1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. O şimdi asker
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

O şimdi asker

A+A-

Yurt topraklarını ve devleti korumak, yurtta ve dünyada barışı tesis etmek için her ülkeye asker lazım…

Askerlik yapamayan erkek, gerçek (!) erkek sayılmaz.

Askerlik görevini yerine getiremeyen erkek, çürüktür, en azından sağlam değildir…

Askerliğini yapmayan erkek, aşkı dahi yaşayamaz.

Para kazanmak için de askerlik görevini yerine getirmiş olmak şart…

Daha neler neler…

Bir bakıyorum, parası olan, siyasi gücü veya prestiji olanlar askerliği daha kısa yapabiliyor, ya da yapmayabiliyor.

Bedelli askerlik için parası ve imkanı olan geleneksel baskılardan da kurtulabiliyor, yükümlülüklerden de.

Çoğu zaman askerdeki yer ve görev bile, bazı mesleklere göre veya nüfuza göre değişebiliyor.

***

Mantıklı ve insanlığın yararına olan bir şey mi diye sorarsanız: Savaşanların da, savaşlarda ölen ve yaralananların da askeri olaylarla bağlantısı var. Bunlar ya askerlerin ta kendileri ya da askeri olaylar sonucunda ölenler…

Terörizmin mantığında bile o militarist ruh ve askeri zihniyetin erkek egemen bakışı mevcut!

Gençlerimizin pek çoğu, okumayı bahane ederek, çalışmayı bahane ederek yurt dışına gidiyor ve askerlik yapmamak için, hatta askere gitmeyişe mantıklı bir kılıf uydurmak uğruna askerden kaçmayı yeğliyorlar.

Askerin olgunlaştırdığı düşüncesi de, çoğu kez somut dayanağı olmayan söylentilerin sonucu. Neredeyse barışa yönelik hiçbir dayanağı olmayan kural ve uygulamaların ise faydasına pek rastlandığı olmuyor.

En azından Kıbrıs’ta askerlik, yokluk demek, değersizleştirilmek demek…

Asker olmak istemeyen veya bu görevi gereksiz görenlerin yurt bilinci, devlet bilinci ve sevgisi sorgulanıyor sebepsizce. Bu da hiçbir dayanağı ve geçerliliği olmayan bir ölçüt bize sorarsanız.

***

Şimdilerde gençler ve aileleri bu işe kesin bir çözüm istiyorlar.

Emek, beyin, enerji, ekonomi ve bir çok olumlu olgunun göçüne sebep olan askerliğin gereksizliği tartışma dahi götürmeyen bir süreç.

Biz insanların, hele de Kıbrıs’ta, savaş aktörlerine ihtiyacımız yok. Savaşlardan ve yokluklardan çok çekmiş bu halkın istediği, artık, barış ve geleceğe güvenle bakabilmek.

Aslına bakarsanız profesyonel askerlik de bu soruna çözüm olamaz.

Askerlik toptan kaldırılmalı.

Ama illa ki bazı kesimler rahat olacak ve bu işin hala işe yaradığına inanmaya devam edeceklerse, profesyonel askerlik kademeli olarak militarizmin ortadan kaldırılması için bir geçiş olabilir.

Bunun yerine cinsiyete bakılmaksızın sivil topluma, sosyal hizmet bağlamında katkı sağlamak için bir sistem geliştirilmesi açıkça önerilebilir.

Mesela, 18 yaşından itibaren 40 yaşına kadar insanların ister kesintisiz, isterse de belli dönemlere bölerek topluma sivil hizmet sunabilecekleri bir sistem geliştirilmesi, daha çok işimize yarar.

Bireylere, toplumun geneline, çevreye, sağlığa, kültüre, ekonomiye vs. artı değer getirecek düzenlemelerle, zorunlu olarak yerine getirilebilecek hizmetler sayesinde, toplumun kazanacağı kesin.

İnsanların mesleklerinin ve yaşamlarının baharında, topluma ve yurtlarına hizmet vermenin bir alışkanlık yaratacak şekilde düzenlenmesinden daha güzel ne olabilir?

Meslek liseleri veya üniversite sonrası kazanılan mesleki donanımın, toplum hizmeti olarak topluma kazandırılması başta devlete nasıl ekonomik ve sosyal kazanımlar sağlayacağını bizlerin anlatmasına gerek yok.

En basit örneğini gelin içinden çıkılamaz hale getirilen yerel yönetim sorunlarımız açısından değerlendirelim:

Eğer sosyal hizmetin yerel yönetimlerde alınan hizmet olarak değerlendirilmesi sağlanmış olsa idi, şimdilerde 1000 kişinin hizmet verdiği LTB’de mesela, 500 kadrolu, 500 de mecburi sosyal hizmetini sunmakta olan birey sayesinde nasıl harikalar yaratılabilirdi.

Her dönem askere alınacak gençler varsa, her dönem sosyal hizmet sunacak gençler de olabilir değil mi?

İşsizlik mi?

Askerden sonra iş garantisi sunamadığımıza göre gençlerimize, bunun şimdikinden fazla sorun yaratması ihtimali de olmaz. Hatta, enerjisini, toplumla iletişim kurma ve yaşadığı topraklar ile ortak yurt bilicini paylaştığı bireyler için kullanabilmek sayesindeki kazanımlar da cabası…

***

Asker demek savaş demek!

Asker demek erkek egemen zihniyetin domine ettiği yurt bilinci demek!

Asker demek yok olup giden yıllar ve düşmanlık bilincinin pekiştiği, travmatik yaşantıların oluştuğu süreç demek.

Gelin bir kez daha düşünün. Gençler haykırıyor, aileler çocuklarının bu yaşantıya mahkum kalmalarını istemiyorlar.

Yurda hizmet etmenin başka yolları da var. Hem de cinsiyete, yaşa ve diğer pek çok niteliğe bağlı ayrımcılıklar yaşanmadan.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.