1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. O acı günler geri gelmesin…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

O acı günler geri gelmesin…

A+A-

Deneyimli ve bilge ağabeyimiz Tuğrul Hilmi Berkay’ın arşivinden çıkartarak büyükçe bir zarf içinde adıma gönderdiği belge, beni geçen haftanın yıldönümü etkinliklerine götürdü yeniden… 
Atlılar, Muratağa ve Taşkent toplu mezarlarındaki anma törenleri sırasında konuşan Yukarı Taşkent Muhtarı Durmuş Aşındır’ın sözleri bir kez daha kulaklarımda çınladı… Ne demişti Muhtar Aşındır? O bölgede toplu katliamları yapan Rum katillerin kimler olduğunun bilindiğini, ellerini kollarını sallayarak dolaştıklarını belirterek hepsini de lanetledi ve bunların işledikleri insanlık suçundan dolayı yakalanıp yargılanmaları gerektiğine vurgu yaptı.
   İşte Berkay ağabeyimizin arşivinden çıkartarak bana gönderdiği belge, savunmasız insanlara karşı toplu katliamları yapanlarla ilgili kanıt oluşturmaktadır. Hem de bu kanıt, Rum kaynaklı… Vicdan sahibi bir Rum’un, Nikos Yenyas’ın o günlerde tanıklık ettiklerine dair.

    *       *      *
   Nikos Yenyas, 1974 savaşlarına katılan ve Girne Rum – Yunan cephesinin düşmesinden sonra Mersinlik – Lefkonuk üzerinden kaçan Rum Milli Muhafız Ordusu askerlerinden biridir. Yenyas’ın anıları 1998 Temmuz’unda, AKEL’in yayın organı HARAVGİ gazetesinde yer aldı. Yenyas’ın anılarının 20 Temmuz 1998 tarihli bölümünde, Türklere karşı yürütülen toplu kıyımlardan söz edilmektedir. O bağlamda Nikos Yenyas aynen şunları yazar: 
    “….Bir süre sonra Mersinlik üzerinden Lefkonuk’a (bugünün Geçitkale’si) gitmeye karar verdik. Ulaştığımızda Lefkonuk bir hayalet şehir görünümündeydi. Fakat bizi asıl şok eden olay, Sandallar ve Muratağa isimli iki küçük Türk köyünden geçerken gördüklerimizdi. O kadar büyük bir şok yaşadık ki, bunun etkisi yaşamım boyunca belleğimden silinmeyecek. EOKA B mensupları dozerlerle kazdıkları derin çukurlara bu köylerde öldürdükleri yaşlılarla kadın ve çocukları gömmekteydiler. EOKA B’nin bir mensubu bize orada, mağrur bir edayla ‘görevimizi yaptık’ demişti… Biz ise tam bir şok içindeydik.”
   Tuğrul Hilmi Berkay, gazete alıntısının Türkçeye çevrilmiş metni yanında, bana HARAVGİ gazetesindeki bu anıların o bölümünün fotokopisini de iletti… O belgeyi bana burada basın arşivlerimize geçirme olanağını tanıdığından dolayı, Berkay ağabeyimize teşekkür ederim.

    *       *      *   
   Savaş sırasında Türklere karşı işlenen insanlık dışı suçlardan dolayı Rum halkının tümünü sorumlu tutamayız.. İşte görülüyor ki, Nikos Yenyas gibi vicdan sahibi Rumların sayısı da az değildi. Dahası, belki de Rum halkının çoğunluğu Yenyas’ın insancıl karakterindedir. 
   Ne var ki, çoğunluk bir avuç faşist çılgına atını istediği gibi oynatma fırsatını verirse, onların vahşetleri karşısında edilgen kalırsa, bunun acısını büyük halk kitleleri ve ülkenin tümü çeker. EOKA terörü Grivas’ın komutasındaki bir avuç serüvenci tarafından başlatılmıştı. Ondan sonra kanlı şiddet yangınının nasıl yayılıp tüm adayı sardığını yakın tarih ayrıntılarıyla yazmaktadır.
   Ha, bir Rum – Yunan kundaklaması olan o yangının tüm adayı sarmalına almasından sonra Kıbrıs Türk halkı içinden de Rumlara karşı insanlık suçu işleyenler çıkmadı mı? Tabii ki çıktı… Onları tenzih edecek değilim… Elbette ki onların da yargıda hesap vermeleri gerekir. 
   Ellerine masum insanların kanı bulaşanlar söz konusu olduğunda, kuşkusuz ki Türk – Rum ayrımı yapmam. İçten dileğim öylesi acı günlerin artık Kıbrıs’tan hep uzak durması, güzel ülkemizin ebedi bir barış adasına dönüşmesidir.   

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.