1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. O kritik karar
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

O kritik karar

A+A-

25 Kasım 2012 tarihinde, “Sayın Başbakan” diye başlayan ve İrsen Küçük’e hitaben kaleme aldığım bir yazı vardı…

Bu yazıda, UBP Genel Başkanı İrsen Küçük’e, “Abi” diye hitap ederek, “Ne olur ikinci turu mahkeme kararına bırakma” demiştim… 

Başka neler yazmıştım?

Kısaca hatırlatmak istiyorum:

“… Ben sana ‘Abi haksızsın’ demiyorum. Yanlış anlama… Tam aksine; ‘Sen bilin’ diyorum. Ama senin bilmediğin, göremediğin ve etrafındaki bazı çıkar grubu mensubu arkadaşlarının da bilmediği; her geçen gün ahalinin durumunun kötüye gittiği. Diyeceksin ki, “Bana mı kaldı ahalinin mutluluğu?”… 
Ama abi öyle deme! Ahali mutsuz… Ahalinin mutsuzluğu, olası bir erken veya normal seçimde UBP’ye ‘Tokat’ şeklinde gelebilir. Hatta malumundur, bir zamanlar var olan ‘UBP tumba’ durumu dahi çok sert bir şekilde gerçekleşebilir. Vallahi gidişat eyi değildir.”

Başka ne yazmıştım?

“… Artı; ve da en önemli konu; ‘Cumhurbaşkanlığı adaylığın konusu’…Git ikinci tura, madem ki eminsin da üstelik kazanacağından, temizle seçimi, kazan ve yola devam et… Gecikirsan, ne sen, ne UBP, ne de cumhurbaşkanlık hayalin kalacak… Üzgünüm ama doğru söylüyorum… Eğer mesele uzar ve kaybedersen, parti içinde saygınlığın, UBP içinde bir adın kalmayacak. İyi şekilde anılmayacaksın. Abi, şunu demek istiyorum; öyle ya da böyle, gitmek gerekiyorsa gideceksin… Bak sana bir tek örnek vereyim; bu ülkede hâlâ, Enver Emin’in adını her duyan UBP’li ayağa kalkıp ceketini ilikliyorsa, bunun gitme zamanı ile alakası olduğu gerçeğini sakın unutma… Bu işi mahkemeye bırakma. Hemen temizle. Ya da üzgünüm ama unutulursun! Ya da seni hatırlayanlar bir çeşit saygı gösterse de sevgi duygusunu kilitlerler yüzüne!...”

Bunları hatırlattığım için gerçekten özür dilerim.

Amacım, “Ben söylemiştim” demek değildir.

O günlerde gözlemlediklerimdi bunlar… “Tahmin” yürütmemiştim… Görünen köy kılavuz istemezdi ki…

***

3 Şubat 2013’te bir başka yazı kaleme almıştım…

Burada da gözlemlerimi aktarmıştım…

“… İnsanların zekalarıyla dalga geçildi… Tüzük apaçıktı oysa… 1 + 1 = 2 gibi basit bir hesaplama yöntemi kullanılsaydı, UBP Tüzüğü’nün 28’inci maddesi gün gibi açıktı… “İkinci tur yapacaksınız!” bir bir daha iki kardeşim! Aslında itiraz edenler; yani bir bir daha iki olduğunu görmelerine ve bilmelerine rağmen; trigonometrik hesaplamalara, tanjant kotanjant dik üçgen işlerine daldılar ve kendileri de işin içinden çıkamadılar; ülkeyi sinir krizine soktular… İşe yaradı mı? Yani, 28 Ekim’de ikinci tur yapmak yerine, aylarca beklemek; “Küçük” tarafına avantaj mı kazandırdı? Koskocaman bir HAYIR!”

***

Diyeceğim şudur…

İrsen Küçük “Beni dinlemedi” demiyorum.

İrsen Küçük, gerçeği göremedi.

Etrafındaki arkadaşları tüm gerçekleri gördükleri halde, yalan söylemiş olmalılar…

Sürekli hata yaptı.

Saçını boyaması bile hataydı…

21 Ekim 2012’de kurultay, “İkinci tur” demişti…

Elbette iş işten geçti… Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim…

28 Ekim 2012’de o ikinci tur yapılmış olsaydı; bugünkü siyasi tablo çok farklıydı…

21 Ekim 2012 akşamı çok kritik bir karar verdi İrsen Küçük…

Nasıl verdi, neden verdi sadece kendisi bilir…

Ama iyi bir karar vermediği açıktır…  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.