Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Nokta koymalı…

A+A-

“Ne yani TC’deki hükümet İslamcıysa biz de camiye gitmek zorunda mı kalacağız?

Soru ve onun benzerleri sorulmaya başlandı TC’deki seçimden sonra.

Çünkü biliyorlar TC’de ne olursa bize de sirayet edecek.

Edecek ki oradan buraya gelenler yabancılık çekmesinler.

Kendilerini, kendi ülkelerinde sansınlar.

Hatırlayın.

Bir zamanlar camide nikâh kıyılırdı.

Kimse yadırgamıyordu.

Normaldi.

Kötü niyet yoktu.

Sonradan RTE çıktı, “bu ne” dedi.

Anında kaldırdılar.

Sonra alışkanlıklarımız değişti.

Değişti ama yine de gelenek haline gelmiş yaşam biçimimizin dışarıdan gelenlerce değiştirilmeye çalışılması kabul edilemezdi.

Ancak şartlardan mı, zorlamalardan mı bilinmez…

Dayatmalar kuzeyde takır takır uygulandı.

Sonradan işi daha da abarttılar.

Ovalara, tarlalara her tarafa yol adıyla üretimimizi kısıtladılar.

Çıkış yollarımızı kapattılar.

Ve yollar yetmezmiş gibi ihtiyacımız olmayan camileri yine üretim yerleri ovalarımızın ortalarına diktiler.

Gereğinden fazla hem de.

De ki: “Tüm Kıbrıslıtürkleri toplayıp camilere doldurun camiler boş kalır”.

Adama sormazlar mı, bu kadar camiye ne gerek var?

Sorarlar ama zaman beyinleri uyuşturur.

Uyuştukça, olmaması gerekenleri doğal sayar.

Doğal sayınca da...

İşte gördüğünüz gibi etrafımızdaki her değişim doğal sanılıyor.

70 kişinin olduğu sınıflar.

Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayanların çekmediği kadar susuzluk.

Dağların durduk yere delinmeleri…

Mermer, çakıl taşı kum adına un ufak yapılmaları…

Uyuşturucu kanallarının burada çakışması…

Gençlerin uyuşturuculara yenik düşmesi…

Ve trafik kazaları…

Futbol takımlarımız bile oyun oynamakta isteksizler.

Eski heyecanın olmaması.

Çıkış yolu yok çünkü.

İşte doğal olmayanların doğalmış gibi inandırılmış beyinler şimdi TC’de seçilen yeni iktidar ile yeni yaptırımlara maruz kalacaklar…

Dün örneğin…

Tam roundabouta girerken sağdan bir araba belirdi.

Durdum.

Kural böyle.

Arabada, sürücü ile yanında oturan iki kadın vardı.

İkisi de sıkma türban.

Önümden geçip gittiler.

Baktım.

Önce “normal” dedim.

Sonra 50 yıl öncesine gittim.

Yoktu.

Bu türler bulunmazdı sokaklarımızda.

Şimdi var.

Ve ilk anda ben bile doğal saydım.

Oysa doğal sayılmamalı.

Çünkü bir adım sonrası kara çarşaf.

Nitekim…

TC’de her değişen iktidarın zihniyeti ister iyi, ister kötü yanları ile aramıza dalmaktadır.

Bu iktidarla birkaç yıl sonrasını hayal edin.

Artık buna nokta koymalı…

Öleceksek ölmeli.

Kalacaksak da dimdik durmalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.