1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Olpak:“Döviz kurunun nereye gittiğinden çok daha fazla bizi ilgilendiren belirsizliğidir”
Olpak:“Döviz kurunun nereye gittiğinden çok daha fazla bizi ilgilendiren belirsizliğidir”

Olpak:“Döviz kurunun nereye gittiğinden çok daha fazla bizi ilgilendiren belirsizliğidir”

MÜSİAD Başkanlar Kurulu toplantısı için Çorum'a giden Olpak, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, dolar kurunda son dönemde yaşanan artışla ilgili olarak kurdaki belirsizliğe dikkati çekti.

A+A-

Türkiye Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, dolar kurundaki artışa ilişkin, "Bunun bizim iç politikamızla, iç siyasetimizle veya Merkez Bankamızla ilgisi yoktur. Son süreçte özellikle siyasi belirsizlik ortamında birilerinin de bir miktar ateşe körükle gitmesinin sebebiyle bu tür oynamalar var. Özellikle bu noktada döviz borcu olan ki özel sektörde ciddi bir miktar var, o kesimi, bizim o sanayicimiz ve işverenimizi ciddi anlamda etkilendiğinin farkındayız" dedi.

MÜSİAD Başkanlar Kurulu toplantısı için Çorum'a giden Olpak, gazetecilerin sorularını yanıtlarken,  dolar kurunda son dönemde yaşanan artışla ilgili olarak kurdaki belirsizliğe dikkati çekti.

Huzur, güven ve istikrar kavramlarına işaret eden çeken Olpak, şöyle devam etti:

"İş dünyası güven ve istikrar kavramını birlikte ister. Döviz kurunun nereye gittiğinden çok daha fazla bizi ilgilendiren belirsizliğidir. Nerede duracağını bilmek bizim açımızdan önceliklidir. Biz 5 Nisan 1994 kararlarında doların 16,5'tan 43,5'a bir günde çıktığını biliyoruz, çok canımız yandı ama tolere edebildik. 2001'de doların 685'ten bin 700'e birkaç gün içinde çıktığını biliyoruz. Hiç hoşlanmadığımız şeyler. Ama oralarda gezindiği için tolere edebildik. Bu noktada bizim daha çok canımızı yakacak ya da risk olarak gördüğümüz gidişatın ne olacağıdır. Eğer 3 bu işin dolar açısından, Euro açısından 3,30'lar seviyesi kararlılık seviyesi ise iş dünyası geçici bir kayıpla bunu tolere etmeye çalışır" değerlendirmesinde bulundu.

Yıl başından bugüne kadar dolarda yüzde 22 oranında bir artış yaşandığını vurgulayan Olpak, bu artışın büyük bir kısmının da Amerikan dolarının bütün para birimleri karşısında değer kazanmasıyla ilgili olduğunu dile getirdi.

Doların Euro karşısında da değer kazandığının altını çizen Olpak, şunları kaydetti:

"Bunun bizim iç politikamızla, iç siyasetimizle veya Merkez Bankamızla ilgisi yoktur. Son süreçte özellikle siyasi belirsizlik ortamında birilerinin de bir miktar ateşe körükle gitmesinin sebebiyle bu tür oynamalar var. Özellikle bu noktada döviz borcu olan ki özel sektörde ciddi bir miktar var, o kesimi, bizim o sanayicimiz ve işverenimizi ciddi anlamda etkilendiğinin farkındayız. Temennimiz siyasi belirsizliğin bir an önce sonlandırılmasıdır. Ben zannederim, eminim demek isterim eğer biz o belirsizliği sonlandırabilirsek dövizdeki bizim dışımızdaki etkenleri, Amerikan dolarının bütün para birimleri karşısında değer kazanmasına biz bir şey yapamayız ama bizim dışımızdaki etkenleri hariç tutarak kendi etkenlerimizi sönümleyebiliriz diye düşünüyorum."

TERÖR OLAYLARI

Türkiye'de son günlerde artan terör olaylarıyla ilgili sorulan bir soruya da Olpak, "MÜSİAD olarak uzunca süredir ifade ettiğimiz bir kavram var. Biz işadamları derneği olarak, herkes için geçerli de huzur, güven ve istikrarın tarafıyız diye bu konuda tarafız diye söylüyorduk. Huzur dediğimiz şey can güvenliği dahil olmak üzere terörün her şeyini içine alan bir kavramdır. Canın söz konusu olduğu bir yerde ondan sonraki hiçbir konunun önemi kalmıyor" şeklinde cevap verdi.

Terör olayları nedeniyle yüreklerin yandığını ifade eden Olpak, "Terör bizim yüreğimizi yakan, yaş itibariyle maalesef keşke yaşamasaydım 80 öncesi dönemi bilenlerden birisiydim. Bu günlerde hiç temenni etmeyiz ama ülkemizde onu andıran görüntüler yaşatılmaya çalışılıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Terörün tasvip edilemeyeceğini kaydeden Olpak, şöyle konuştu:

"Terörün iyisi kötüsü, senin terörün benim terörüm, haklısı haksızı, dini milleti, partisi ideolojisi olmaz. Terörün bir tane tanımı vardır o terördür. Bir hak arama yöntemi değildir. Kimden gelirse gelsin kime yapılırsa yapılsın bunun karşısındayız, karşısında olmaya da devam edeceğiz. En net ifadem bu. Ateş düştüğü yeri yakar elbette biz de acı duyuyoruz ama o evlerdeki acıyı birebir yaşayabilmek çok kolay değil, tasvip etmediğimiz bir şey olduğunu tekrar etmek isterim."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.