1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. O BAYRAKLARLA HANGİ HAK ARANABİLİR?
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

O BAYRAKLARLA HANGİ HAK ARANABİLİR?

A+A-

Oturmuşum bir tepeye, aşağıya bakıyorum.

Denizi güzel, havası güzel, yeşili başka güzel memleketimin.

Tepede ötüşen kuşlar.

Serçe miydi, bülbül mü?

Belki de kargaydılar.

Ama ne olursa olsun doğanın sesiydi bu.

Kimisi bir böceği yavruları ile paylaşmak, kimisi eşini çiftleşmeye çağırmak için ötüyordu.

Ne derlerse desinler; o anda ben vardım; bir de her şeyi ile hasretine doyamadığım memleketim.

Sonra…

Bu keyiften sonrası olmamalı.

Ama şart.

İndim tepelerden ovalara.

Bir başkalık vardı orada da.

Buğdaylar ufak ufak büyüdüler.

Sapları olgunlaşmaya başladı.

Arada henüz horozibiği görmesem de biliyorum ki bir zaman sonra çıkacaklar.

Hele yeşil arasından göz kırpan lale kırmızıları…

Doyumsuzdur benim ovam da…

Fakat.

İndikçe tepelerden aşağıya; yaklaştıkça 2-3 bin yıllık şehirlerine.

İşte diyorum işte hepsi de bu kadarmış.

Yakışmadı ne havasına, ne dokusuna.

Bu koku hiç gitmedi…

Ki kokuyu yapanlar insanlardır.

Girdim şehrinin göbeğine.

Bu sefer gürültü.

Şehir gürültüsü böyle mi olmalı?

Arabaların egzozlarından çıkan duman mı karışmalı nefesime?

Yoksa…

Başka bir gürültü daha var biraz ileride.

Gidip bakmalı oraya da.

Tam da valinin karşısına denk gelen bir yerlerden geliyordu bu sesler.

Sanki kuşlar yerine öten insanlardı bu sesin kaynağı.

Kalabalık toplanmış.

Kalabalığın ellerinde de pankartlar ve bayraklar.

Bayraklar diyorum…

Birinde beyaz üstüne çizilmiş kırmızı ay ve yıldız…

Diğerine kırmızı üstüne çizilmiş beyaz ay ve yıldız.

Konuşana bakıyorum…

Sağ eline almış mikrofonu konuşuyor sol elinde ise cep telefonu sallanıyor.

Hani olur ya hakkını ararken arayan birisi olursa diyerek.

Ne de ince düşünceli bu insanlar…

Hak ararken elinde telefonunu eksik etmeyen sendika başkanı konuşurken eylemciler bağırıyorlardı, “Sendikana, ülkene, geleceğine sahip çık”.

Sonra, “Haklarımızı çiğnetmeyeceğiz” diyorlardı.

İşçi hakları konusunda haklıydı eylemciler.

Eylem yapmak yapılabilecek en anlamlısıydı…

Fakat ortaya kokular gibi dolan yanlışlar vardı…

Farkında değil miydiler yoksa bilerek miydi bu yanlışlar çözemedim.

Bir elinde TC, bir elinde KKTC bayrakları vardı…

Ellerinden memleketleri alınmış bu insanlar o bayraklarla neyin hakkını arıyorlardı?

Bunu anlayamadım.

Gürültü, koku, trafik karmaşası…

Ve geleceğe dair kaygılar…

Attı tekrar dağlara…

Oturmuşum yine bir tepesine memleketimin, aşağıya bakıyorum.

Kuşlar ötüyorlar.

Hangi kuş olduğunu anlayamadım.

Ki ne fark eder…

Denizi güzel, havası güzel, yeşili başka güzel memleketimin.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.