence umutlarımızı tüketmemeliyiz” diye konuştu.

“Su Dairesi’nden yardım alamıyoruz”

Programa Lapta Belediyesi Su İşleri Amiri İbrahim Dilek de katıldı. Su konusunda yaşanan sıkıntının nedenini anlatan Dilek, suyu köy depolarına kadar Su Dairesi’nin getirdiğini belediyelerin de depolardan evlere eşit şekilde dağıttım yaptığını anlattı. Dilek, “En ufak bir arızada Su Dairesi’nden yardım alamadığımız için 10 günde ancak düzeliyor” dedi.

“Anlaşma olursa her şey daha güzel olacak diye bir durum yok”

İbrahim Dilek de seçime yönelik düşüncelerini paylaştı. Adayların bazılarının tamamen anlaşma üzerine mesajlar verdiklerini söyleyen Dilek, sözlerine  şöyle devam etti:

“Bir anlaşma olursa her şey daha güzele gidecek diye bir durum yok. Yasalara, kurallara uymamız lazım. Çünkü anlaşma olursa daha sert kurallar olacaktır.”

“Hayvanlar düşük yaptı”

Akdeniz köyü üreticilerinden Tahsin Güren ise köye gelen suyun pis olması nedeniyle hayvanlarının düşük yaptığını savundu, çare istedi.

Güren, “100 adet hayvanım bu su nedeniyle düşük yaptı. Hayvanlar su içemiyor. Büyük maddi kaybım var… Bizler de bu sudan dolayı zarar görüyoruz. Banyo yapıyorsunuz kaşınmaya başlıyorsunuz. Bu sorun bir an önce çözülmeli” dedi

“Yol ölüm saçıyor”

Hisarköy Muhtarı Canpolat Şemi de yol sorununu gündeme taşıdı. 

Şemi, “Hisarköy yolu ölüm saçıyor. Hiçbir uyarıcı levha yok. Muhatap da bulamıyoruz. Maalesef ki devletimiz var diyemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik de mesaj veren Muhtar şemi, “Demokrasi ve insan hakları olmayan ülkede seçim yapmak akıl işi değil. Zaten bizleri seçilmişler değil, atanmışlar yönetiyor. Eskisi gibi heyecan da yok artık seçim dönemlerinde” dedi.

“Tedbir için illa birileri mi ölmeli?” 

Akdeniz köyü sakini Ozan Sadrazam da 14 Kasım 2014 tarihinde Tepebaşı-Akdeniz köyü yolunda yaptığı kazada ölümden döndüğünü, “Öyle bir yol yaptılar ki eşek bile yürümez. Levha yok, karşıdan gelen araç bir anda üzerime çıktı. Araba da hurda oldu. Canımı zor kurtardım. Bağırdım çağırdım en nihayet bir levha kondu. İlla biri mi ölmeli, tedbir almaları için” sözleriyle anlattı.

“28 bin Euro’yu çöpe attım”

Ozan Sadrazam yaşadığı bir başka olayı da anlatarak Lapta Belediyesini eleştirdi. Mandrasına 28 bin Euro para ödeyerek su arıtma tesisi  kurduğunu anlatan Sadrazam, “sonra belediye de yaptı ayni yatırımı geldi benim sistemin üzerine de su saatini koydu. Yaptığım onca masraf çöpe gitti” dedi. 

“Klor miktarını denetleyen yok”

Çamlıbel sakini Güner Nuri kansere sulara atılan klorun da neden olduğunu söyledi. Nuri, “Depolara atılan klorun miktarına kimse dikkat etmiyor. Klor testi mutlaka yapılmalı ama yapan yok. Biri geliyor, elinde bir bidon klor çıkıp depoya döküyor. Bu konuda bilimsel araştırmalar var. Ben kanserdeki artışa bunun da neden olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Vergi var hizmet yok”

Çamlıbel bucağının 2008 yılında kırsal kalkınma bölgesi ilan edildiğini anımsatan Nuri, “Aradan 7 sene geçti, hiçbir adım atılmadı. Ayrıca hiçbir alt yapı yok. Biri ev yapacaksa, suyu o çekecek, elektriği o getirecek, yolu kendisi yapacak ama belediye de vergi toplayacak. Vergi alınıyor ama hizmet yok. Gençler de bundan dolayı kaçıyor köyden”  diye konuştu.

“4 biyolog alındı ama hiç gelmedi!”

Güner Nuri, lalelerin korunması konusunda daha önceki yıllarda dört biyoloğun istihdam edildiğini ancak bir tanesinin bile gelip görev yapmadığını sözlerine ekledi. 

“Arsa dağıtılmadı, gençler göç ediyor”

Köy gençlerinden Cevdet Karamanlı da kırsal kesim arsasına ihtiyaç duyduklarını söyledi. Karamanlı, “Söz verdiler arsa dağıtacaklardı ama dağıtılmadı. Bunun için 4 kez para da toplandı ama olmadı. Arazi olmadığı için gençler de köyden göç ediyor” dedi.

“Beğenmiyorsanız değiştirmelisiniz”

Programda son sözü TDP Milletvekili Zeki Çeler aldı. Köylüleri dinlediği zaman vekil olmaktan utandığını dile getirdi.

Çeler, şöyle konuştu:

“Bulunduğum konumdan dolayı utandım. 40 yıldır devletçilik oynayanların halkı nasıl ezdiğini görüyorum burada. Herkes vergisini ödüyor ama bunun geriş dönüşünü alamıyor. Ancak herkes şunu bilmeli ki yetki hükümettedir. Biz ancak meclis kürsüsünde konuşabiliyoruz. Bazen boşa kürek çektiğimizi düşünüyorum. Halk artık en büyük gücün kendinde olduğunu bilmeli. Beğenmediğinizi değiştirebilirsiniz. Bunda yıldır iki parti arasında gidip geliyor iktidar. Artık farklı partileri de denemelisiniz.” 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.