Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Nokta…

A+A-

Annan Planı öncesi İsviçre’de nokta koyuyorduk ki, koyamadık.

İnşallah hevesli gördüğüm bu görüşmeciler noktayı koymak için daha da gayret gösterirler.

Garantör ülke olarak ben arkalarındayım.

Zaten Kuzey Kıbrıs ile ana yavru ilişkileri çok iyi gidiyor.

***

Kameralar uçağı yakın takibe almışlardı.

Uçak havada süzüldü.

Ufak ufak tekerlekleri yere kondu.

Pistte sonuna kadar gitti.

Döndü.

Çok ağır dönüşlerle tekerlekler yuvarlandı.

Uçak, kırmızı halının yanına kadar gelerek durdu.

Arka kapı açıldı.

Oradan birleri yavaş ve emin adımlarla aşağıya inmeye başladı.

Gözler ön kapıdaydı.

Derken ön kapı açıldı.

Aşağıda hareketlilik başladı.

Koşuşturmalar.

Çiçekler, bayraklar, flamalar.

Eller önde hemen tokalaşacak pozisyonda koşanlar yerlerini aldılar.

Tek sıra dizildiler.

Kameralar, fotoğraf makineleri.

Ve ekranları başında bulunalar.

Nefes dahi almadan beklediler.

Geçmek bilmeyen saniyeler uzadıkça uzadı.

Ve RTE kapıdan belirdi.

Gülüyordu.

Beşparmaklara doğru bakıp el sallıyordu.

Karşısında bayrak çizilmiş dağların içinde oyuklar vardı.

Oyukları görmedi.

Görmesine de gerek yoktu.

O sadece gülümsüyordu.

Merdivenleri tek tek indi.

Top atışları ile karşılandı…

Tokalaşmalar, gülüşmeler, askere selamlar.

Böyle indi TC Cumhurbaşkanı RTE…

Hedefi Lefkoşa’ydı.

KKTC yetkilikleri ile görüşmeydi.

41 yıl önceki savaşı zafer gibi kutlamaktı.

İlk mesajı barış üstüne oldu.

Temennide bulundu.

“Noktayı koyunuz inşallah” diyerek isteğini belirtti.

Ve hayırlara vesile olsun dileklerini hep ön safhaya yerleştirdi.

Barış mesajları verirken ağzında yine yavru, ana sıfatları vardı.

Kimse durmadı o sözcükler üzerinde.

Oysa bilinçli söylenmişti.

Akıncı’ya, ne yaparsan yap, yavrudan öteye geçemeyeceksin, mesajıydı.

Ne yapacaksın?

41 yıl önce bahane doğmuştu bir kere.

Saldıran Yunanistan cuntası fırsat yaratmıştı.

Önceki çıkma denemelerinde hazırlıklar tam olmadığı için bu sefer iş bitirilecekti.

Eğer bu fırsat da olmasaydı sonraki on yıl içinde mutlaka yenisi çıkartılacaktı.

Ve yine kurtarma bahanesiyle aynı sınır çekilecekti.

Bunca çalışma.

Bunca çaba sonrasında yerleşmişken…

Yerleşiklerle bütün oluşturmuşken…

Kim kalkıp askerini, tankını, tüfeğini, bölgedeki itibarını geri çeker?

Uçaktan indi.

Beyanat verdi.

“İnşallah noktayı koyarsınız” dedi.

Uçağına bindi, gitti…

Böylece savaşın barış denilerek zafer olarak kutlandığı bir tören daha son buldu.

Ne yapacaksın, diyerek noktayı biz koyalım…

Nokta…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.