1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Olmazsa olmazlarımız
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Olmazsa olmazlarımız

A+A-

Elbette toplum olarak bizim de olmazsa olmazlarımız var...

Ama inanınız ki Türkiye’nin garantörlüğü bu listenin ilk sıralarında yer almıyor...

Hatta bu gidişle olmazsa olmazlarımızın bulunduğu listeye girebileceğinden de pek emin değilim...

Çünkü Kıbrıslı Türkler uyanmış durumdadır...

Adanın sözde üç garantörü olan İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın, Kıbrıslıların başına ne tür belalar açtığı ortadadır...

Daha önce bu konuyu çok işledik, ileride yine ihtiyaç olursa yazmaya devam ederiz...

Dilerseniz bugün biz olmazsa olmazlarımızdan bahsedelim...

Herkesin dilinde bir %80 var!..

Kimilerine göre bu oran kadar Kıbrıslı Türk, Türkiye’nin garantörlüğünü olmazsa olmaz olarak görüyor...

Bana göre bu çok yanlış bir söylem...

Neden mi?

Şimdi siz kalkıp “Kıbrıslı Türklerin %80’i Türkiye’nin garantörlüğünü istiyor” derseniz, iş farklı olur...

Çünkü “istemek” farklı bir şey, “olmazsa olmaz” farklı bir şeydir...

Yani Sevgili Ulaş Barış’ın yazdığı gibi Tükiye, “ben garantörlükten vazgeçtim” derse ne olacak?

Eğer Türkiye kalkıp, “merak etmeyiniz, bu sistem artık gereksiz, siz zaten AB üyesi bir federasyonsunuz, işin içinde BM’de var” derse, toplum olarak nasıl bir tepki ortaya koyacağız!..

“Hayır, bizi bırakma, gerekirse KKTC’yi 82’nci il yap” mı diyeceğiz?

Yoksa çağdaş bir toplum gibi davranıp artık kendi ayaklarımızın üstünde durmamız gerektiği gerçeğini mi anlayacağız?

Bu işin bir tarafı...

Diğer tarafı ise, bizim isteklerimiz...

Örneğin olmazsa olmazlarımız...

Örneğin bana göre toplumun büyük bir çoğunluğu artık bağımsız bir şekilde Kıbrıslılar tarafından idare edilmek istiyor...

Parayı verenin düdüğü çaldığı bir yapı değil üretenin kazandığı, kendi kendine yetebilen bir yapı hedefliyor...

Kimseye muhtaç olmadan özgürce yaşayabilmeyi arzuluyor...

Ve en önemlisi olmazsa olmazı olan Kıbrıs’ın birleşmesi hayalinin gerçeğe kavuşmasını istiyor...

Hellimi ile...

Patatesi ile...

Narenciyesi ile dünyaya kendi öz kimliği ile açılmak demek, Kıbrıslı için olmazsa olmazı demektir...

Onur, gurur, saygı ve sevgi de öyle...

Şu anda tüm bunlardan yoksunuz, çünkü kendi kendimizi yönetemiyoruz...

Başkasının idaresi altında olduğumuz sürece onun kendine has özellikleri ile yaşamak zorunda kalıyoruz...

O nedenle kimse bana çıkıp bu toplumun olmazsa olmazlarını kendi kafasından uydurmasın!..

Ya da Rum siyasilerin söylemlerine takılıp milli duygularını kabartmasın!..

Çünkü bu duygularla gerçek çözüme ulaşmak mümkün değildir...

Evet, ben de şu anda mümkün olanı istiyorum...

Ancak mümkün olanın beğenmediğim yönlerini de eleştiriyorum...

Hani “bir ihtimal düzelir” hedefini taşıyorum...

Ama asla mümkün olana teslim olmuyorum...

Onu mükemmel bir çözüm modeliymiş gibi göstermiyorum...

Daha öncede yazdığım gibi benim için en adil çözüm modeli, çağdaş ve ilerici yeni bir anayasa ile 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüştür...

Hatta bana göre en kolay çözüm modeli de budur...

Ama dediğim gibi bu görüşüm mümkün olanı elimin tersi ile bir kenara iteceğim anlamını taşımıyor...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.