1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Ölümlü kazalarda AB rekoru
Ölümlü kazalarda AB rekoru

Ölümlü kazalarda AB rekoru

Son 10 yılda araç sayısı yüzde 60 oranında artış göstererek 200 bini aştı.

A+A-

Çiğdem AYDIN 

Kuzey Kıbrıs’ta, trafikte seyreden araç sayısının son 10 yılda yüzde 60 oranında artış göstererek 200 binin üzerine çıktığı bildirildi. Yolların ve trafikte görev yapan polis sayısının yetersiz olmasına karşın araç sayısındaki artışa pararalel olarak, ölümlü trafik kazalarında da ürkütücü artışlar yaşanıyor.

Kuzey Kıbrıs’taki ölümlü trafik kazalarının, AB ülkelerinin kat kat üzerinde olduğunu belirten Trafik Müdürü Ahmet Beşerler, “Örneğin İngiltere’de her 100 bin kişide 4 kişi hayatını kaybediyor. Bizde ise 2006’da 70 kişi, 2013’te 49 kişi hayatını kaybetti” dedi.

Avrupa kentlerinde her 500 kişiye bir trafik polisi düşerken, Kuzey Kıbrıs’ta bin kişiye bir polisin düştüğünü belirten Beşerler, aşırı sürat ve dikkatsizliğin yanı sıra, araç kullanırken cep telefonu ile konuşma suçlarının arttığına dikkat çekti.

Polis Genel Müdürlüğü, Trafik Müdürü Ahmet Beşerler, Diyalog’un sorularını şöyle yanıtladı:

Sürücüleri ne kadar eğitebiliyoruz?

Soru: Ülkemizde araç sayısının artmasına paralel olarak trafikteki polis sayısı nedir? Bunu Avrupa ülkeleri ile kıyaslayabilir miyiz?..

Yanıt: Polis örgütünün üstlendiği görev ve misyon çok önemlidir. Ülkemizin iç güvenliği ve trafik düzeni ile ilgili büyük bir görev yürütmektedir. Yasalar bu görevi polis örgütüne vermiştir. Ülkemizde en çok insan kaybını yaşadığımız yer yollardır. Bunun yanı sıra en çok milli servet de trafikte yok olup gidiyor. Bu sorunları bu sıkıntıları en alt seviyelere indirmemiz gerekiyor. Bunun için de çok ciddi projeler yapmamız gerekiyor. Ülkemizde bizim yaptığımız araştırmalarda son 10 yılda araç sayısı yüzde 60 artış göstermiştir. Yaklaşık şu anda ülkemizde trafikte yaklaşık 200 bin araç bulunmaktadır. Araçlar ve sürücüler artarken alt yapı ne kadar düzgün? Yollarımız sürücü ve araç sayısına veya profiline uygun mu? Bunları da sorgulamakta yarar var. 
Araçlardaki teknoloji giderek gelişiyor, süratleri artırılıyor. Tüm bu gelişmeler olurken sürücülerimizi ne kadar eğitiyoruz bunları hep sorgulamamız gerekiyor. 

KKTC genelinde 220 trafik polisi var…

Trafikteki personel durumumuza bakacak olursak Avrupa Birliği ortalamalarına göre ki Berlin’den size bir örnek vermek istiyorum. Berlin’de yaklaşık her 500 kişiye 1 trafik polisi düşmektedir. Bizim başkentimize Lefkoşa’da her 1000 kişiye 1 trafik polisi düşüyor. KKTC genelinde 220 tane trafik polisi var. 14 Polis karakolumuzdaki polisler de zaman zaman destek oluyor ama neticede onların işi trafik değil asayiştir. Polis örgütünün ciddi şekilde güçlendirilmesi gerekiyor. Trafikte teknik elektronik takip sistemleri olması gerekiyor. 

Mobese sistemi mutlaka olmalı

Soru: Trafikte en çok hangi kuralı ihlal ediyoruz? 

Yanıt: Trafikte en çok kırmızı ışık ihlalleri ile karşı karşıya kalıyoruz. Anayollarda ve şehir içinde ciddi şekilde sürat ihlalleri görüyoruz. Mobesse sistemi mutlaka olmalıdır. 

Soru: Avrupa Birliği’nden örnek vermek gerekirse bizim ülkemize kıyasla trafik kazaları ne orandadır?
 
Yanıt: Bizim ülkemizde trafik kazaları, Avrupa Birliği’nden yüzde 50 daha fazladır. Bu nedenle en önemli olan şey trafiğe çıkacak sürücülerin eğitilmesidir. Yine Avrupa Birliği ülkelerinden örnek vermek gerekirse ölümlü kazalarda da biz oldukça öndeyiz. Avrupa Birliği’nde ölümlü kazalarda her 100 bin kişide 6 kişi ölmektedir. Bazı ülkelerde ise bu ölümlü kaza sayısı 3’e kadar düşüyor. Örneğin İngiltere’de her 100 bin kişide 4 kişi hayatını kaybediyor trafikte. Bizde ise son 10 yılın verilerine bakacak olursak 2005 – 2006 yıllarında ülkemizdeki özellikle ölümlü kazalarda 1 yılda 60 kaza 70’in üzerinde ölü vardır. 2006 yılından sonra sabit radarların yollara konulmasıyla birlikte az da olsa ölümlü kazalarda bir azalma meydana gelmiştir. Yıllık kaza miktarı rakamsal olarak 55-60 civarında iken bu kez 30-40 lara düştü ve ölüm oranı da 40 kişilerde kaldı. 2012 yılına geldiğimiz zaman yılda 40 kişi hayatını kaybederken bu rakam 22 kişilere düştü. 2013 yılında yeniden inanılmaz bir yükseliş oldu ve tekrar 49’a çıktı. 2014 yılında 49’dan 23’e düştü. Bu yıla baktığımızda senenin ilk yarısında 9 ölümlü kazada 10 insanımızı kaybettik. 

Yollarımız sürati kaldırmıyor…

Soru: Peki biz neden ölüyoruz? 

Yanıt: Biz ölüyoruz, çünkü yollarımızın kaldıramayacağı kadar sürat yapıyoruz. Bizim yollarımız alt yapımız yapılan sürat için yeterli değildir. Bizim ülkemizde sürat en öne çıkan ölüm nedenidir trafikte. İddia ediyorum, sürat limitlerine uyulursa bu tür ölümlü kazlar en aza indirgenir. Sürat artıkça sürücünün sürüş güvenliği azalmaktadır. 35 kilometre süratle giden bir araçta sürücünün görüş açısı 104 derecedir. Ancak siz bu 35 kilometreyi 65 kilometreye çıkardığınız anda görüş açınız 70 dereceye düşüyor, eğer siz 130 kilometre hıza ulaşırsanız o zaman görüş mesafeniz daha da daralır ve 40 derece açıyla görürsünüz. Bir tünelde araç kullanmak gibi olur. Yol kenarlarında olan herhangi canlıyı görmeniz imkansızdır ve en küçük olumsuzlukta da kaza yaparsınız. Bizim ülkemizde 130 kilometre araç kullanan çok sayıda sürücü bulunmaktadır.” 

Soru: Özellikle akşam saatlerinde ana yollarda bir köşeye çekilmiş ikaz ışıklarını çalıştıran  polis aracı göremiyoruz. Oysa  güney dahil batılı ülkelerde bu uygulama var. Burada pek sık yapılmıyor. Neden?

Yanıt: Yeteri kadar personel sayısına ulaştığımız zaman ana yol devriye polis sayımızı da artıracağız. Şu anda vardır ama daha güçlü bir seviyeye getirmeye çalışacağız. Ana yol devriyeleri için 8 araç aldık. Ama bazı ekipmanlar olması gerekiyordu bu araçlarda fakat bugün oldu hala bu ekipmanlar tamamlanmış değildir. Örneğin elektronik radar ve görüntü sistemleri olacaktı bu araçlarda. Fakat mali açıdan ne yazık ki tamamlanamadı. Ulaştırma Bakanlığı yakın bir zamanda bir tanesine takılması için çalışma yapıyor yılsonuna kadar olacağını umuyorum. 

Arabaların camındaki yazılar yasal değil…

Soru: Bazı araçların arka camlarında veya kaportalarında ilginç yazılar var. Bu yasal mıdır? Değilse bu araçlar neden trafikten men edilmiyorlar?
 
Yanıt: Bu kesinlikle yasal değildir. Bu tür yazıları araçlara yazmamamız gerekmektedir. Üstelik araç muayenede de yasaktır ve hemen sökülmesi gerekir. Trafikte gördüğümüz tüm araçlara ceza uyguluyoruz. Özellikle egzozlar kural dışı olmamalı, kamunun genelini rahatsız edecek şekilde egzoz yapımı kullanıyorlar bu tür araçlar ise el koyuyoruz. Bu konuda hiç affımız yok. Bu tür modifiyeli egzozu olan gençleri uyarıyorum araçlarınıza el  konulmasını istemiyorsanız bu egzozları  sökün ve yasal hale getirin. 

Rekora koşuyoruz.. 

Soru: En çok kaza nedenleri nedir polis kayıtlarına göre? 

Yanıt: Dikkatsiz sürüş, kavşaklarda durmamak, süratli araç kullanmak ve kırmızı ışık ihlalleri, cep telefonlarıyla konuşmak... Özellikle cep telefonları en kötü ve en tehlikeli sorundur. Görünmeyen Azrail’dir cep telefonu trafikte. Emniyet kemeri konusunda halkımız bilinçlenmeye başladı ve geçmiş yıllara oranla yavaş yavaş yukarılara çıkıyor. Geçmişte yüzde 40’lardaydı şimdi yüzde 60 halkımız emniyet kemeri kullanmaya başladı. Ancak cep telefonu kullanımında inanılmaz artış var. Yılda yüzde 10 artış göstermektedir. 2013 yılında 7 bin, 2014 yılında 7 bin 988, bu yıl ise senin ilk yarısı olmasına rağmen 4 bini geçmiş durumdadır. Cep telefonuyla konuşulduğu zaman 167 TL para cezası vardır. 10 da ceza puanı ama cezaları artırmak çözüm değil sürücülerin eğitilmesi gerekiyor. Cep telefonuyla konuşan sürücülerin algılarında yüzde 25 oranında azalma oluyor telefonu kapatsa da yaklaşık 15 dakika boyunca sürücü algıda sorun yaşıyor. 

Ehliyet Verme sistemi değişmeli 

Soru: Ehliyetsiz veya sigortasız araç kullanırken rapor edilen bir sürücüye ne tür cezalar veriliyor?

Yanıt: Ehliyetsiz araç kullanma asgari ücretin tamamıdır yani bin 670 TL. Sigortasız 300 TL. 100 puanın üzerinde de puan cezası var. Ehliyet almaya gittiği zaman da ehliyeti 1 yıl ertelenmiş oluyor.

Ülkemizde ehliyet sistemi değişmesi gerekiyor. Almanya da bir kişinin sürücü olup yollara çıkabilmesi için 2 aşamalı bir eğitimden geçer. Teorik olarak 90 dakikada 14 gün derse gidersiniz, pratik olarak 45 dakika eğitim alırsınız. Her ders saati de 1 buçuk saat ile 45 dakikadır. Geçerseniz yollara çıkarsınız. Bu derslerden sonra yazılı ve pratikte sınava girersiniz geçerseniz sürücü olursunuz. Bizim ülkemizde ise 14 saat bir sınava girersiniz sözlü bir sınav ve bir uygulama sınavdan sonra geçerseniz sokakta sürücüsünüz. 

Ehliyet aldıktan sonra meydana gelen kazalara sürelerine göre baktığımız zaman önümüze çıkan tablo ise şöyle: 1 yıldan 5 yıla kadar yani ilk ehliyet alındığı gün, en genç sürücüler trafik kazalarının yüzde 44.9’unu yapıyorlar. 10 ile 15 yıl arası ehliyeti olanlar ise kazaların  yüzde 10’unu yapıyor. 25 yıllık ehliyet sahibi olanlar ise kazaların yüzde 3’ünü yapıyor. Bu da bize ehliyet verme sisteminin değişmesi gerektiğini gösteriyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.