1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. O BİR DENKTAŞ
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

O BİR DENKTAŞ

A+A-

“Serdar Denktaş Ankara’ya karşı dik duruyor!”

Bunu bana söyleyen çok yakın bir arkadaşım…

Fakat bu düşüncesini bana aktardıktan 5 dakika sonra fikrini değiştirdi…

Çünkü yapılan açıklamalara ve medyada çıkan haberlere beyni ile değil, kalbi ile yaklaşıyordu…

Serdar Denktaş Ankara’ya karşı hayatı boyunca ne zaman dik durmuş ki?

En istenmedikleri dönemde bile şükranlarını sunmaya devam etti…

Babasını devirmek için yapılan girişimlere o dönemde seyirci kaldı, çünkü ona göre Ankara’nın dokunulmazlığı vardı…

Bazen bende, “yahu bu Serdar Denktaş tam bir Kıbrıslı ve Kıbrıslılığı savunuyor” diyecek oluyorum ki, Serdar Bey hiç çekinmeden beni bu rüyadan uyandırıyor…

Onun derdi asla Ankara ile olmadı ve bundan sonrada olmayacak…

Çünkü hem kendisinin, hem de çevresinin beslendiği ve siyasetini üstüne kurduğu şey; “anavatanları” olan Türkiye…

Yani milliyetçilik üstüne kurulu olan bu saltanatlarına son vermek demeği, kendilerini inkar etmekle eşdeğer tutuyorlar…

Dikkat ediniz, hem Serdar Bey’in, hem de parti yetkililerinin hedefi genellikle AKP oluyor…

Ama bu duruşu AKP’nin yüzüne karşı değil, genellikle arkasından yapıyorlar…

Özellikle AKP’li yetkililer adaya ayak bastıkları anda bu kişiler ortalıktan toz duman oluyorlar…

Kalan birkaç kişi ise, eleştirmek için değil, şükran çekmek için hazırda bekliyorlar…

Örnek olarak, 19 Temmuz 2011 tarihinde AKP’ye ve Erdoğan’a karşı yapılan eylemde polis eylemcileri darp ederken DP’li arkadaşlar nerelerdeydiler?

Belki de birçoğu Erdoğan’ı karşılamak ile meşgullerdi…

Yani kısacası, Serdar Denktaş’ın Ankara’ya karşı dik durabilmesi için dünyanın ters dönmesi gerekiyor…

Onun tek derdi AKP…

Ve en büyük arzusu AKP’nin bir an önce gitmesi ve yerine askeri yönetimin yeniden gelmesi…

Ancak o zaman Denktaş tam anlamı ile güçlü ve özgür olabilir…

Aksi takdirde AKP ile sürtüşeceğini ve işlerin ileriye gitmesi durumunda ona karşı dikleşemeyeceğini biliyor…

Çünkü Türkiye’den buraya gelip vatandaş olan insanlar, böyle bir dikleşmeyi AKP’ye karşı değil, Türkiye’ye karşı yapılmış olarak kabul edeceklerdir…

Dolayısıyla, Serdar Denktaş bu riski aldığı anda partisinin kapısına kilit vurması gerektiğini çok iyi biliyor…

Bakınız Bengü Şonya bizi hangi açıklaması ile destekliyor;

Şonya, “CTP’nin 28 Temmuz tarihini istemesinin en büyük nedeni, o dönemde Türkiye’de en az 10 bin KKTC vatandaşı var ve bunlar oyunu CTP’ye değil, bize veren kişilerdir. Dolayısıyla CTP bu fırsatı kullandı” demişti…

Yani DP’nin bugüne kadar aldığı oy oranlarının büyük bir bölümünü TC kökenli insanlar kaplıyor…

***

 “Serdar Denktaş’ın derdi Ankara’yla değil, AKP iledir” tespitime ilk katılacak olan eminim Serdar Denktaş’ın ta kendisidir…

Bunun asıl nedeni ise, AKP’nin Denktaş’ların üstünü çizmesidir…

Baba Denktaş’ı devirmek için yapılan işbirliğini ve onun hakkında ortaya çıkan telefon görüşmelerini Serdar Denktaş hala unutamıyor…

Ve intikam almak için en doğru zamanı ve en uygun ortamın oluşmasını bekliyor…

Belki de “cumhurbaşkanlığı” seçimlerinde ortaya yeni çıkacak bazı ses kayıtları ile bizlere sürpriz yapabilir…

Ama Serdar Denktaş’tan daha fazlasını beklemeyiniz…

O “anavatanına” şükran sunmaya, ülkesinin bölünmüş kalması için şafak nöbeti tutmaya, olmayan bir “KKTC”yi yaşatmaya, kendinden olmayan Rumları ve çözüm isteyen tüm Kıbrıslıları dışlamaya devam edecek…

İnsanların milli duyguları ile beslenerek bu siyasetin içinde olmayı da sürdürecek…

Çünkü o bir Denktaş…

Ve her Denktaş gibi bu yolu yürümek zorundadır…

Aksi takdirde, farklı yolu seçenlerin örneklerine bakarsak, hiçbirinin “başarılı” olamadıklarını görürüz…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.