Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Nisap

A+A-

Hava karanlık…

Yağdı yağacak gibi olsa da sanki uygun zamanı bekler gibi tetikte…

“Dikkat soğuklar geliyor, hem de geçen seferden çok daha ağır” deniyor haberlerde..

Ve dışarıya bakıyorum…

Gelmiş bile…

Buz gibi bir havada insanlar elleri ceplerinde iki büklüm, burunlarından duman çıkararak ilerliyorlar, caddelerde…

Burası İstanbul hiç belli olmazmış…

Üstelik ne havasına ne de karısına güvenilmemeliymiş…

Gerçekten güvenilmemeli mi ?

Eğer güvenilmemeli ise milyonlarca insanın burada ne işi var?

Öyle ki bir sefer giren çıkamadığı gibi, gelmeyenlerin de gözleri hep burada.

Neyse…

Bugün belki havadan belki bilemediğim bir şeylerden canım çok sıkkın…

***

Sayı 26…

Bir eksiği, tamamının tam ortası…

Bir daha eksik olur ise nisap sorunu başlar…

Ve Gökmen’e ricada bulunulur…

“He” derse nisap tamam, “ıh” derse nisap sorun oluyor, “düşüneyim” derse naz yapıyor…

Böyledir hayallerin sonu.

Hayal dünyasında yaşıyoruz çünkü.

Ve zincirin gücü, en zayıf halkası kadardır…

UBP zar da olsa, zor da olsa toplayabildiği 26’da zayıf halkalar var ki sayısını bir arada tutmak için çok zorlanıyor.

Gördüğüm kadarıyla gücenmişler var partide…

Koltuk paylaşımından hoşnut olmayanların yanında icraatlarından memnun kalmayanlar da mevcut ki nisap için rakip partiden Gökmen’e ricada bulunuyorlar.

UBP’nin iktidar, CTP ve birkaç partinin muhalefet olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal ortakları Kıbrıslıtürklerin meclisinde, Gökmen’in ne işi var ?

Ve üstelik nisap sorunundan ötürü UBP Gökmen’den yardım istiyor.

Bu durum geç de olsa ufak ufak sorgulanmalı…

Kıbrıs Cumhuriyeti…

Her sıkıştığımızda gitmemiz gereken yer.

Bazı kesimler inkar etseler de…

Kızsalar da…

Orası bizim limanımız…

Fırtına çıkacak bir gün.

Hırçın dalgalar kıyıyı dövecekler…

Ve kıyıdan uzaktaki sandallar sığınacaklar oraya.

Yok bunun başka bir yolu.

O cumhuriyet bizimse, cemaat veya toplum meclisinde de biz olmalıydık.

Savaştan sonra Kıbrıslırumların boşalttıkları arazileri geçici bir süre için eksinler, bahçecilik yapsınlar uydurmasıyla buraya taşınanların bu güne kadar ülkelerine dönmeleri gerekirdi…

Verilen sözler de ortada, yasalar da.

Şimdi Eroğlu görüşmeci olarak Hristofyas’ın karşısına gidiyor.

Ve kızıyor Hristofyas’a…

Oysa ki Hristofyas sormalıydı ona…Seni kim seçti ve sen  kimin temsilcisisin?

Bugün havadan mı yoksa nisaptan mı bilemedim ama bildiğim bir şey var ki…

Canım çok ama çok sıkılıyor.

 

Günün Karikatürü:

1.20120216002258.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.