1. YAZARLAR

  2. Hakan Yozcu

  3. Nergis Satan Çocuklar
Hakan Yozcu

Hakan Yozcu

Volkan Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Nergis Satan Çocuklar

A+A-

İşim gereği her sabah yollardayım. Sabahın erken saatlerinde kalkıp Lefkoşa’nın yolunu tutyorum.

Tabii yolun verdiği yorgunluğu bir tarafa  bırakırsak olacak, meydana gelecek olan kazalar da beni korkutmuyor değil. Çünkü her an yolda kaza olabiliyor. Defalarca, önümdeki arabaların kaza yaptığına şahit olan biriyim. Her defasında da “Allah kurtardı” diyerek sıranın bize ne zaman geleceğini sorarım kendime. Allah korusun. “Bizden uzak kalsın” diyerek bu düşünceyi atarım zihnimden.

Ama asıl üzerinde durmak istediğim konu bu değil. Günlerdir oturup yazayım diyordum. Bir türlü frısat bulamıyordum. Ama bu gün, gazetelerde Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü Sayın Cansel Hıdıroğlu’nun bir haberini görünce yüreklendim ve yazmaya karar verdim.

Sayın Hıdıroğlu, Lefkoşa-Mağusa anayolu üzerinde Kurudere Köyü yakındaki kavşakta nergis satan çocukların yanına giderek onlara nasihatler vermiş. Yaptıkları işin ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmış. Ve dikkatli olmalarını söylemiş. Sayın Cansel Hıdıroğlu’nu ben buradan kutlamak istiyorum. Ve kendilerine teşekkür ediyorum. Günlerdir, aylardır belki de yıllardır  herkesin görüp de bir şey söylemediği bu olayı gündeme taşımış oldu böylece.

Çocuklara  yollarda değil, köylerinde parklarda oyun oynamalarını ve evlerinde ders çalışmaları gerektiğini söylemiş. Bence de öyle olmalı. Bu yaştaki çocukların yeri bu kış günlerinde soğuk yollar değil, oyun bahçeleri olmalıydı. Çocuklar, kendi aralarında eğlenceli, eğitici oyunlar oynamalıydılar.

Ama gelin görün ki bu çocuklar, parklarda değil, yollarda vakit geçiriyorlar.Oyunu arkadaşlarıyla değil, ecelle oynuyorlar. Adeta azraille aşık atıyorlar veya onunla çelik çomak oynuyorlar.Her geçen arabanın önüne atılıyorlar.Her duran arabanın arkasından koşuyorlar.Kaza oranlarının yüksek olduğu ülkemizde kazanın ne zaman ve nerede olacağını kimse bilemiyor. Evlerine üç kuruş katkı yapmak amacıyla kendilerine göre onurlu bir iş yapan bu çocukların başlarına bir iş geldiğinde, bir kaza yaptıklarında, sakat kaldıklarında veya Allah korusun öldüklerinde bunun hesabını kim verecek? O zaman çok geç olmayacak mı? İş işten geçmiş olmayacak mı?

Tamam. Ekonomik sıkıntı aileleri boğuyor. Bunu kabul ediyoruz. Ekonomik sıkıntı bu gün dünyanın en büyük sorunu halinde. Sadece bizde değil. Belki o çocuğun o gün için getirdiği üç kuruşla bir ekmek alınıyor diyelim. Ya günün sonunda istemediğimiz bir kaza başımıza gelirse durum daha kötü olmayacak mı? Anaların, babaların, kardeşlerin yürekleri yanmayacak mı? Ömür boyu vicdan azabı içinde kıvranmayacaklar mı? “Keşke bu işi ona yaptırmasaydım” demeyecekler mi?

İşte o “Keşke” kelimesini kullanmamak için çocuklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Onların geleceğini sağlamamız gerekiyor. Onların yollarda azrail ile değil oyun bahçelerinde arkadaşlarıyla oynamaları için gayret göstermemiz gerekiyor. O çocuğun getireceği üç kuruş kimseyi ihya etmez. Ama bir kaza anında ömür boyu sönmeyecek bir yangın olur yüreklerde.

Çocuklarımızı ihmal etmeyelim. Onların emeklerini sömürmeyelim. Sayın Hıdıroğlu’nun sesine kulak verelim: “Yollarda ayrelli satan, nergis satan çocuklar her türlü istismara açıktır. Duyarlı vatandaşlarımız bunlardan alış veriş yapmasın. Çocuklarını risklere açık bir şekilde bilinçsizce yollara salan aileler, bizlerin duygusal tepkilerimizden öte çocuk emeğini bir gelir kapısı olarak görmeye devam edecek varsa yetişmekte olan küçük kardeş de bu sürece hazırlanacaktır” diyor.

Yeni neslimizi böyle yetiştirmeyelim. Çocuklarımıza sahip çıkalım. Onların sokaklarda, yollarda heba olup gitmesine seyirci kalmayalım. Yarın pişman olacağımız bir şekilde dizlerimize vurmayalım. Yüreklerimizi yakmayalım.

Gerekirse yetkili mercilerin bu satışları yasak etmesi bir çözüm yolu olabilir. Bu çözüm hepimizin tek gayesi olmalı. Yoksa iş işten geçtikten sonra başımıza vurmanın bir anlamı kalmayacak...
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.