1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. New York'ta ulus devlet ve Kıbrıs sorunu...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

New York'ta ulus devlet ve Kıbrıs sorunu...

A+A-

Ulus, ulus kuruculuğu ve etnos (kavmiyet bilinci) hakkında bir dizi yazı yazdım…

Üç gün okuduğunuz yazılarda, bir ulus’un ne olduğunu, ne de olmadığını anlatmaya çalıştıım. Her iddia bir teze karşı kaleme alınır. Kendiliğinden bir tez olabilirse, ne alâ… Ulusların etnosların uzantısı olmadığıdır anlatmaya çalıştığım. Ve aslında kafamın arkasında odaklandığım yer, Kıbrıs değildi! Etnik farlılıktan dolayı bölünme kavgaları veren, bir başka ülkeydi! Ama yazılar yayınlandıkça, milletin buraya odaklandığını gördüm.

Sağ, demiştir ki: “ Bu bir şuur işidir!”

Elbette öyledir… Şuur yaratılır! Doğuştan gelen bir haslet değildir. Yazdığımız, söylediğimiz de zaten o! Ama bu çağda, “gönüllülük”ten öte bir kıstas yoktur… Aynı etnos’tan gelip, farklı uluslara ait olabileceğiniz gibi, farklı etnos’lardan gelip, aynı ulusa da dahil olabilirsiniz. Mesele, evet o “şuur”dur… Kan bağı değil…

Olmaya ki karnımdan “Bir Kıbrıs ulusu yaratılabilir” diyorum?

Hayır… Bir Kıbrıs Ulusu yoktur ve hiç olmamıştır! Bugünden sonra kurulması da olası değildir! Çünkü, ulus kendiliğinden bir kavram olmayıp, bir kreasyondur ama bir takım asgari müştereklerin de bütün topluma egemen olmasını sağlamazsa, oluşamaz. Nedir bunlar? Ortak dil, ortak kültür, ortak bir gelecek tasavvuru, ortak bir Pazar, ortak yaşanan doğal sınırlar içindeki ortak bir “vatan” tasavvuru, ortak bir tarih bilinci ve tasavvuru, ve “last but not the least”, ortak bir zihniyet…

Ne tarih boyunca, ne de bundan sonra böyle bir “cüz-ü tam” Kıbrıs’ta hiç yaşanmamıştır ve yaşanmayacaktır da! Onun için Kıbrıslılar, İngiltere’de, dil, din farkı hiç söz konusu olmadan, hepsi de “British” olabilir ama Kıbrıs’ta bir Kıbrıs Ulusu ne oldular, ne de bundan sonra olabilecekler… Tren kaçtı…

Sol da diyecektir ki: “Ne yani, sen bizim ‘yüce Türk Ulusu’nun Kıbrıs’ta yaşayan parçası olduğumuzu mu ileri sürüyorsun?”

Etnik olarak Türk olduğumuza, hiç şüphe yok! Hatta onun biraz da ötesindeyiz! Ortak dil, ortak tarih, bir yere kadar, ortak kültür ögeleri v.s. ortada… Ancak isteyen istediğini söyleyebilir ama ne ortak bir zihniyetimiz var ne de “özgür bireylerin gönüllü politik birlik” tasavvuru… Ancak ulusal aidiyet söz konusu olduğunda,  kendimizi  ne kabul ettiğimiz de meydanda… Nedir bu? Burada ayrı bir Kıbrıs Türk Ulusu mu var? Hayır… Bu adada, kendi yerel özellikleri de olmasına karşın Türk ve Helen aidiyeti olan iki halk var. Ve zaten onun için de bu sorun “ulus devlet” kavramı içinde çözülemez. Onun için Kıbrıs Sorunu,  “ulus ötesi” kriterlerle çözülür ama “ulus devlet” önyargıları ile çıkmaza girer… Böyle bir değer, “ulusötesi” yani, var mı bugünkü dünyada? Hiç uzağa gitmeyin, bakın Mesut Özil’e, Hakan Yakın’a! Hatta Viera, Hanri, Anelka’ya… Onu da anlarsınız…

İsviçreliler’in 12. ,İngilizler’in 13., Amerikalılar ile Fransızlar’ın 18., Alman ve İtalyanlar’ın 19.yy’larda çözdükleri bu sorunu; bizim 21.yy’da sürdürmemize hiç şaşmamak lâzım … Bu diziye başlarken, derdim hiç de Kıbrıs değildi ama, malûm çingenenin kırk meseli varmış, kırkı da kasnak üstüne…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.