1. HABERLER

  2. RUM BASINI

  3. Nüfus oranı ve temel özgürlüklerde uzlaşıldı
Nüfus oranı ve temel özgürlüklerde uzlaşıldı

Nüfus oranı ve temel özgürlüklerde uzlaşıldı

BM’nin, Akıncı, Anastasiadis ve Genel Sekreter Ban Ki-moon’un New York’ta gerçekleşmesi beklenen görüşmesinde, Kıbrıs sorununu “geri dönüşü olmayacak noktaya getirecek bağlayıcı bir yol haritası” istediği öne sürüldü.

A+A-

BM’nin, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve Genel Sekreter Ban Ki-moon’un New York’ta gerçekleşmesi beklenen görüşmesinde, Kıbrıs sorununu “geri dönüşü olmayacak noktaya getirecek bağlayıcı bir yol haritası” istediği öne sürüldü.

Fileleftheros “Bağlayıcı Yol Haritası… BM ve ABD’nin Hedefi Bundan Sonra, Sona Kadar Atılacak Adımların Üçlü Görüşmede Belirlenmesi… Kıbrıs Sorunu ‘Geri Dönüşü Olmayan’ Noktaya Gelsin”  başlığıyla manşete çektiği haberde, yabancı diplomatların, Kıbrıs sorununun bir anlaşma olsun veya olmasın “daha çok sayıda diken olmasına rağmen, geri dönüşü olmayan” bir noktaya gelmesi gerektiği görüşünde olduklarını yazdı.

New York sahnesini “görmezden gelinemeyecek iki unsurun; BM ve AB’nin kurmakta olduğuna dikkat çeken gazeteye göre Amerikan hükümeti, kasımdaki başkanlık seçimlerine kadar Kıbrıs sorununda bir sonuç alınması için acele ediyor, Genel Sekreter Ban da yıl sonunda bu görevinden ya bir anlaşmayla veya Kıbrıs sorununun gidişatıyla ilgili net bir tabloyla ayrılmak istiyor.

Habere göre yabancı diplomatlar New York görüşmesinin basit bir gözden geçirme için değil, prosedürde bundan sonra atılacak adımların, müdahil tarafların uzlaşılanları hayata geçirebileceği şekilde belirlenmesi ve liderlerden bu yönde teyit alınması için gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyor.

“MÜZAKERELERİN VARACAĞI SONUÇ NE OLURSA OLSUN….”

Gazeteye konuşan ve ‘BM’nin, prosedürü bir sona götürecek bağlayıcı bir yol haritası oluşturulmasını hedeflediğini’ söyleyen yabancı diplomatlar, “müzakerelerin varacağı sonuç ne olursa olsun, Kıbrıs sorunu geri dönüşü olmayan bir noktaya gelmeli. Keza, yol haritasının belirlenmesiyle anlaşmazlıkların üzerine köprü kurulmayacak, var olan birçok anlaşmazlık da ortadan kalkmayacak, sadece adım adım rota belirlenecek” dediler.

Pek çok şeyin 23 Ağustos’ta başlayan ve 14 Eylül’de tamamlanacak yeni tur liderler görüşmelerinde belli olacağını hatırlatan gazete, geriye kalan 6 görüşmede, var olan birçok anlaşmazlığın üzerine olabildiğince çok köprü kurulabilmesi için bütün ana başlıkların ele alınacağını belirterek özetle şunları ekledi:

“Ancak mesele sadece anlaşmazlıkların aşılması değil, aynı zamanda teknik komite görüşmelerinde ortaya çıkan bir dizi kısmi meselenin göğüslenmesidir.

Bunlar, anlaşmanın uygulanması ve devletin işleyişiyle ilgili algı ile alakalıdır. 

Lefkoşa’daki görüşmelerin tamamlanmasından sonra bir açıklama yapılarak New York randevusu da verilecek. Tabii üçlü görüşmeye Lefkoşa’da karar verilmeyecek, Genel Sekreter, liderler görüşmelerinin devamı görüntüsü verilecek şekilde Akıncı ve Anastasiadis’e davet gönderecek. Yani sonuç varmış ve prosedür devam ediyormuş görüntüsü yaratılacak.

Eylül ayı, gelişmeler nedeniyle çok ilgi çekici olacak. Dikkatler de, Lefkoşa’nın hazırlıksız yakalandığı, takvimler, hakemlik ve referanduma sunulan bir planın olduğu ekspres bir prosedür tuzağına düştüğü 2004 Şubat’ındaki gibi tuzaklara düşmemeye yoğunlaştırılacak.”

“DAHA ALINMASI GEREKEN ÇOK YOL VAR”

Aynı gazete Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin geçen hafta 4 başlığın (Yönetim, Mülkiyet, Ekonomi ve AB) neredeyse kapandığı açıklamasını hatırlattı ancak ‘bilgi sahibi’ bir kaynağın “bu önemli başlıklarda ilerleme kaydedildi ancak boşlukların kapatılması ve anlaşmazlıkların üzerine köprü kurulabilmesi için daha alınması gereken çok yol var” dediğine dikkat çekti.

Habere göre kaynak “üç erk ve (halen anlaşmazlıklar olsa da) yetkiler konularında ilerleme var ancak Yönetim’de dönüşümlü başkanlık anlaşmazlığı varlığını koruyor. Tarafların baştaki tezlerinde değişiklik yok” dedi, özetle şunları ekledi:

“Yakınlaşma olan noktalarda dahi, uzlaşılanların nasıl uygulanacağı konusunda soru işaretleri var. Örneğin, anlaşmazlıkların çözüm mekanizmasında yabancı yargıç olmayacağı hususunda anlaştılar. 4 üyeli (2 Kıbrıslı Türk 2 Kıbrıslı Rum) bakanlar komitesi kurulması ve oylar eşit çıktığında, her seferinde, karar oylamasına katılmayacak üyenin kura çekilmesi konusunda anlaştılar. Mülkiyette görüşmeler Türk tarafının, birinci tercih hakkını yasal mal sahibine vermeme ısrarına takıldı. Birçok diken barındıran ve çok zor addedilen garantiler ve toprak konuları da açık duruyor.”

Haftalık Kathimerini, “6 Görüşme Aracılığıyla Gerçek Zamanı” başlıklı haberinde “yetkili bir kadın kaynağın ” “4 başlıkta ciddi ilerleme kaydedildiğini, iki tarafın aynı istikamette ilerleyip ilerlemediğinin ortaya çıkması için, diğer iki başlıkta da –eşdeğer olmasa bile- yeterince ilerleme kaydedilmesinin kritik olduğunu” söylediğini yazdı.

Habere göre aynı kaynak “Her iki liderin de; toprak ve garantiler-güvenlik başlıklarındaki düzenlemelerle her iki tarafın da kendini güvende ve memnun hissetmesi gerektiği şeklinde benzer açıklamalar yapmasının önemli olduğunu” ekledi.

Toprak-Mülkiyet başlıklarının sonucunun, güvenlik ve garantilerdeki çabalara iyi bir derinlik oluşturacağına işaret eden gazete güvenlik ve garantilerde “çerçeve dışı fikirler bulunduğunu”, bunu Espen Barth Eide’nin de net olmayan şekilde söylediğini yazdı.

Gazete geriye kalan 6 liderler görüşmesini işaret ederek “bu çabanın varacağı sonucu da belirleyecek olan gizli kart (koz) başkadır. En büyük mesele, toprak-ekonomik yön kombinasyonun ile çözümün gerek sürdürülebilirliğini gerekse referandumdan çıkmasını belirleyecek toprak-mülkiyet siyam ikizlerine ‘müdahale’ üzerinde durulmasıdır” ifadesini kullandı.

Gazeteye göre gelişmelerden haberdar olan yabancı bir diplomatik kaynak “Kıbrıslı ve Kıbrıs’taki Avrupa vatandaşı olarak Ada’nın istediğiniz yerinde yaşayabilmenizi güvence altına almanız çok önemlidir. İki tarafta da istek bulunması ve gerek ekonomik yönde gerekse toprakta somut alternatif fikirleri olması da olumludur.”

“TOPRAK YAKIYOR”

Alithia “Toprak: Yakıyor!” başlıklı manşet haberinde Kıbrıs sorunu için gerçek zamanı yaklaşırken bütün konuların, özellikle de yakıcı olanların (Toprak, Garantiler, Tazminatlar) masada bunduğuna dikkat çekti ve “14 Eylül’de tamamlanacak Akıncı-Anastasiadis görüşmelerinin ana sürtüşme noktası Toprak olacak” iddiasında bulundu.

Gazete nüfus oranı ve dört temel özgürlük üzerinde uzlaşıya varıldığını, “Kıbrıs sorununun en büyük bahsi ve en kritik meselenin -gerek duygusal sebeplerden gerekse sonucu tazminatları etkileyeceğinden- Toprak olduğunu” vurguladı.

Garantiler konusuna Rum tarafında “ederinden fazla değer verildiğini” vurgulayan gazete, Türkiye’nin Aralık 2015’teki Irak ve halen yürütmekte olduğu Suriye operasyonunu örnek göstererek şunları yazdı:

“Ülkelerin ülkelere askeri müdahaleleri yazılı anlaşmalara değil sorunla ilgili askeri, ekonomik ve diğer çevresel şartlara bağlı olduğundan, bütün bunlar, garanti ve müdahale hakkı konusunun değerinin ne kadar düşük olduğunu gösteriyor.

Garantiler en önemli konu değildir, Türk tarafının, uzlaşıda garantilerle pazarlık etmesi muhtemel çok daha kritik yönler vardır. Kıbrıslıların bugününü ve geleceğini belirleyecek kritik yönler, birbirleriyle ilintili olan; nüfusun demografik oluşumu, temel özgürlükler ve topraktır.

Akıncı ve Anastasiadis birleşik Kıbrıs Federasyonu’nun nüfus oluşumu üzerinde uzlaştı. 80/20 oranı aslında önceki demografik oluşumu geri getiriyor ve Kıbrıs halkını yaklaşık 800 bin+ Kıbrıslı Rum ve 200 bin+ Kıbrıslı Türk’te sınırlandırıyor. 

Türk ve Yunan vatandaşlarının vatandaşlık denetim mekanizmasının belirlenmesiyle 79/21 oranının korunması Kıbrıs’ın demografik niteliği güvenceye alınıyor.  Bu Kıbrıs Rum tarafı açısından önemli bir kazanımdır.

Dört temel özgürlükle (serbest dolaşım, serbest yerleşim, mülk edinme ve serbest çalışma) Kıbrıslı Rumlar aşamalı ve gelişen ihtiyaçlarına bağlı olarak1974’te ihlal edilen toplumsal dengelerine yeniden kavuşacak. Bütün Kıbrıslılara (muhtemelen geç ve aşamalı ama kesin ve istikrarlı) Kıbrıs hükümranlığının tamamına yayılma ve yeni federal rejim aracılığıyla 74’te kesilen toplumsal devamlılığı sağlama olanağı sunulacak.

Nüfus oranı ve dört temel özgürlük olduğuna göre en büyük bahis ve Kıbrıs sorununun en kritik yönü Toprak’tır. Biri devlet iken, bir devletin birleşik federal ülkedeki oranının önemi çok küçüktür. Ancak toprak hem nicel hem de nitel açıdan göçmenlere ve mülkiyete büyük ölçüde cevap verecek. Kıbrıs Türk oluşturucu devletine kalacak toprak oranının yüzde 30 olmasının ve Mağusa ve Omorfo’yu (Güzelyurt) da içermesi ile Omorfo’yu da içerecek toprak oranının yüzde 29 olması arasında büyük bir fark yoktur. Önemli olan, Kıbrıs Rum idaresi altında geri dönüş hakkı edinecek göçmen oranı ve Kıbrıslıların ne kadarının mallarını geri alacağıdır.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.