1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Okur yorumu- Adadaki varlığımız...
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Okur yorumu- Adadaki varlığımız...

A+A-

1570 tarihinde Osmanlı adayı zapt ederken, burada 1000 kadar
kendi tebaası vatandaşını topraklandırdı. Onların yanına da bizler
(Karamanoğlu Türk kökenli Aleviler)" hizmetkar olaraktan
yerleştirdi.
İngiliz ile aralarında varılan anlaşma her ne kadarda kiralama şeklinde olsa da, Osmanlı İngiliz’e olan borcunu ödemeyince, İngiliz de taksitleri kesip adaya el koydu.
Ada İngiliz’e devredilirken ve daha sonra adaya İngiliz el korken bile
burada yaşayan ve benim iddiam da odur ki "KARAMANOĞLU kökenli"
olmayan tebaasını Osmanlı geriye çağırdı. Çünkü bizi hiç sevmemişlerdi.
Ancak Kıbrıs’ta yaşayan bizleri de milli duyguları öne sürerek kullanmak
her zaman işleri olmuştur. Kurtuluş savaşı döneminde bu halkın milli
duyguları ile oynayıp, cebinde, evinde nesi varsa verebildiği kadarını
topladılar. Ha, bu oraya yansıdı mı yoksa bazıları cukka etti mi bilinemez,
gerçek olan Kıbrıs Türkü’nün bu konudaki duyarlılığıydı. Hal böyle iken bile "İHANETİN" derler ya yeri, şekli ve zamanı belli olmaz. Bu süreçleri yaşarken "KOYUN" gibi güdülmeye alışan bizleri ise kullanarak çıkarlarını (ada üzerinde aslında olmayan) korumaya çalıştılar ve de muaffak oldular.
İki toplum arasındaki husumeti yaratanlar daha sonra tekrardan bozmak
ve çıkarlarının korunmasını sağlamak üzere, Kıbrıs insanının o saf ve masum duygularını "BAĞIMSIZ CUMHURİYET" palavrası sunarak istismar ettiler.

1959 Londra ve Zürich de Kıbrıslı ( dün ve bugün hor görüp beğenmedikleri)
Türkler sayesinde adada tekrardan bir varlık olma imkanlarına kavuşan TC
yetkilileri ve bizim başımızda bulunan liderlerimiz, % 70'e %30 oranını kabul
ederek güya “BAĞIMSIZ CUMHURİYET” kurdurdular.

Yıl 1963, daha üç yıl bile dolmadan bizleri kavga ettirdiler ve o bağımsız hiç
kimsenin karışamayacağı özgür devlet ikiye bölündü. Burada kimin ne suçu
var olayı bizim konumuz olmadığı için bu konuda bir şey yazmıyorum ancak
1974'de kadar bu toplum yaptıklarına karşın TC'den sadece müdahale edip
onu özgürlüğüne kavuşturmasını defalarca rica etti ve istedi ama nafile.

Ne zaman Yunan cuntası ile EOKA-B Makarios’a karşı darbe yaptı ve o zaman
"ORTODOKS" Makarios “lütfen beni ve solcu AKEL üyelerini bu faşistlerden
kurtarın” diye TC'ye çağırı yaptı, işte 20 Temmuz 1974 “mutlu kurtarılma
hareketi” gerçekleşti. Nasıl ki 1570'te Kıbrıs Ortodoks Kilisesi'nin çağırısı
üzerine Osmanlı adaya çıkmış ve onlara özgürlük getirmişti.

SÖZÜN KISASI: Beni kiraladın, umurunda olmadım. Sattın, senin için direndim
sana yalvardım. Yine de "MAKARİOS" çağırdı geldin. Ben biliyorum aslında bizi
sevmediğini. Ben biliyorum da, bu saf tertemiz duygularla senin yıllarca buradaki sancağını yere
düşürmeden 1974'de sana teslim eden ve "ÖZGÜRLÜĞÜ" sonuna kadar hak eden değerli
"KIBRIS TÜRK TOPLUMU" inan hala bunu kabullenmiyor ve hala o güzel uykusunda uyuyor.
Bırak bizi artık, ileride sen zannetme buraya doldurduğun nüfus sana bu özveriyi gösterecek. Bir başka Kıbrıs Türk toplumu daha yok.

"Tatil bitti Ayşe, topla bavulunu, çantanı ve geldiğin yere geri dön, bir daha
da geri gelme. Çünkü Kıbrıs halkları artık barış içinde yaşamak istiyor…

Not: Okurumuza çok teşekkürler ederiz…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.