1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. "Ölümle yüzleştik"
"Ölümle yüzleştik"

"Ölümle yüzleştik"

3 milyonluk soygunu yaşayan banka görevlileri ilk kez tanık kürsüsüne çıkarak olayı anlattı:

A+A-

Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası’na ait 3 milyonun Lefkoşa-Güzelyurt anayolunda silahlı kişiler tarafından soyulması olayını bire bir yaşayan banka görevlileri ilk kez tanık kürsüsüne çıktı. Para taşırken silahlı ve maskeli iki kişi tarafından soyulduklarını ve çok korktuklarını belirten Gültekin Serinkan ile Halil Ceylan, ölüm ile burun buruna geldiklerini anlattı. Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde Başkan Ömer Güran, Kıdemli Yargıç Melek Esendağlı ve Yargıç Alev Ulunay’ın baktığı davanın dünkü oturumunda ilk tanık ise Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tijen Sönmez oldu. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tijen Sönmez, sanığın tutuklandıktan sonra ceza-i ehliyetinin olup olmadığına bakılması için hastaneye getirildiğini, yaptığı muayeneler sonucu sanığın doğruyu yanlışı ayıracak zekâda olduğunu, dolayısı ile ceza-i ehliyetinin bulunduğunu söyledi. Doktor tanığın ardından ifade veren soygunda kullanılan lacivert renkli aracı satan Tahir Kürdü, kaportacı olduğunu, aracı iş karşılığında alıp tamir edip satılığa çıkardığını söyledi. Kürdü, aracın üzerine astığı telefon numarasını arayan şahsa aracı 2 bin 750 TL’ye sattığını ifade etti. Kürdü, aracın satın alan şahsın bir kez koltuğa oturup kontak anahtarını çalıştırdığını, aracı ise iki gün sonra gelip aldığını söyledi.

Arabayı hurdalığa sattığımı Müslüm biliyordu 

Soygunda kullanılan lacivert renkli araca karton üzerine yazılarak yapıştırılan sahte DC 991 plakasının ise hurdalıkta olan bir araca ait olduğu ortaya çıktı. DC 911 plakasının üzerine kayıtlı olduğu Hanifi Kahraman ise DC 991 plakalısının kendi ismi üzerine kayıtlı olduğunu ancak kayıtlı aracını soygundan birkaç ay önce hurda olarak sattığını, bunu Müslüm Fırat’ın bildiğini ifade ederek, plakanın üzerine yapıştırıldığı lacivert renkli aracın ise kendisine ait olmadığını söyledi.

Karamustafa olayı anlattı

Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi’nde görevli Kemal Karamustafa ise olay günü Mevlevi Çemberi’nde önünden hızlıca lacivert renkli bir araç geçtiğini, gri renkli kiralık aracın önünü kestiğini, araçtan ellerinden silah olan maskeli iki kişinin çıkarak, kiralık araca doğru ilerlediğini söyledi. Karamustafa, iki şahsın kiralık araçta bulunanlara elleri ile işaret ederek çıkmalarını istediğini, bir maskeli şahsın havaya bir el ateş ettiğini belirterek, daha sonra birinin kiralık araca diğerinin ise lacivert araca binerek uzaklaştığını dile getirdi. Kiralık araçta olan iki kişinin ise yardım istediğini ancak onlara polisi aramalarını söylediklerini anlattı.

Bankanın aracı 3 aydır bozuktu

Kooperatif Bankası çalışanları ve olay günü soyulan iki görevli Gültekin Serinkan ile Halil Ceylan da olay günü paraları Merkez Bankası’ndan aldıklarını, yola koyulduklarını ifade etti. Serinkan ile Ceylan Mevlevi çemberine geldiklerinde lacivert bir aracın önlerini kestiğini, araçtan ellerinde silah, yüzlerinde maske ve üstlerinde askeri kıyafet bulunan iki kişinin çıkarak kendilerine yaklaştığını anlattı. Gültekin Serinkan, birisinin yanına gelerek araçtan inmesini söylediğini, indiğini ifade ederek şunları söyledi: “İki maskeli aracımızın önüne geldi. Biri aracın önünde, diğeri ise bulunduğum şoför koltuğu kısmına geldi. Bana, ‘İn ulan aşağı’ dedi. Silahı üzerime doğrultarak beni refüj dışına çıkarttırdı. Diğer kişi ise o esnada bir el havaya ateş edip, silahı Halil Ceylan’a doğru doğrulttu. Çok korktum ve onların Halil’i sonra beni vuracağını düşündüm. Ölüm ile burun buruna geldim.” Gültekin Seriankan, banka aracı bozulduğu için 3 aydır kiralık araçla para taşıdıklarını ve her para taşıdıklarını da aynı güzergâhı kullandıklarını dile getirdi.

“Silahı oyuncak sandım…”

Halil Ceylan ise maskeli ve silahlı diğer şahsın ise kendisini indirmeye çalıştığını, silahın oyuncak olduğunu düşündüğü için inmediğini ve o esnada maskeli şahsın havaya bir el ateş ederek, tekrar inmesini istediğini ve silahı yüzüne doğrulttuğunu anlattı. Rıfat Fırat’ın Aydınköy’de yaşadığını ve evinin 200 metre ilerisinde oturduğunu, Mustafa ve Bilay Çetereisi kardeşleri de tanıdığını ve onlarında Güneşköy’de yaşadığını ifade eden Halil Ceylan, Rıfat Fırat’ın bankada para taşıma işlerini yaptığına dair bilgisi olduğunu belirtti. 

“Soyguncuların boyu Mustafa ve Rıfat’la aynı idi”

Ceylan, maskeli ve silahlı soyguncuların boylarının ve fizik yapılarının Rıfat Fırat ile Mustafa Çetereisi ile aynı olduğunu söyledi. Güzelyurt Adli Şube Amiri Başmüfettiş Salih Ceylan ise Müslüm Fırat’ın kendisini telefonla arayarak şubeye gelmek istediğini, geldiğini, orada Türkiye’de bulunan Rıfat Fırat’ı telefonla aradığını ifade ederek, “Tam o esnada telefonu aldım Rıfat Fırat ile konuştum. Bana soygunu Mustafa Çetereisi’nin planladığını, soygunu beraber işlediklerini, silahların ise Mustafa Çetereisi’nde olduğunu söyledi” şeklinde açıklama yaptı. Tanıkların dinlenmesinin ardından dava 1 Nisan tarihine ertelendi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.