1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. “Öküzlük” hikayesi
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

“Öküzlük” hikayesi

A+A-

Ormanın birinde aslanlar toplanmış. “Yahu” demişler, “Hesapta kralız, açlıktan öleceğiz kardeşim… Maymuna saldırsak, ağaca kaçıyor;  fillere saldırsak, fazla büyük... Ceylanlar hızlı, yetişemiyoruz; kuşa dalsak, uçuyor, Ee balık yakalayacak halimiz de yok... N'aapsak?”

Bir tanesi “En iyisi, öküzlere saldıralım” demiş,
“İri yarı görünüyorlar ama ne pençeleri var, ne dişleri diş... Tam dişimize göre!”
Olur mu? Olur. Hücum!
Ama evdeki hesap çarşıya uymamış; öküz, öyle yabana atılacak hayvan değilmiş meğer... Organize oluyorlar, topluca savunma yapıyorlar, püskürtüyorlarmış.
Aslanlar aç bilaç. N'aapsak, n'aapsak?
“Tilkiye danışalım” demişler.
Tilki “Kolay” demiş,
“Beni, öküzlerin yaşadığı zengin otlakların prensi yapın, işinizi halledeyim...”
Kabul etmişler.
Tilki, elinde beyaz bayrakla öküzlere gitmiş,
“Saygıdeğer öküzler” demiş, “Aslında aslanlar uysaldır, sizi de çok seviyorlar...  Ama; şu aranızdaki sarı öküz var ya, sarı öküz, işte sorun o... Görünce tahrik oluyorlar, canları çekiyor, verin şu sarı öküzü, kurtulun kardeşim, huzur içinde yaşayın!”

Öküz heyeti düşünmüş taşınmış, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla, verivermişler sarı öküzü...
Aslanlar da afiyetle yemiş. Bir gün, iki gün…
Tilki gene gelmiş.
“Bakın gördüğünüz gibi, saldırılar kesildi, mutlu mutlu yaşıyorsunuz” demiş ve eklemiş:
“Ama şu var ya benekli öküz, benekli öküz, o burada olduğu sürece size rahat yüzü yok arkadaş, canları çekiyor, verin, kurtulun!”
Öküz heyeti düşünmüş, “otlağın selameti için” teslim etmiş benekli öküzü...
Üç gün, dört gün... Tilki gene gelmiş.
Kuyruğu uzun olanı... Burnu beyaz olanı... Tombul olanı... Tek tek alıp, gitmiş.
Otlak seyrelmiş. Semirmiş aslanlar.
Günlerden bir gün... Artık tilki gelmemiş!
Gerek kalmamış çünkü. Doğrudan aslan gelmiş.
“Hanginizi istiyorsam, canım hanginizi çekiyorsa, onu vereceksiniz, adamı hasta etmeyin” demiş.

Otların arasında tir tir titreyen, tek tük kalmış öküzler,  “keşke sarı öküzü vermeseydik” demiş ama iş işten geçmiş.

* * * *
İşte “Öküzlük” böyle bir şeydir...

* * * *
Daha önce başka yazarlar bu konuyu çok dile getirdi… Çok yazıldı bu konu. Ama şimdi bizim gündemimizle çok alakalı… Onlardan “çalıp” yazmak, bu “hırsızlık” bu “kokuşmuşluk” düzeninde bizi de hırsız ve yolsuz mu yapacak?

Yapsın!
Alman şair ve tiyatro yazarı Bertolt Brecht ne yazmıştı?

“Öküzlük” hikayesiyle alakalı…
“Naziler önce komünistleri tutukladılar;
Komünist değilim diye ses çıkarmadım.
Sonra Yahudileri tutukladılar,
Yahudi değilim dedim, sesimi çıkarmadım.
Sosyal demokratları tutukladılar,
Savunmak bana mı kaldı dedim, sesimi çıkarmadım.
Sıra bana geldiğinde;
Etrafta tutuklanmama ses çıkaracak kimse kalmamıştı!”

****
Ne Sanayi Holding kaldı ne ETİ… Ne Cypfruvex, ne KTHY… Ne kıyı, ne sahil… Şimdi telefon - elektrik…
Etrafta ses çıkartacak kimse de kalmadı galiba?  Umarım sıra size - bize gelmez!..
   --------------------------------------------------------

Yemeye içmeye ve sızlanmaya devam

Başbakan İrsen Küçük, Ulusal Birlik Partisi’nin “genel başkanı” mı değil mi?
İstinaf Mahkemesi, Kaza Mahkemesi’nin “başkanlık yetkilerini askıya alan” kararını onayladı mı onaylamadı mı?
İstinaf kararı ne anlama geliyor?
İrsen Küçük kazandı mı kaybetti mi?
Divan kararı geçerli mi?

Geçerliyse, o zaman İrsen Küçük “genel başkan” mı?
İstinaf Mahkemesi, bu durumda, “karar” mı vermiş oldu?
Ergin Ulunay ne demek istedi?
Hükümet var mı?
Meclis çalışıyor mu?
Erken seçim olursa, “acente” değişir mi?
Cemal Bulutoğluları, hala başkan mı?
Belediye battı mı?
Belediye Meclisi’nde 12 mi yoksa 11 mi UBP’li var?
Çöpler ne olacak?
Kamu Hizmeti Komisyonu çalışacak mı?
Asgari ücret ne alemde?
Narenciye satacak mıyız?
Patates ilaçlı mı?
Tek bir harup ağacı sağlam kaldı mı?
Hayvancı çöktü mü?
Telekomünikasyon gitti mi?
Ercan bitti mi?
Kıb-Tek ruhuna fatiha durumunda mı?
Nüfusumuzu bilen var mı?
KKTC bir devlet mi?
GG, bugün “oyna”yıp, Yenicami’yi yener mi?
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu, “KOP”ar mı?
Ayrelli çıktı mı?
Mantar hala var mı?
Bugün ava gideyim mi?  

Bu soruların tümünü kafadan sileyim mi?
Sabah Yeşilırmak, sonra Elye’de maç yapayım mı?
İrsen bey veya Ahmet bey; ne farkedecek ki?
UBP ya da CTP… Veya DP; olmadı TDP! Hatta tümü koalisyon yapsa…
Ne farketti ki!
Eskiden belediye çalışıyordu ve sokaklar temiz miydi, yollar çukursuz muydu?
En iyisi, mantar, av, ayrelli, maç…
Usandık hem sorunlardan hem de değiştirmek için çaba harcamaya korktuğumuz kokuşmuş düzenden…
Gerçekten usandık…
Sevgili arkadaşım Hasan Artuner’in dediği gibi, “Komik ülkenin komik insanları; yemeye içmeye ve sızlanmaya devam!”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.