1. YAZARLAR

  2. Ejder Aslanbaba

  3. Önce kınadık sonra esefle kınadık
Ejder Aslanbaba

Ejder Aslanbaba

Milletvekili
Yazarın Tüm Yazıları >

Önce kınadık sonra esefle kınadık

A+A-

Bireylerin bir araya gelmesi için ortak özelliklere sahip olmaları gerekmektedir. Ancak ortak özellikler etrafında toplanarak bireyler bir arada kalabilir. Bu bağlamda din, dil ve kültür bir toplumun vazgeçilmez yapı taşlarındandır. Bu üç ana öğe bir topluluğun topluma dönüşmesini sağlar. Dil, din ve kültür yeni nesillere aktarılarak o toplumun varlığını geleceğe taşır.  Bu öğelerden herhangi birinin zarar görmesi bir diğerini elbette etkileyecektir. Günümüzde bir toplumu yok etmek için savaşmaya gerek yok. Toplumu toplum yapan bu özellikleri aşındırarak, o toplumu yok edebilirsiniz. Modern dünyaya ayak uydurma kaygısıyla günlük konuşmalarımızı ihlal eden yabancı kelimelerin anadilimize verdiği zarara değinmiştik zaten.

Bugün konumuz toplumsal birliktelikleri oluşturan öğelerden biri olan “din”.  Dinimizi yansıtan ve topluluk halinde uygulamamıza imkan veren yerler ise camiler. Geçmişten bugüne kültürel mirasımız olmuş ve olacak camiler. İnce işçilikleri ile göz alıcı camilerimiz. İbadete mekânlarımız, savaşta dahi sığınıldığında hangi ırktan ya da dinden olursanız olun zarar görmeyeceğiniz mekânlardan bahsediyorum. Güney Kıbrıs Rum Kesiminde geçenlerde yaşanan kundaklama olayı oldukça üzücüydü. Yapılan açıklamalar ise endişe verici. Çünkü bu tarz saldırıların hep olduğunun altını çizdi din görevlimiz. Köprülü Hacı İbrahim Ağa Camii, Osmanlı’dan kalma bir miras ve halen kullanıma açık bir ibadethane. Şuan kundaklamadan dolayı ciddi bir biçimde hasar görmüş. Peki, tekrar ettiği din görevlimiz tarafından ifade edilen bu olaylar için herhangi bir girişimde bulunuldu mu? Büyük bir soru işareti.  Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu 2. Hrisostomos  Karpazda bulunan Apostolos Andreas Manastırı’nın kendi ustaları tarafından restorasyonunun yapılması için bakın neler yaptı. Önce barikatları kapamakla tehdit etti sonra AB ülkelerinin Kıbrıs’ta bulunan büyükelçileri ile bir yemek yiyerek bizi şikâyet etti. Hızını alamadı Avrupa’ya çağrıda bulundu. Biz kundaklama olayından sonra ne yaptık? Önce kınadık sonra esefle kınadık üstelik bu tarz olaylar tekrar eden olaylar olmasına rağmen. Bu tavrımız değişmeli. Hakkımızı aramayı öğrenmeliyiz. Kutsal mekânlara saldırı hiçbir toplum, cemaat ve ırk tarafından kabul görmeyecek bir eylemdir.

Kutlu Doğum Haftasında bu saldırının gerçekleşmesi ise bambaşka bir tartışma konusu. Çünkü aynı tarihlerde Güney Kıbrıs Rum Kesiminde Paskalya kutlamaları yapılmaktaydı.  KKTC’ye yabancı yatırımların ilgisi ve müzakerelerin geldiği son durumu da göz önünde bulundurmak gerek. Hırçın ve saldırgan tavrıyla Rum tarafı uzlaşmacı olmadığını kendi kendine kanıtlamıştır. Bu süreçte halkımız, KKTC devleti öncülüğünde ve anavatan Türkiye’nin destekleri ile uluslararası kamuoyuna sesini duyurmak için çaba sarf etmelidir. Kasıtlı tahriklere kapılmadan,  sonuca doğru kararlı adımlarla yürümeliyiz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.