1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Niçin doğru yapıyor?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Niçin doğru yapıyor?

A+A-

Girizgâh: Burada yazacağım şeyleri, ilk defa 15 yıl önce yayınlanmış Kıbrıslı Türkler’in Tarihi’nde de yazdığım için, kimse AKP’ci olduğum ya da hidayete erdiğimi sanmasın.

Tarihe baktığınız zaman, her dönemin bir egemeni olduğunu ve o egemenlik süresince de dünyada egemen olan fikirlerin de o egemenin fikirleri olduğunu, görürsünüz!

Eski Yunan, Roma, Hristiyanlık, İslâm ve Arap Uygarlığı ve Osmanlı! 16.yy’ın sonuna kadar, Avrupa’daki fikirsel yapıyı ve buna bağlı olarak dağınık politik yapılanmayı düşünürseniz, dünya egemenliğinin her anlamda Osmanlı’ya bağlı olduğunu görürsünüz.

Bu uygarlık, İslam, Asya ve Bizans’tan tevarüs etmiştir ki Doğu Hristiyanlığı ile Batıdaki arasında, benzerlik bile yoktur, kültürel anlamda

16.yy sonlarında, Osmanlı’nın batı Avrupa’ya bıraktığı alan, Atlantik Okyanusu ile kendi kılıcı arasında, nerede ise bir açlık ve sefalettir…

15.yy sonlarından başlayarak, Avrupalılar, kendilerine karadan gidilecek hiçbir yol bırakılmadığı için, Büyük Coğrafi keşiflere başlarlar.

Bunun sonucu, Lizbon, Londra v.b. şehirlere yağan Amerikan altın ve gümüşü, Hindistan baharatı ve yepyeni fikirlerdir.

Aydınlanma Felsefesi de rönesans da, dinde reform girişimi de, burjuvalaşma da bilimsel teknolojik devrim de, demokrasi de bunun ürünüdür!

Yani iddialı bir söylemle, “Aydınlanma, Osmanlı’nın anti tezidir!”

Bütün bu gelişmelerin sonunda, elbette onlar ilerlerken, Osmanlı gerilemeye başladı!

Ayrıntıları, sarf-ı nazar ediyorum… Ama 18.yy sonuna kadar, Osmanlı gene de büyük devlettir, Avrupa devletidir…

Gerilediğini farketmesi, 1799 Karlofça’da toprak kaybetmesi değil, 1815’ten sonradır…

Küçük Kaynarca Anlaşması…

Kendi anti teziniz sizi gerilettiği zaman, ne yapmanız gerekir?

Tez/antitez=sentez…

Sentezinizi yapacaksınız

 Ayrıntılara girersem, yeni bir kitap konusu olabilir ama kendine has nedenlerle, Osmanlı bunu yapamadı…

Ne yaptı? Anti tez’i, tezin yerine ikame etmeye kalktı!

Tanzimat da budur, Islahat da Meşrutiyet de…

Osmanlı’dan ayrılan küçük devlet milliyetçilikleri de…

Ve kaçınılmaz olarak, yenildiler…

Osmanlı derken Türkleri kastetmiyorum…

Tümü…

Hallerine bakın, ne dediğimi anlarsınız…

İşte Yunanistan! Mısır, Filistin, Irak, Bulgaristan, Romanya, Macaristan…

Tümü…

Ziya Gökalp bile, “Öyle teknolojisini falan değil, kültürünün bütününü almak lâzım” der, sonra “Türk Harsı” diye bir şey tutturur!

O kültür, senin antitez’in ama!!

Nasıl içselleştireceksin? 

Bin yıllık ortak zihniyetinin sonucudur bu…

Her biri kendi söylediğinin ayet-i kerime, karşıtının da ihanet olduğunu öne süre süre; kendilerinin kültürel varlığına karşı geliştirilmiş anti tez’i, asıl tezin yerine ikame etmeye kalktılar.

Hepsi de kendi halklarına yabancılaştılar!

Çünkü, Aydınlanma’nın altında yatan, Katolik ahlâğının çürümesi ve ona karşı geliştirilen Protestan ahlâk üzerine bina edilen paradigmadır.

Müslüman olsun, ortodoks olsun, Osmanlı halklarının ne meselesiydi bu, ne de ihtiyacı!

Onun için Osmanlı’da “yenileşme” halktan değil, saraydan gelen bir istektir…

Anti teze karşı kendi tezlerini geliştirmeye zihniyetleri el vermediğinden, teslim olup, kendi karşıtlarının, kendilerini kurtarmasını beklediler…

Kendi halklarına yabancılaşmış!

Oysa aşmaları gereken, sadece zihniyetleri idi…

Sentez ya da karşı tez, elbette kendiliğinden gelirdi ondan sonra…

Çağdaş uygarlığa sonuna kadar katılmaktan yanayım ama kendim de üreterek! Yoksa kölesi olurum…

“Khalifa” galiba bunu anladı… İzleyeceğiz…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.