1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Onların bayramı bile yok!
Onların bayramı bile yok!

Onların bayramı bile yok!

Surlariçi bölgesi, ülke siyasilerinin sadece seçim dönemlerinde uğradığı, yaşamda kalmak için nefes almaya çalışan insanların yaşadığı terkedilmiş görüntüsüyle unutulmuş bir ülke toprağı.

A+A-

Eniz Orakcıoğlu - Özlem Çimendal

Başkent Lefkoşa’nın görünmeyen veya görünmek istenmeyen bölgesi Surlariçi. Surlariçi’nde yaşayan vatandaşların  öyle hikayeler var ki insanın yüreğini dağlayıp gözlerini yaşartır cinsten . Bu bölgede yaşayan insanların en büyük sorunu ekonomik. Bugün bayram olmasına karşın çocuklarına bırakın bayramlık almayı onların eğitimi için gerekli malzemeleri bile almalarına bile maddi  olanak yok . Hal böyle olunca da Asgari ücretle bir aileye yetmeye çalışan bu insanların ne bir heyecanları var bayramdan yana ne de bir beklentileri. Yeni Bakış muhabirleri Surlariçi bölgesini ziyaret ederek vatandaşın sorunlarını dinledi.  

Bölge sakinleri ne dedi?

Emine Çolak: “Geçim sıkıntısı yaşıyoruz”

Emine Çolak, 30 yaşında ve geçim sıkıntısı ve sağlık problemleri yüzünden “Ne bayram heyecanı, ne de bayramı yaşayamıyor” diyor. 2 çocuğundan başka bir düşüncesi olmayan Çolak, “Benim için en önemli şey çocuklarımın eğitimi, fakat bütçemizi zorlayan okul kayıt harçları, kırtasiye malzemeleri ve kıyafet masrafları altında ezilmekteyiz, kaldı ki para olmadığı için henüz bunların hiçbirini gerçekleştiremedik. Evde sadece eşim çalışıyor onun da aldığı paranın yarısından fazlası ev kirası, elektrik ve su faturasına gidiyor” şeklinde konuştu.

“Sağlık masraflarına maşımız yetmiyor”

Kısa zaman önce beyninde tümör ve kalp zarında iltihap olduğunu öğrenen Çolak, 25 gün hastanede tedavi altında kaldıktan sonra bayram dolayısı ile tedavisini yarım bırakarak  taburcu olmuş, bayramdan sonra tekrar hastaneye yatarak tedavisine devam edecek olan Çolak, sağlık masraflarının altından da kalkamıyor. Çolak, eşinin maşını sadece sağlık masraflarına yettiğini vurgulayarak, “Her şeyden kısıtladık, elektrik su ve kirayı dahi ödeyemedik. Hastane de bazı tahlillerim yapılmadığı için özelden yaptırmak zorunda kaldım, bunun yanında tomografi aciliyetim vardı ve hastanede bana tomografi çekmek için 4-5 ay sonraya tarih verdikleri için onu da özelden yaptırmak zorunda kaldım. 4-5 ay önce  kaldığım eski evim yandı, içindeki eşyalarımın birçoğu zarar gördü, birçoğu da kullanılmaz hale geldi. Yeni eve taşındık  500 TL kira parası veriyoruz, geçinemiyoruz” dedi.

Döne Kara; “Geçinemiyoruz”

 Surlariçi’nin ara sokaklarındaki zor hayatlardan birini yaşayan diğer bir aile de Kara ailesi, Evin annesi 30 yaşındaki Döne Kara isyan ediyor, geçinemiyoruz diyor ve bunlar söylerken dalıp gidiyor. 2 çocuğu olan Kara, “Kayınbabam ve kaynanam da bizimle kalıyor bir evin içinde tek bir asgari ücretle 6 kişi geçinmeye çalışıyoruz. Birçok yerden kısmaya çalışıyoruz ama yetmiyor. Kayın babam rahatsız onun sağlık masrafları ve bunların yanında çocukların henüz karşılayamadığımız eğitim ihtiyaçları var” dedi.

“Bize bayram yok”

Bayram geldi diyoruz Döne Hanıma gözleri doluyor, “Bayram da ne ki” diyor, “bize bayram yok” diye de ekliyor sözlerine. Eşinin asgari ücrete rafçılık yaptığını anlatan Kara, “Geçinemiyoruz. 750 TL sadece ev kirasına veriyoruz. Elektrik ve su ile maaşın çoğu elimizden uçup gidiyor” diye konuştu. Okulların sadece ailelerden kayıt için 150 TL istediğinden de yakınan Kara, “Bu devlet artık bu mahalleleri ve buralarda yaşayan insanları da görsün” diyor.

Fatma Kürekçi: “Geçinmek imkansız”

40 yaşındaki Fatma Kürekçi de, geçim sıkıntısı yaşayan ailelerden biri. Kürekçi,  3 çocuk ve  eşi ile hayata tutunmaya çalışıyor. 12 yaşındaki en büyük çocuğu engelli,  özel eğitimde okuyor, devlet tarafından ona bağlanan maaş sadece çocuğun masraflarını bile karşılamaya yetmiyor. 5 kişilik ailede  sadece baba çalışıyor ve aldığı maaşla aile zar zor geçiniyor. Yine sağlık masrafları, çocukların eğitim masrafları ve ev masrafları derken geçinmek Kürekçi ailesi için imkânsız oluyor. Fatma Hanım, nasıl ev masraflarında kesip geçinmeye çalıştıklarını anlatıyor, “Kayınpederim sağ olsun biraz bize o destek çıkıyor ve idare etmeye çalışıyoruz” diyor.

Hüzünlü bayram

Fatma Hanım da bayrama sevinemeyenlerden ve bayram heyecanı yaşayamayanlardan, bu aileler çocuklarına bayramlık bile alamazken, bayrama hüzün ve yaş dolu gözlerle giriyor.

Minik Hüseyin bayramlık değil, sağlığını istiyor

Kas erimesiyle tanıştığında henüz 2 yaşındaydı minik Hüseyin… Şimdi 7 yaşında ve  hastalığı gün geçtikçe daha da sarmalına alıyor onu. Hüseyin 3 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu. Anne Sultane Değer ise maddi imkânsızlıklar nedeniyle tedavisinde zorlandıkları minik Hüseyin için ellerinden bir şey gelmemesine isyan ediyor.

Sultane Değer: “Maddi imkansızlık nedeniyle tedavisi yarım kaldı”

Minik Hüseyin bu yıl ilkokul 2. sınıfa başlayacak, ancak henüz ne okula kaydı yapıldı ne de okul araç-gereçleri alındı. Maddi imkansızlıklar nedeniyle Türkiye’de gördüğü tedavisine devam edemediklerini anlatan anne Sultane Değer, “Maddi gücümüz artık yetmiyor, Türkiye’ye tedaviye götürmeye. Burada devam etmeye çalışıyoruz tedavisine, ama yeteri kadar destekli yardım alamıyoruz. Hüseyin’in her gün yüzmeye gitmesi gerekiyor kas erimesi nedeniyle ama ona da gönderemiyoruz maddi imkansızlıklar nedeniyle” dedi.

“Arkadaşlarımla sokaklarda koşup, oynamak istiyorum”

 Hüseyin’in bu bayram giyecek bayramlığı da yok. Çünkü onun bayramı hastalığının tedavisi sağlıklı bir şekilde sürüp daha iyiye gittiği gün olacak. “Bayramlık ister misin?” diye sorduğumuzda Hüseyin’in verdiği cevap herkesi derinden sarsan bir çocuğun tertemiz kalbiyle dudağından dökülen çok masumca bir istek oluyor: “İsterim ama en çok istediğim şey arkadaşlarımla sokaklarda koşup, oynamak.”  

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.