Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Önder…

A+A-

Demek Fazıl Önder ile diğer Kıbrıslı Türk devrimcilerinin anılmasına katılmak isteyen Rumları Kıbrıs’ın kuzeyindeki polis kovaladı.

Katılamazsınız, dediler.

Onlar da katılamadan döndüler.

İki ELAM’cı meclise girdi.

“Vay faşistler.”

Üç beş faşist arabayı tekmeledi…

“Vay faşistler.”

Birkaç söz atmakla güneyde gezen Kıbrıslıtürkler korkutuldu.

“Vay faşistler.”

Şahısların yaptığı faşizan hareketleri genelleme yapanlara sormalı…

Kuzeyde devletin yaptığı faşizan eylemlere ne dersiniz?

Çünkü polis devlet…

Asker devlet…

Meclis devlet.

Oradaki tek polis kendi kendine karar vermiş olamaz…

Değil mi?

Gelelim karga meselesine…

Eskiden narenciye bahçesi şimdiki seralar arasından geçtim sabahın erken saatinde.

Oraları eskiden ne güzeldi…

İçlerinde kuyuları, tek evleri, gürül gürül akan arkları ile ne şirindiler.

Kış zamanı narenciye meyveleri toplanır…

Bahar zamanı budanır…

Yaz aylarında sulanır.

Yaban yaşam oradaydı.

Evcil yaşam da öyle...

Bir dünyaydı başlı başına.

Ve herkes oradan geçinirdi.

Ne zaman ki lahmacun geldi.

Ne zaman ki evlerde borulu odun sobaları peydah oldu.

Gitti güzelim bahçeler.

Geldi lanet seralar.

Sabah geçtim eskiden narenciye bahçesi o güzelim sera kondurulmuş yerlerden.

Havada tek karga vardı.

Ben onu göremedim o bana baktı.

“Gak” dedi.

Önce anlamadım.

“Bana ne” dedim.

Biraz sonra bir “gak” daha dedi.

Döndüm baktım.

Başımın üstünde tur atıyordu.

Baktığımı görünce tekrar “gak” dedi.

Şaşırdım, merak da ettim.

 “Var bir iş” dedim.

Düşünürken bir” gak” sesi daha geldi.

Uzaklardan başka bir karga uçarak onun yanına geldi.

O da eşlik etti gak sesine.

O da “gak” çekti.

Mesaj banaydı.

Ya yavruları vardı bölgede ya da bir tehlike.

Yürümeye devam ettim.

Gaklar arttı.

Ve bir sera bahçesi yanına geldiğimde kesif tarım ilacı kokusu yayıldı içeriden içime doğru.

Boğuldum.

Kaçtım oradan zehirlenmemek için uzaklaştım.

Ben uzaklaştım karga sustu.

Hiç akıl kalmamış insanlarda, dedim.

Havaya süzülen kokuları masalarımıza bir de para vererek getiriyoruz.

Zehirleniyoruz.

Kanser oluyoruz.

Birileri o kargadan önce bunlara “gak” demeli.

Fazıl Önder…

Bu ülkede bir öndere ihtiyaç olmamalı ki…

İçinde “Önder” adını taşıyanlara bile tahammülleri yoktur.

Kıydılar o yüzden…

Demek onlara kılavuz olacak bir karga lazım…

“Önder” değil…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.